Osmanlı Devleti'nin sınırları tarih boyunca sürekli değişti. Bazı bölgeler doğrudan eyalet ve sancak olarak yönetilirken bazıları Osmanlı'ya bağlı prenslik, hanlık veya özerk yönetimler şeklinde varlığını sürdürdü. Bu nedenle günümüzdeki ülkelerin tamamını tek bir dönem için “Osmanlı toprağıydı” şeklinde değerlendirmek doğru değil. Ancak bugün onlarca ülkenin sınırları içerisinde kalan çok sayıda önemli şehir ve bölgenin Osmanlı geçmişi bulunuyor.

Yunanistan: Atina, Selanik, Mora ve Ege kıyıları

Bugün Avrupa'nın en önemli turizm ülkelerinden biri olan Yunanistan'ın geniş bir bölümü yüzyıllarca Osmanlı hakimiyetinde kaldı.

Atina 1458'de Osmanlı yönetimine girerken Mora'nın büyük bölümü 1460 yılında Osmanlı topraklarına katıldı. Selanik ise daha erken bir tarihte, 1430 yılında Osmanlı hakimiyetine geçti.

Bugün turizm, deniz ticareti ve tarihî mirasıyla dünyanın dikkatini çeken Atina, Selanik, Mora Yarımadası ve çok sayıda Ege adası bir dönem Osmanlı coğrafyasının parçalarıydı.

Yunanistan'ın bağımsızlık süreci 1821'de başlayan ayaklanmayla hızlandı ve bağımsız Yunan devleti 1830 yılında uluslararası alanda tanındı. Bununla birlikte Teselya, Girit ve bazı Ege adaları daha sonraki yıllarda Osmanlı hakimiyetinden çıktı.

Y U N A N İ S T A N


Bulgaristan: Balkanların stratejik geçiş noktası

Bugünkü Bulgaristan toprakları 14. yüzyılın sonlarında büyük ölçüde Osmanlı hakimiyetine girdi.

Tırnova 1393'te, Vidin ise 1396'da Osmanlı yönetimine katıldı. Bulgaristan yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı siyasi sisteminin önemli parçalarından biri oldu.

Balkanların merkezindeki konumu, verimli ovaları ve Avrupa'yı İstanbul'a bağlayan kara yolları nedeniyle bölge Osmanlı açısından büyük stratejik önem taşıyordu.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından Bulgaristan özerk bir prenslik haline geldi, 1908 yılında ise bağımsızlığını ilan etti.

Bulgaristan


Sırbistan: Belgrad Osmanlı'nın Avrupa kapılarından biriydi

Sırbistan'ın Osmanlı tarihindeki en önemli şehirlerinden biri Belgrad'dı.

Sırp Despotluğu'nun merkezi Semendire 1459'da Osmanlı hakimiyetine girerken Belgrad, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1521 yılında fethedildi.

Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada bulunan Belgrad, Orta Avrupa'ya açılan stratejik kapılardan biri olması nedeniyle Osmanlı açısından son derece önemliydi.

Sırbistan 19. yüzyılda kademeli şekilde özerklik kazandı ve bağımsızlığı 1878 yılında uluslararası alanda tanındı.


Bosna-Hersek: Saraybosna ve Mostar Osmanlı mirasının izlerini taşıyor

Bosna Krallığı'nın büyük bölümü 1463 yılında Fatih Sultan Mehmed döneminde Osmanlı hakimiyetine girdi.

Saraybosna, Mostar ve Travnik gibi şehirler Osmanlı döneminde önemli ticaret, kültür ve yönetim merkezlerine dönüştü.

Bugün Bosna-Hersek'in simgelerinden biri olan Mostar Köprüsü de Osmanlı döneminden günümüze ulaşan en önemli yapılardan biri olarak dikkat çekiyor.

Bosna-Hersek'in yönetimi 1878 yılında Avusturya-Macaristan'a bırakıldı, 1908 yılında ise bölge resmen ilhak edildi.


Kuzey Makedonya: Üsküp ve Manastır Osmanlı'nın önemli Balkan merkezleriydi

Bugünkü Kuzey Makedonya toprakları 14. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı hakimiyetine girdi.

Üsküp ve Manastır, Osmanlı döneminin Balkanlar'daki en önemli şehirleri arasında yer aldı.

