Bir toplumun medeniyet seviyesi, yalnızca inşa ettiği binalarla, açtığı yollarla ya da ekonomik gücüyle ölçülmez. Asıl ölçü, insanların ortak yaşam alanlarına gösterdiği saygıdır.
Elazığ’da bir apartmanda yaşanan ve güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler ise bu konuda hepimizi düşündürmesi gereken bir tablo ortaya koydu. Kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin, apartmana girerek daire önündeki çöp kovasına idrarını yapması, basit bir “çirkin hareket” olarak geçiştirilemez.
Bu, düpedüz ortak yaşam kültürüne yapılmış bir saygısızlıktır.
Apartmanlar insanların en mahrem yaşam alanlarından biridir. Çocukların oyun oynadığı, yaşlıların nefes aldığı, komşuların her gün aynı koridoru kullandığı bu alanların böylesine kirletilmesi, sadece hijyen kurallarını değil, insanlık değerlerini de hiçe saymaktır.
Üstelik bu davranışın güvenlik kamerasına aldırış edilmeden gerçekleştirilmesi, başka bir sorunu daha gözler önüne seriyor: Bazı insanlar yaptıkları çirkin davranışlardan utanmamaya başladı. İşte asıl tehlike de burada yatıyor.
İğrençlik sıradanlaştığında, saygısızlık normalleştiğinde, toplumun ortak yaşam kültürü de yavaş yavaş yok olur. Bugün bir apartman koridoru kirletilir, yarın parklar, sokaklar, toplu taşıma araçları… Sonunda herkes birbirinin yaşam alanına zarar vermeyi olağan görmeye başlar.
Mesele yalnızca bir çöp kovası değildir. Mesele, başkasının yaşam alanına duyulan saygıdır. Bir insanın evinin kapısının önünü bu şekilde kirletmek, o evde yaşayan herkese karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır.
Toplum olarak çevre temizliği konusunda sık sık kampanyalar düzenliyoruz. Ancak temizlik, belediyelerin ya da apartman görevlilerinin işi olmaktan önce bir vicdan meselesidir. Kimsenin ardından başkalarının pisliğini temizlemek zorunda kalmadığı bir toplum oluşturmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Elazığ’da yaşanan bu olayın sorumlusu elbette hukuk önünde hesap vermelidir. Fakat bundan daha önemlisi, bu görüntülerin bize bir gerçeği hatırlatmasıdır: Medeniyet, başkasının hakkına ve yaşam alanına gösterilen saygıyla başlar. Saygının olmadığı yerde ise geriye yalnızca çirkinlik ve iğrençlik kalır.
Bu yüzden bu olaya sadece “ayıp” deyip geçmemek gerekir. Çünkü bazı davranışlar bireysel bir hata olmanın ötesinde, toplumsal değerlerin aşınmaya başladığının da açık bir göstergesidir.

YORUMLAR