Türkiye dışında yaşamış soydaşlarımızın Türk Tarihinin ve yaşadıkları toprak parçası ile ilgili Türk Tarihi Coğrafyasının gelmiş geçmiş en büyük mütehassıslarından biri olarak kabul edilen TOGAN, 1890 yılında Başkurdistan / Sterlitamak’da doğdu. Ve 1970 yılında ise İstanbul’da vefat etti.
Türk Tarihçisi TOGAN, Çarlık ve Bolşevik Rusya’sı topraklarında yaşayan milyonlarca soydaşımız gibi Medresede ve Rus Lisesinde öğrenim görebildi. Gençlik ve eğitim yılları Rusya’nın çok çalkantılı bir dönemine rastladığı için yüksek tahsil yapamadı. 1917 yılında Rusya İmparatorluk milletvekili seçilerek Duma’ya (Sovyet Rusya Meclisi) üye oldu. Bolşeviklerin iktidarda olduğu ve Sovyet Rusya Müslümanları Devleti’nin de kurulduğu bir dönem olan 1920 yılında Başkurdistan (Federe) Devleti Devlet Başkanı oldu. İlerleyen günlerde merkezî hükümetin komünizm baskı ve uygulamasını giderek artırmasıyla İtil-Ural bölgesinden Türkistan’a geçerek, büyük Türkistan hayalleriyle yanıp tutuşan ve bu yüzden de Anadolu’dan ayrılıp Orta-Asya’ya giden Enver Paşa ile birlikte bir süre çalıştı. Komünistler oraya da yetişince daha önce çalıştığı Tarih ve Tarih Bilimi üzerinde kendini yetiştirmek üzere Afganistan’a geçti. Oradan Paris’e ve bir süre sonra da Berlin’e gitti.
Paris ve Berlin’de aldığı eğitim ve öğretim sürecinden sonra 1925 yılında İstanbul’a gelerek İstanbul Üniversitesi’nin akademik personelleri arasına katılıp, “Umumi Türk Tarihi” Profesörü olarak çalışmaya başladı. 1934 yılına geldiğinde İstanbul’dan ayrılıp, akademik kariyerini uluslar arası boyuta taşımak için Viyana’ya gitti. Viyana’daki çalışmalarını bitirip 1939 yılında tekrar İstanbul’a döndü ve kariyerinin zirvesi olan “Ordinaryüs Profesör” unvanını aldı. Türkiye dışında yaşamış soydaşlarımızın Türk Tarihinin ve yaşadıkları toprak parçası ile ilgili Türk Tarihi Coğrafyasının gelmiş geçmiş en büyük mütehassıslarından biri olarak kabul edilen Ordinaryüs Profesör Ahmet Zeki Velîdî TOGAN’ın
- Bugünkü Türkistan (1940)
- Umûmî Türk Târihine Giriş (1946)
- Târihde Usûl (Metodoloji) (1950)
- Hâtıralar (1969). Başlıca eserleri arasındadır.
Türk tarihçiliğinin gelişmesini, milli tarihimizle, sınırlarımız içi ve dışındaki Türk
Dünyası ile ilgili bilgilerimizin yeni boyutlara ulaşmasını, büyük ölçüde Atatürk’ün bilinçli çabalarına ve O’nun gibi düşünüp hareket eden bilim adamlarımıza borçluyuz. Tarih yazımı çalışmalarında gerçeğe sadık kalınması ve hep belgelere dayandırılması ile var olan belgelerin de milli süzgeçten geçirilmesini isteyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzün “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir hal alır. Tarih hayal mahsulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız. Eğer bulamazsak, meçhuliyeti ve bu noktada bilgisizliğimizi itiraf etmekten çekinmeyelim. Biz daima hakikatı arayan ve buldukça, bulduğumuza inandıkça ifadeye cüret gösteren insanlarız.” Sözlerini ilke edinen, milletlerin yoğruluşunda tarih bilincinin çok büyük bir payının olduğu inancı ve yüreğindeki Türk Milleti sevgisinin coşkunluğunu, tarihle ilgili çalışmalarına sürekli yansıtan A. Zeki Velîdî TOGAN’ı rahmetle yâd ettiğimizi ve yaşamı ile uğraşı ve de mücadele sürecini sizlerle paylaştığımı düşünüyorum.

YORUMLAR