Ticaret yollarının kesiştiği bölgede bulunan şehirler aynı zamanda askerî ve idari merkez olarak kullanıldı.

Osmanlı'nın bölgedeki hakimiyeti 1912'de başlayan Balkan Savaşları sırasında sona erdi.

Kuzey Makedonya-1


Arnavutluk: Adriyatik kıyısındaki stratejik topraklar

Arnavutluk, Adriyatik Denizi'ne açılan konumu nedeniyle tarih boyunca stratejik önem taşıdı.

Osmanlıların bölgedeki hakimiyeti 15. yüzyılda güçlendi. Kroya 1478'de, İşkodra ise 1479'da Osmanlı kontrolüne girdi.

Bugün Arnavutluk'un Adriyatik ve İyon denizlerine açılan kıyıları turizm ve ulaşım açısından büyük değer taşıyor.

Arnavutluk 28 Kasım 1912 tarihinde bağımsızlığını ilan etti.

Arnavutluk


Kosova: Balkanların merkezindeki tarihî bölge

Kosova, Balkanların iç kesimlerinde yer alan stratejik konumu nedeniyle Osmanlı için önemli bölgelerden biri oldu.

1389 Kosova Savaşı, Osmanlı-Balkan tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilir. Bölgedeki Osmanlı hakimiyeti ise sonraki yıllarda aşamalı olarak güçlendi.

1877 yılında Kosova Vilayeti kuruldu. Ancak bu vilayetin sınırları günümüzdeki Kosova sınırlarından çok daha genişti.

Osmanlı'nın bölgedeki hakimiyeti 1912 yılındaki Balkan Savaşları sırasında sona erdi.

Kosova


Karadağ: Adriyatik kıyısındaki dağlık coğrafya

Bugünkü Karadağ topraklarının bazı bölümleri Osmanlı hakimiyetinde bulunurken özellikle dağlık kesimlerde merkezi yönetimin etkisi dönemlere göre değişti.

Karadağ'ın Adriyatik kıyısındaki konumu bölgeyi stratejik açıdan önemli hale getiriyordu.

Karadağ'ın bağımsızlığı 1878 Berlin Antlaşması ile uluslararası alanda tanındı.


Romanya: Tuna'nın kuzeyindeki Eflak ve Boğdan

Bugünkü Romanya'nın tamamı doğrudan Osmanlı vilayeti değildi.

Eflak ve Boğdan prenslikleri Osmanlı'ya bağlı, vergi veren ancak iç yönetimlerinde önemli ölçüde özerk yapılardı.

Tuna Nehri'nin kuzeyinde bulunan bu bölgeler, Balkanlar ile Orta Avrupa arasındaki ticaret yolları açısından büyük önem taşıyordu.

Romanya'nın bağımsızlığı 1878 yılında uluslararası alanda tanındı.

Romanya


Moldova: Boğdan üzerinden Osmanlı nüfuzu

Bugünkü Moldova topraklarının önemli bir bölümü tarihî Boğdan Prensliği içerisinde bulunuyordu.

Boğdan, Osmanlı'ya bağlı bir prenslik olarak uzun süre varlığını sürdürdü. Bender ve Bucak gibi bazı bölgeler ise doğrudan Osmanlı yönetimine girdi.

Verimli tarım alanları ve Karadeniz'e yakınlığı bölgenin tarih boyunca önemini artırdı.

Moldova


Macaristan: Budapeşte'nin bir bölümü Osmanlı eyalet merkeziydi

Macaristan, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki en önemli hakimiyet alanlarından biriydi.

1526 Mohaç Savaşı'nın ardından Osmanlı etkisi hızla arttı. 1541 yılında Budin'in alınmasıyla Budin Eyaleti kuruldu.

Bugünkü Budapeşte'nin batı yakasını oluşturan Budin yaklaşık 145 yıl boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı.

Macaristan'ın özellikle orta ve güney kesimleri Osmanlı idaresinde bulunurken bölgenin büyük bölümü 1699 Karlofça Antlaşması'yla Habsburg hakimiyetine geçti.

Macaristan


Hırvatistan: Osmanlı'nın Avrupa sınırındaki toprakları

Bugünkü Hırvatistan'ın tamamı Osmanlı hakimiyetine girmedi.

Ancak ülkenin doğu ve iç kesimlerindeki bazı bölgeler 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı yönetiminde kaldı.

