Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması, afet anında doğru davranışları bilmenin önemini her geçen gün daha da artırıyor. Ancak birçok kişi deprem sırasında paniğe kapılarak tehlikeyi büyüten hatalar yapıyor. Yapılan gözlemler, deprem anında verilen yanlış kararların saniyeler içinde ciddi yaralanmalara veya can kayıplarına neden olabileceğini gösteriyor.
Deprem sırasında yapılan en büyük hataların başında, kontrolsüz şekilde merdiven ve asansörlere yönelmek geliyor. Uzmanlar, merdiven boşluklarının depremde ilk yıkılan alanlar arasında olduğunu belirtiyor. Aynı şekilde asansörler, sallantı sırasında arızalanarak kişileri içeride mahsur bırakabiliyor. Bu nedenle bina içindeki en güvenli davranışın, bulunduğunuz yerde “çök-kapan-tutun” pozisyonu almak olduğu ifade ediliyor.
Bir diğer yaygın yanlış ise dışarıya koşmak. Deprem anında insanlar panikle binayı terk etmeye çalışırken, dış cephelerden düşen camlar, sıva parçaları ve bina enkazı ciddi yaralanmalara ve ölümlere yol açabiliyor. Uzmanlar, cam kenarlarından uzak durulması gerektiğini, pencere kırılmalarının büyük risk oluşturduğunu hatırlatıyor.

Evlerde ve iş yerlerinde bulunan ağır eşyalar da deprem sırasında en büyük tehlikelerden biri. Dolaplar, vitrinler, kütüphaneler ve televizyon üniteleri devrilerek ciddi yaralanmalara neden olabiliyor. Bu nedenle mobilyaların sabitlenmesi ve güvenli yaşam alanı oluşturulması büyük önem taşıyor.
Deprem anında yapılan hatalardan biri de telefon hatlarını gereksiz yere meşgul etmek. Vatandaşların panikle yakınlarını araması, acil yardım ekiplerinin iletişiminde aksamalara yol açabiliyor. Yetkililer, zorunlu olmadıkça telefon kullanımından kaçınılması gerektiğini belirtiyor.
Sarsıntı geçer geçmez binaya geri dönmek de en tehlikeli davranışlardan biri olarak öne çıkıyor. Artçı sarsıntıların hasarlı binalarda çökme riskini artırdığını belirten uzmanlar, yapı tamamen kontrol edilmeden içeri girilmemesi konusunda uyarıyor.

Hayat Kurtaran 5 Altın Kural
Uzmanlara göre deprem sırasında doğru davranışları bilmek, hayatta kalma ihtimalini büyük ölçüde artırıyor. Bu kapsamda en önemli kural “çök–kapan–tutun” tekniği. Sarsıntı sırasında sağlam bir eşyanın yanına çömelmek, baş ve boynu koruyarak tutunmak, hayatta kalma şansını önemli ölçüde yükseltiyor.
Güvenli yaşam üçgeni oluşturmak da bir diğer hayati adım. Kolon, kiriş dibi veya sağlam mobilyaların yanında oluşabilecek yaşam boşlukları, olası göçükte hayat kurtarabiliyor. Uzmanlar, ev ve iş yerlerinde bu boşlukların önceden belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Merdiven veya asansöre yönelmemek ise altın kurallar arasında yer alıyor. Deprem anında hareket hâlinde olmak tehlikeyi artırırken, bulunduğunuz yerde sabit kalmak daha güvenli kabul ediliyor. Sarsıntı bitmeden binayı terk etmek, hem içeride hem dışarıda riskleri büyütüyor.
Uzmanlar ayrıca ailelerin acil durum planı oluşturması gerektiğini belirtiyor. Toplanma alanlarının belirlenmesi, iletişim yöntemlerinin planlanması ve bir deprem çantasının hazır bulundurulması, afet sonrası süreci daha kontrollü geçirmenin anahtarı olarak görülüyor.
Deprem Bilinci Hayat Kurtarıyor
Türkiye’de yaşanan büyük depremler gösteriyor ki, afet anında sergilenen doğru davranışlar binlerce hayatın kurtulmasını sağlayabiliyor. Yetkililer, vatandaşların deprem eğitimlerine katılmasını, ev ve iş yerlerinde güvenli alanlar oluşturmasını ve acil durum tatbikatları yapmasını öneriyor. Deprem bilincinin artmasıyla, afetlerin yol açtığı kayıpların önemli ölçüde azaltılabileceği dile getiriliyor.
Ömer Faruk KARATOSUN
