Türkiye’de sigortasız bir çalışan iş kazası geçirdiğinde SGK, olayın meydana geldiği gün için sigortalılık tescili yapıyor. Ardından kazanın niteliğine göre sosyal güvenlik denetmenleri veya SGK müfettişleri devreye giriyor. İşçinin hangi tarihten itibaren çalıştığı, ücreti, kazanın oluş şekli ve işverenin sorumlulukları titizlikle araştırılıyor. Tanık beyanlarından işyeri kayıtlarına, kamera görüntülerinden işveren ve çalışan ifadelerine kadar tüm veriler incelenerek kazanın hukuki statüsü belirleniyor ve sosyal güvenlik işlemleri başlatılıyor.

ÖLÜM HALİNDE AİLEYE GELİR VE AYLIK BAĞLANIYOR
İş kazasının ölümle sonuçlandığı durumlarda SGK, vefat eden sigortalının yakınlarına hem ölüm geliri hem de şartlar sağlanıyorsa ölüm aylığı bağlıyor. Hak sahipleri hem gelir hem aylığa hak kazanmışsa, yüksek ödemenin tamamı, düşük ödemenin ise yarısı aileye veriliyor. Ayrıca cenaze ödeneği de sağlanarak ailenin ilk dönem yükü hafifletiliyor.
Sistemin önemli bir ayağı da SGK’nın yaptığı bu ödemeleri kusurlu işverene veya sorumlulara rücu etmesi. Böylece kamu zararı oluşmasının önüne geçilirken, işverenler için de caydırıcı bir denetim mekanizması sağlanmış oluyor.

ULUSLARARASI UYGULAMALAR TÜRKİYE’Yİ ÖNE ÇIKARIYOR
Birçok ülkede iş kazası sonucu yapılacak ödemeler devlet tarafından değil, özel sigorta şirketleri veya işveren birlikleri tarafından karşılanıyor. ABD’de işverenin poliçe yaptırmaması hâlinde işçinin çoğu zaman hiçbir gelir elde edemediği, tazminat süreçlerinin yıllarca sürebildiği belirtiliyor. İngiltere’de de devletin doğrudan gelir veya aylık bağlamadığı; ödemelerin tamamen “işveren sorumluluk sigortası” üzerinden yürütüldüğü ifade ediliyor.
Türkiye’nin sistemi ise sigortasız çalışanı bile koruma kapsamına alarak aileye doğrudan gelir güvencesi sunmasıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu modelin sosyal devlet ilkesinin en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguluyor.

‘BİR GÜN SİGORTA’ ELEŞTİRİSİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “SGK işçiyi sadece bir gün sigortalı gösteriyor” eleştirisinin teknik süreçten kaynaklanan bir yanlış algı olduğu belirtiliyor. Re’sen tescil işlemi yalnızca sosyal güvenlik haklarının devreye girebilmesi için gerekli ilk adımı oluşturuyor. İncelemeler tamamlandığında işçinin kazadan önce fiilen çalıştığı tüm günler geriye dönük olarak sisteme işleniyor ve hak kayıpları tamamen ortadan kalkıyor.
SGK’nın uygulamasının, iş kazası geçiren sigortasız çalışanı dahi kaderine terk etmeyen, aileyi gelir güvencesi altına alan ve kusurlu işvereni sorumlu tutan güçlü bir sosyal güvenlik yaklaşımı sunduğu belirtiliyor. Yetkililer, “Bu sistemin temelinde işçiyi merkeze alan bir anlayış var. Amaç, mağduriyetin oluşmasını engellemek” değerlendirmesinde bulunuyor.
Ömer Faruk KARATOSUN