Slavonya ve çevresindeki bazı şehirler Osmanlı-Habsburg mücadelelerinin merkezinde bulunuyordu.

Hırvatistan


Suriye: Şam ve Halep dört asır Osmanlı yönetiminde kaldı

Suriye, Yavuz Sultan Selim'in 1516 yılında Memlükleri Mercidabık Savaşı'nda yenmesinin ardından Osmanlı hakimiyetine girdi.

Şam ve Halep Osmanlı'nın en önemli ticaret şehirlerinden oldu.

Şam aynı zamanda İstanbul'dan ve Anadolu'dan gelen hacıların Mekke'ye giden güzergahındaki önemli merkezlerden biriydi.

Suriye'deki Osmanlı hakimiyeti Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına kadar sürdü.

Suriye


Irak: Bağdat, Basra ve Musul

Bugünkü Irak toprakları Osmanlı döneminde Bağdat, Basra ve Musul gibi son derece önemli merkezlere sahipti.

Bağdat 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı hakimiyetine alındı.

Basra Körfezi'ne açılan Basra, ticaret açısından büyük stratejik önem taşırken Musul tarih boyunca önemli ticaret yollarının kesişim noktasında bulundu.

Osmanlı'nın Irak'taki hakimiyeti Birinci Dünya Savaşı sırasında sona erdi.

Irak


Lübnan: Doğu Akdeniz'in önemli liman bölgesi

Bugünkü Lübnan toprakları 1516'dan itibaren Osmanlı hakimiyetine girdi.

Beyrut ve çevresi özellikle 19. yüzyılda Doğu Akdeniz'in önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldi.

Lübnan kıyıları, Akdeniz ticaret yolları açısından büyük değer taşıyordu.

Lübnan


Filistin: Kudüs, Gazze, Yafa ve Nablus

Filistin coğrafyası 1516 yılında Osmanlı hakimiyetine girdi ve yaklaşık dört asır boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı.

Kudüs, Gazze, Yafa, Nablus ve çevresindeki bölgeler Osmanlı idari yapılanması içerisinde farklı sancak ve vilayetlere bağlandı.

Kudüs, üç semavi din açısından taşıdığı önem nedeniyle Osmanlı için özel bir konuma sahipti.

30 AĞUSTOS COŞKUSU TÜM BALIKESİR’İ SARDI
30 AĞUSTOS COŞKUSU TÜM BALIKESİR’İ SARDI
İçeriği Görüntüle

Osmanlı hakimiyeti Birinci Dünya Savaşı sırasında sona erdi.

Filistin


Bugünkü İsrail toprakları: Yafa'dan Hayfa'ya Osmanlı dönemi

İsrail Devleti 1948 yılında kurulduğu için Osmanlı döneminde “İsrail” adıyla bir devlet bulunmuyordu.

Ancak bugün İsrail sınırları içerisinde bulunan Yafa, Hayfa, Akka, Safed, Nasıra ve Kudüs'ün bazı kesimleri uzun süre Osmanlı hakimiyetindeki Filistin coğrafyasının parçalarıydı.

Özellikle Akdeniz limanları ticaret açısından büyük önem taşıyordu.

Bugünkü İsrail Toprakları


Ürdün: Hac yollarının geçtiği stratejik coğrafya

Bugünkü Ürdün toprakları 16. yüzyıldan Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına kadar genel olarak Osmanlı hakimiyetinde kaldı.

Şam'dan Mekke ve Medine'ye uzanan hac yolları Ürdün üzerinden geçiyordu.

II. Abdülhamid döneminde inşa edilen Hicaz Demiryolu da bugünkü Ürdün sınırlarından geçti.

Ürdün


Suudi Arabistan: Mekke ve Medine'nin bulunduğu Hicaz bölgesi

Bugünkü Suudi Arabistan'ın tamamı kesintisiz şekilde Osmanlı yönetiminde değildi.

Ancak İslam dünyasının iki kutsal şehri Mekke ve Medine'yi kapsayan Hicaz bölgesi, 1517 yılından itibaren Osmanlı hakimiyeti altında bulundu.

Osmanlı padişahları kutsal şehirlerin korunmasına büyük önem verdi ve bölgede önemli yatırımlar yaptı.

Arabistan'ın doğusundaki Ahsa ve Katif bölgeleri de farklı dönemlerde Osmanlı hakimiyetine girdi.

