Dış basında yayımlanan analizde, Türkiye’nin özellikle 2018 sonrası dönemde son derece karmaşık ve çok aktörlü bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Güney sınırlarının fiilen baskı altına alındığını vurgulayan Germanos, bir tarafta Rusya–İran–Esad ekseninin İdlib ve Suriye çölü üzerinden ilerlediğini, diğer tarafta ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın destek verdiği YPG yapılanmasının Türkiye için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Analizde dikkat çeken noktalardan biri de, benzer jeopolitik baskılarla yüzleşen birçok ülkenin ya sahadan çekilmek zorunda kaldığı ya da bölgede ciddi nüfuz kaybı yaşadığı tespiti oldu. Germanos’a göre Türkiye ise bu tabloya teslim olmak yerine, kontrollü ve uzun vadeli bir stratejiyle bölgedeki etkinliğini artırmayı başardı.
Lübnanlı yazar, Ankara’nın en önemli farkının diplomasi, istihbarat ve askeri komuta zinciri arasında kurduğu güçlü koordinasyon olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin, küresel güçlerle doğrudan bir çatışmaya girmeden, karşı karşıya olduğu iki ana tehdidi adım adım etkisiz hale getirdiğini savundu.
Bu çerçevede Rusya ve İran’la ölçülü diplomasi ve sınırlı güç kullanımı yoluyla denge kurulduğu, ABD’nin desteklediği YPG/SDG yapılanmasının ise süreklilik gösteren askeri operasyonlarla zayıflatıldığı değerlendirmesine yer verildi.

Germanos ayrıca, Türkiye’nin Levant’ta klasik anlamda bir işgal veya ilhak politikası izlemediğini, bunun yerine kendi güvenlik doktriniyle uyumlu yerel aktörler üzerinden kontrollü bir yapı inşa ettiğini belirtti. Bu yaklaşım sayesinde Suriye’nin, Türkiye açısından doğrudan bir tehdit alanı olmaktan çıkarak bir tampon bölge ve stratejik etki sahasına dönüştüğünü ifade etti.
Analizin sonunda, Rusya, İran ve ABD gibi üç büyük küresel aktörün bölgesel planlarıyla aynı anda mücadele edilerek elde edilen bu sonucun, Türkiye’yi farklı bir konuma taşıdığı vurgulandı. Peter Germanos’a göre Türkiye artık Levant’ta sıradan bir bölgesel aktör değil; doğrudan emperyal bir yönetim kurmadan, yakın çevresinin siyasi ve güvenlik mimarisini şekillendirebilen nadir modern devletlerden biri haline gelmiş durumda.

HABER MERKEZİ
