Katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan ev yoğurdu, doğal içeriği ve kendine özgü lezzeti nedeniyle birçok kişinin sofralarında önemli bir yer tutuyor. Ancak evde hazırlanan yoğurtlar, endüstriyel ürünlerde kullanılan standart üretim ve paketleme koşullarına sahip olmadığı için daha kısa sürede ekşiyebiliyor veya üzerinde su birikebiliyor.
Yoğurdun dayanma süresi; kullanılan sütün kalitesine, mayalama sıcaklığına, mayanın miktarına, saklama kabına ve buzdolabı koşullarına göre değişiklik gösteriyor. Bazı basit uygulamalar sayesinde yoğurdun kıvamını kaybetmeden daha uzun süre muhafaza edilmesi mümkün olabiliyor.
Cam Kaplarda Saklayın
Ev yoğurdunun saklanacağı kabın temiz, kuru ve gıdayla temasa uygun olması büyük önem taşıyor. Cam kavanozlar, kolay temizlenmeleri ve koku tutmamaları nedeniyle yoğurt saklamak için en çok tercih edilen seçenekler arasında bulunuyor.
Toprak kaplar da fazla nemin dengelenmesine katkı sağlayarak yoğurdun daha yoğun bir kıvam kazanmasına yardımcı olabiliyor. Ancak kullanılan toprak kabın sırlı, sağlam ve gıda saklamaya uygun olması gerekiyor.
Yoğurdu mayaladıktan sonra sürekli başka kaplara aktarmak yerine, doğrudan saklanacağı kaplarda mayalamak da dışarıdan mikroorganizma bulaşma riskini azaltabiliyor.

Temiz ve Kuru Kaşık Kullanın
Yoğurdun içerisine sokulan kaşığın temiz ve kuru olması, ürünün dayanma süresini etkileyen en önemli ayrıntılardan biri olarak öne çıkıyor. Islak, kirli veya daha önce başka bir yiyeceğe temas etmiş kaşıklar, yoğurdun daha hızlı bozulmasına neden olabilecek mikroorganizmaları kaba taşıyabiliyor.
Yoğurt alınırken silikon, tahta, plastik veya paslanmaz çelikten yapılmış temiz bir kaşık kullanılabilir. Burada asıl önemli nokta kaşığın malzemesinden çok hijyenik ve kuru olmasıdır.
Yoğurt kabından yalnızca tüketilecek miktarın alınması ve kalan bölümün oda sıcaklığında bekletilmeden yeniden buzdolabına konulması tavsiye ediliyor.
Mayalama Sıcaklığını Doğru Ayarlayın
Ev yoğurdunun kıvamı ve lezzeti üzerinde mayalama sıcaklığı belirleyici rol oynuyor. Sütün çok sıcak olması, mayadaki yararlı bakterilerin zarar görmesine neden olabilirken düşük sıcaklık ise yoğurdun yeterince tutmamasına yol açabiliyor.
Genellikle yoğurt mayalamak için sütün yaklaşık 42-45 dereceye kadar soğuması öneriliyor. Termometre bulunmadığında geleneksel olarak serçe parmak yöntemi kullanılsa da daha güvenilir sonuç almak için mutfak termometresi tercih edilebilir.
Mayanın fazla kullanılması yoğurdun daha hızlı ekşimesine neden olabileceğinden, süt miktarına uygun ölçüde maya eklenmesi gerekiyor. Mayalanma tamamlandıktan sonra yoğurdun gereğinden uzun süre sıcak ortamda bırakılmaması da önem taşıyor.
İlk Saatlerde Yoğurdu Sarsmayın
Mayalanması tamamlanan yoğurdun kıvamının oturması için buzdolabında bir süre dinlendirilmesi gerekiyor. Yoğurdu buzdolabına aldıktan sonra ilk saatlerde karıştırmamak, sarsmamak ve içerisine kaşık sokmamak daha yoğun bir yapı oluşmasına yardımcı olabiliyor.
Yoğurdun yaklaşık 12-24 saat boyunca dinlendirilmesi, kıvamının belirginleşmesini ve aromasının dengelenmesini sağlayabilir. Ancak yoğurt sıcakken kapağın tamamen kapatılması, kap içerisinde yoğunlaşma oluşmasına neden olabileceği için ürün soğuyana kadar kapak hafif aralık bırakılabilir.

Yoğurdun Suyunu Atmayın
Yoğurdun üzerinde oluşan sarı veya yeşilimsi sıvı çoğunlukla peynir altı suyudur. Protein, mineral ve çeşitli besin bileşenleri içeren bu sıvı, yoğurdun bozulduğu anlamına gelmez.
Peynir altı suyu yoğurda yeniden karıştırılabilir veya çorba, hamur işi ve sos yapımında değerlendirilebilir. Ancak kötü koku, küflenme, belirgin renk değişimi, gazlanma veya alışılmadık acı tat fark edilmesi halinde yoğurt tüketilmemelidir.
Ev yoğurdunu buzdolabının kapağında değil, sıcaklığın daha dengeli olduğu iç raflarda saklamak da tazeliğin korunmasına yardımcı olur. Temiz kap, doğru mayalama sıcaklığı ve soğuk zincirin korunması sayesinde ev yoğurdu daha uzun süre lezzetli ve güvenli şekilde tüketilebilir.
Sıla Solaklar VERİM