Suudi Arabistan


Yemen: Kızıldeniz'in güneyindeki stratejik bölge

Yemen, Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki deniz yollarına yakınlığı nedeniyle Osmanlı için önemliydi.

Osmanlı Devleti Yemen'de iki ayrı dönemde etkili oldu.

  1. yüzyılda yeniden kurulan Osmanlı yönetimi Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam etti.

Yemen


Mısır: Nil Vadisi ve Akdeniz'in en önemli merkezlerinden biri

Mısır, Yavuz Sultan Selim'in 1517 yılında Memlük Devleti'ne son vermesiyle Osmanlı hakimiyetine girdi.

Nil Nehri'nin oluşturduğu verimli tarım alanları Mısır'ı tarih boyunca dünyanın en değerli bölgelerinden biri yaptı.

Kahire ve İskenderiye ticaret açısından büyük önem taşıyordu.

İngiltere 1882'de Mısır'ı fiilen işgal ederken ülkenin Osmanlı ile hukuki bağı 1914'e kadar devam etti.

Mısır


Libya: Trablusgarp Osmanlı'nın Kuzey Afrika kapısıydı

Trablus 1551 yılında Osmanlı hakimiyetine girdi.

Akdeniz'in güney kıyısındaki konumu nedeniyle Libya, Osmanlı'nın Kuzey Afrika'daki stratejik üslerinden biri oldu.

Osmanlı'nın bölgedeki hakimiyeti 1911'de başlayan Trablusgarp Savaşı'nın ardından sona erdi.


Tunus: Akdeniz ticaret yollarının merkezinde

Tunus 1574 yılında kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girdi.

Akdeniz'in ortasındaki stratejik konumu bölgeyi hem ticaret hem de deniz gücü açısından değerli hale getirdi.

Tunus zaman içerisinde geniş ölçüde özerk bir yapıya kavuştu.

Fransa 1881 yılında Tunus üzerinde protektora kurdu.

Tunus


Cezayir: Barbaros Hayreddin Paşa'nın Osmanlı'ya bağladığı bölge

Cezayir'in Osmanlı dünyasına katılmasında Barbaros kardeşlerin önemli rolü oldu.

Hayreddin Barbaros 1518 yılında Osmanlı padişahının hakimiyetini kabul etti.

Cezayir, Akdeniz'in batısında Osmanlı deniz gücünün en önemli merkezlerinden biri haline geldi.

Fransa'nın 1830 yılında Cezayir'i işgal etmesiyle Osmanlı hakimiyeti sona erdi.

Cezayir


Kıbrıs: Doğu Akdeniz'in stratejik adası

Kıbrıs 1571 yılında Osmanlı hakimiyetine girdi.

Ada, Anadolu, Levant ve Mısır arasındaki deniz yollarının tam ortasında bulunması nedeniyle son derece stratejik bir konuma sahipti.

Osmanlı yönetimi 1878 yılında adanın idaresini İngiltere'ye bıraktı.

Kıbrıs


Girit: Akdeniz'in kilit adalarından biri

Girit için Osmanlı ile Venedik arasında uzun yıllar savaş yaşandı.

Kandiye'nin 1669 yılında teslim olmasıyla adanın büyük bölümündeki Osmanlı hakimiyeti kesinleşti.

Doğu Akdeniz'in en büyük adalarından biri olan Girit, deniz ticareti ve askerî strateji açısından büyük değer taşıyordu.

Girit


Rodos: Kanuni'nin fethettiği stratejik ada

Rodos 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedildi.

Anadolu kıyılarının hemen karşısında bulunan ada yaklaşık 390 yıl Osmanlı yönetiminde kaldı.

İtalya 1912 yılında Rodos ve çevresindeki On İki Ada'yı işgal etti.

Rodos


Ege Adaları: Midilli, Sakız ve daha niceleri

Ege Denizi'ndeki çok sayıda ada farklı tarihlerde Osmanlı hakimiyetine girdi.

Midilli 1462, Rodos 1522, Sakız ise 1566 yılında Osmanlı yönetimine katıldı.

Adalar, İstanbul'dan Akdeniz'e uzanan deniz yollarının güvenliği ve ticaret açısından büyük stratejik öneme sahipti.


Kırım: Karadeniz'in kuzeyindeki stratejik güç

Kırım Hanlığı doğrudan klasik bir Osmanlı eyaleti değildi.

