Sarı, siyah, kahverengi veya kızıl… Saç renkleri, saç köklerinde üretilen melanin pigmentlerinin türü ve miktarına göre şekilleniyor. Bu süreçte yüzlerce genin etkili olduğu bilinirken yeni bir çalışma, kızıl saç pigmentinin daha önce bilinmeyen fizyolojik bir işlevi olabileceğini gösterdi.

Araştırmacılar, doğal turuncu-kızıl rengin oluşmasını sağlayan feomelanin pigmentinin, hücrelerdeki sistein seviyelerinin kontrol altında tutulmasına yardımcı olabileceğini belirledi.

KIZIL SAÇ PİGMENTİ HÜCRELERİ NASIL KORUYOR?

Sistein, vücudun protein üretiminde kullandığı kükürt içeren bir amino asit olarak biliniyor. Saç ve tırnak yapısında önemli rol oynayan sistein, aynı zamanda güçlü bir antioksidan olan glutatyonun üretimine katkı sağlıyor.

Ancak hücrelerde gereğinden fazla sistein birikmesi zararlı sonuçlar doğurabiliyor. Sistein seviyesinin toksik sınıra ulaşması, hücre yapısında hasara ve bazı hücre ölümü mekanizmalarının devreye girmesine neden olabiliyor.

Doğal kızıl ve turuncu renklerin oluşmasını sağlayan feomelanin pigmenti ise sentezlenirken sistein kullanıyor. Araştırmacılara göre pigment üretimi sırasında fazla sisteinin tüketilmesi, bu amino asidin hücrelerde tehlikeli düzeylere ulaşmasını engelleyebiliyor.

FAZLA SİSTEİN PİGMENT ÜRETİMİNDE KULLANILIYOR

Çalışmanın bulguları, feomelanin üretiminin yalnızca renk oluşumundan ibaret olmadığını ortaya koydu. Pigmentin sentezlenmesi sırasında hücrelerde bulunan fazla sisteinin kullanıldığı ve böylece toksisite riskinin azaltılabildiği gözlemlendi.

Araştırmacılar, bu mekanizmanın hücrelerin kimyasal dengesini korumasına yardımcı olabileceğini değerlendiriyor. Böylece kızıl pigment üretimi, belirli koşullarda vücudun fazla sisteini uzaklaştırdığı doğal bir süreç olarak işlev görebiliyor.

Bilim insanları, elde edilen sonuçların feomelaninin fizyolojik rolüne ilişkin ilk deneysel bulgulardan biri olduğunu ifade etti.

ARAŞTIRMA ZEBRA İSPİNOZLARI ÜZERİNDE YAPILDI

Araştırmada turuncu gagalarında feomelanin pigmenti bulunan 65 yetişkin zebra ispinozu incelendi. Kuşlar tedavi ve kontrol gruplarına ayrılarak farklı uygulamalara tabi tutuldu.

Tedavi grubundaki erkek kuşların bir bölümüne beslenme yoluyla sistein verildi. Aynı zamanda bazı kuşlara feomelanin üretimini engelleyen ML349 adlı madde uygulandı.

Hem sistein verilen hem de pigment sentezi engellenen erkek kuşlarda, yalnızca sistein verilen kuşlara kıyasla daha belirgin hücre hasarı tespit edildi.

Bu sonuç, feomelanin üretiminin hücrelerde biriken fazla sisteinin kullanılmasına yardımcı olduğu ve olası zararı sınırlandırdığı görüşünü destekledi.

Sadece sistein verilen dişi kuşlarda da kontrol grubuna göre daha fazla hücresel hasar gözlemlendi.

DOĞAL KIZIL SAÇLILAR İÇİN GEÇERLİ

Araştırmada ortaya konulan olası fayda, genetik olarak feomelanin üreten ve doğal kızıl saç rengine sahip canlılardaki biyolojik süreçle ilişkili bulunuyor.

Bu nedenle saçın sonradan boya ile kızıl veya turuncu renge dönüştürülmesi aynı biyolojik etkiyi oluşturmuyor. Boya yalnızca saç telinin dış görünüşünü değiştirirken hücrelerdeki pigment üretim mekanizmasını etkilemiyor.

KIZIL SAÇ PİGMENTİ UZUN SÜREDİR ARAŞTIRILIYOR

Feomelanin pigmenti, bilim dünyasında uzun yıllardır incelenen konular arasında bulunuyor. Daha önceki araştırmalarda kızıl saç ve açık ten özellikleri, güneş ışınlarına karşı hassasiyet ve bazı cilt hastalıklarıyla ilişkilendirilmişti.

Özellikle feomelaninin ultraviyole ışınlara maruz kalınmasa bile belirli oksidatif süreçlerle bağlantılı olabileceği ileri sürülüyordu. Yeni çalışma ise bu pigmentin yalnızca olumsuz etkilerle değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

Araştırmacılar, feomelanin üretiminin fazla sisteini tüketerek hücre sağlığına katkıda bulunabileceğini ortaya koydu. Böylece uzun süredir evrimsel açıdan tartışılan kızıl pigmentin belirli bir biyolojik avantaj sağlayabileceği ihtimali gündeme geldi.

SONUÇLAR İNSANLAR İÇİN KESİN KANIT SAYILMIYOR

Çalışmanın zebra ispinozları üzerinde gerçekleştirilmiş olması nedeniyle sonuçların doğrudan insanlar için kesin bir sağlık avantajı olarak yorumlanmaması gerekiyor.

Araştırma, feomelaninin sistein dengesindeki rolüne ilişkin önemli ipuçları sunsa da aynı mekanizmanın insan hücrelerinde ne ölçüde etkili olduğunun belirlenmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.

Bilim insanları, gelecekte gerçekleştirilecek araştırmalarla kızıl saç pigmentinin insan sağlığı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin daha ayrıntılı şekilde anlaşılabileceğini düşünüyor.

Deprem Sonrası Gıda Ve Su Nasıl Tüketilmeli?
Deprem Sonrası Gıda Ve Su Nasıl Tüketilmeli?
İçeriği Görüntüle

Yeni bulgular, doğal kızıl saç renginin yalnızca dikkat çekici bir genetik özellik olmadığını, hücresel düzeyde farklı işlevlere de sahip olabileceğini gösteriyor.

HABER MERKEZİ

Kaynak: HABER MERKEZI