Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, YouTube kanalındaki son yayınında Katar’da yapılan Arap Birliği toplantısından çıkan sonuçsuz kararı değerlendirerek, İsrail’in kara harekâtı ve Ortadoğu’daki güç dengeleri üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yarar, bugünü anlamak için 1948’den itibaren yaşanan Arap-İsrail savaşlarına bakılması gerektiğini vurguladı.
Katar Zirvesi ve Sonuçsuz Karar
Mete Yarar, Katar’da yapılan toplantının yalnızca uluslararası topluma yönelik bir kınama kararıyla sonuçlandığını belirtti. Bu durumun İsrail tarafından beklenilen bir gelişme olduğunu söyleyen Yarar, “Zirveden güçlü bir karar çıkmayacağını biliyorlardı. Kararın hemen ertesi günü kara harekâtı başladı. Artık bu tabloyu soykırım olarak nitelendirmek gerekiyor.” dedi.
Yarar, Arap Birliği’nin kendi coğrafyasında yaşanan sorunları çözmek yerine topu sürekli uluslararası topluma attığını, ancak bu yaklaşımın bugüne kadar hiçbir somut sonuç üretmediğini ifade etti.

“Bugünü, Geçmişi Bilmeden Anlayamazsınız”
Yarar, bölgedeki gelişmeleri anlamak için tarihi okumaların önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bugünü bugünden anlamaya kalkarsanız yarını da çözemezsiniz. Geçmişi bilmeden bugünü yorumlamak mümkün değildir. 1948’den başlayan Arap-İsrail savaşlarına bakmak gerekir. 1973’e kadar Filistin adının bile geçmediği bu çatışmalar, aslında toprak ve güç mücadelesidir. Kimse Filistin için savaşmadı.”
1948 Savaşı: Kaybeden Arap Ülkeleri
Mete Yarar, 1948’deki ilk Arap-İsrail savaşında rakamlara dikkat çekti. O dönemde İsrail’in nüfusunun 800 bin civarında olduğunu, 30 bin kişilik bir kuvvetle savaşa girip kısa sürede 115 bin kişilik bir orduya ulaştığını hatırlattı.
Öte yandan Mısır, Ürdün, Irak, Suriye ve diğer Arap ülkelerinin sayıca üstün olmalarına rağmen koordinasyonsuzluk yüzünden savaşı kaybettiklerini vurguladı. Yarar, “Bu savaşta kazanan İsrail oldu. Arap ülkeleri ise kendi topraklarını büyütme derdindeydi, Filistin için savaşmadılar.” dedi.

1967 Altı Gün Savaşı: Hava Gücü Belirleyici Oldu
Yarar, 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda İsrail’in üstün hava operasyonlarıyla Mısır, Suriye ve Ürdün’ün uçaklarını daha kalkmadan imha ettiğini belirtti. Bu savaşın sonunda İsrail’in Gazze, Sina Yarımadası, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri’ni ele geçirdiğini hatırlatarak, “Sayılara bakıldığında Araplar üstün görünüyordu ama gerçekte sahaya yansımadı.” ifadelerini kullandı.
1973 Yom Kippur Savaşı: Güvensizlik Krizi
Mete Yarar, 1973’teki Yom Kippur Savaşı’nda Mısır ve Suriye’nin ortak hareket eder gibi görünmesine rağmen birbirlerine güvenmediklerini söyledi. Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın savaşa yalnızca iki günlük mühimmatla girdiğini aktaran Yarar, “Sedat’ın bu tavrı, Suriyelileri de zor durumda bıraktı. Aslında ortak hareket edilmedi, herkes birbirini yarı yolda bıraktı.” dedi.
Bu savaşın ardından İsrail’in bölgedeki hakimiyetini daha da pekiştirdiğini belirten Yarar, Arap ülkelerinin tarihlerinde birbirlerine güvenmemelerinin bugüne kadar sürdüğünü söyledi.

“Arap Dünyası Hiçbir Zaman Ortak Hareket Etmedi”
Yarar, “Bugün niye bir araya gelemiyorlar?” sorusuna da şu yanıtı verdi:
“Çünkü geçmişte de bir araya gelmediler. Hep birbirlerini sattılar. İsrail’in güçlenmesinin arkasında Arap ülkelerinin hataları ve güvensizlikleri vardır. Filistin konusu ancak 1973’ten sonra gündeme gelmiştir.”
Türkiye’ye Mesaj: “Kendi Gücüne Güvenmeli”
Yarar, Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler karşısında alacağı tavrın dış aktörlere bağlı olmaması gerektiğini belirterek, “Türkiye ne yapacaksa kendi iradesiyle, kendi gücüyle ve milletine güvenerek yapmalıdır. Tarih bize bunun dışında bir seçeneğin olmadığını gösteriyor.” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Gazze’deki Acı Tablo
Yarar, sözlerinin sonunda Gazze’de yaşananlara da değinerek, “Bugün orada kadın, çocuk, yaşlı demeden insanlar hayatlarını kaybediyor. Biz burada politika konuşuyoruz ama orada gerçek bir dram yaşanıyor. Allah mazlumların yanında olsun.” ifadelerini kullandı.
Şefiye YILDIRIM