Osmanlılar 1475 yılında Kırım kıyısındaki Ceneviz kolonilerini ele geçirirken Kırım Hanlığı da Osmanlı üstünlüğünü kabul etti.

Kefe gibi önemli limanlar doğrudan Osmanlı yönetiminde bulunuyordu.

1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı Osmanlı'dan bağımsız hale gelirken Rusya 1783 yılında Kırım'ı ilhak etti.

Kırım


Ukrayna: Podolya ve Karadeniz kıyıları

Bugünkü Ukrayna'nın tamamı Osmanlı toprağı değildi.

Ancak Podolya bölgesi 1672-1699 yılları arasında doğrudan Osmanlı yönetiminde kaldı ve burada Kamaniçe merkezli bir eyalet kuruldu.

Karadeniz'in kuzeyindeki bazı bölgeler ise Osmanlı'ya bağlı Kırım Hanlığı'nın hakimiyet sahasında yer aldı.

Ukrayna


Gürcistan: Kafkasya'daki Osmanlı-Safevi mücadelesi

Bugünkü Gürcistan topraklarının bazı kesimleri farklı dönemlerde Osmanlı hakimiyetine girdi.

Ahıska ve çevresi uzun süre Osmanlı idaresinde kaldı ve Çıldır Eyaleti bölgedeki önemli Osmanlı merkezlerinden biri oldu.

Kafkasya'daki hakimiyet Osmanlı, Safevi İranı ve daha sonra Rusya arasındaki mücadeleler nedeniyle sürekli değişti.

Gürcistan


Azerbaycan: Osmanlı hakimiyeti dönem dönem yaşandı

Azerbaycan'ın farklı bölgeleri 16. ve 18. yüzyıllardaki Osmanlı-Safevi savaşları sırasında Osmanlı hakimiyetine girdi.

Ancak bu hakimiyet uzun süreli ve kesintisiz değildi.

Tebriz, Şirvan, Gence ve çevresindeki bazı bölgeler farklı dönemlerde Osmanlı ordularının kontrolünde bulundu.

Azerbaycan


Ermenistan: Bazı bölgelerde geçici Osmanlı hakimiyeti

Bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti'nin tamamı uzun süreli Osmanlı toprağı değildi.

Ancak Revan ve çevresi Osmanlı-Safevi savaşlarında çeşitli dönemlerde Osmanlı hakimiyetine girdi.

Tarihî Ermeni coğrafyasının Osmanlı'nın uzun süre yönettiği batı kesimlerinin önemli bölümü ise bugün Türkiye sınırları içerisinde bulunuyor.

Ermenistan


Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan dev miras

Osmanlı Devleti'nin tarih boyunca hakimiyet kurduğu bölgeler bugünün dünyasında da önemini koruyor.

Bir tarafta Budapeşte, Belgrad, Saraybosna, Üsküp ve Atina, diğer tarafta Şam, Bağdat, Kudüs, Kahire ve Mekke bulunuyor. Akdeniz'de Kıbrıs, Girit ve Rodos, Kuzey Afrika'da ise Cezayir, Tunus, Trablus ve Mısır Osmanlı tarihinin izlerini taşıyan bölgeler arasında yer alıyor.

Bu coğrafyaların bazıları bugün dünyanın en önemli turizm merkezleri olurken bazıları enerji yolları, limanları, tarım alanları, kutsal şehirleri veya jeopolitik konumlarıyla öne çıkıyor.

Ancak Osmanlı'nın yüzyıllar süren tarihini değerlendirirken önemli bir ayrımı gözden kaçırmamak gerekiyor: Bu bölgelerin tamamı aynı dönemde ve aynı yönetim biçimiyle Osmanlı toprağı değildi. Bazıları doğrudan eyalet olarak yönetildi, bazıları bağlı prenslik veya hanlık statüsünde kaldı, bazı bölgelerde ise Osmanlı hakimiyeti yalnızca belirli dönemlerde kuruldu.

Buna rağmen bugün Balkanlar'dan Orta Doğu'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada Osmanlı döneminden kalma camiler, köprüler, hanlar, hamamlar, kaleler ve tarihî şehir dokuları yüzlerce yıllık ortak geçmişin izlerini taşımaya devam ediyor.

Şefiye YILDIRIM

Muhabir: Şefiye YILDIRIM