Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) 34. Genel Kurulu kapsamında İngiltere’nin başkenti Londra’da önemli temaslarda bulundu. Görüşmeler sonucunda Türkiye ile Umman arasında iki ayrı belge imzalandı: “Denizcilik Alanında İş Birliğine Dair Anlaşma” ve “Ulaştırma, Ulaştırma Koridorları, Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Alanlarında Mutabakat Zaptı.” Bu anlaşmalar, iki ülke arasındaki ekonomik ve lojistik ilişkilerin yeni bir safhaya geçtiğini ortaya koydu.
Bakan Uraloğlu, imzaların yalnızca diplomatik bir jest olmadığını, Türkiye’nin küresel lojistik ağında üstlendiği role yönelik stratejik bir hamle olduğunu belirtti. Özellikle Umman’dan Avrupa’ya uzanan ticaret rotasında Türkiye’nin bir merkez ülke haline gelmesi hedefleniyor.
“Yükler Türkiye Üzerinden Avrupa’ya Ulaşacak”
Bakan Uraloğlu’nun açıklamalarında en dikkat çekici başlık, Umman’a gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasına yönelik kurulan yeni sistem oldu. Bu adım, Türkiye’nin hem coğrafi konumunu hem de ulaştırma alanındaki deneyimini avantaja dönüştürmeyi amaçlıyor.

Uraloğlu, imzalanan belgelerin denizcilikten çok modlu taşımacılığa, liman işletmeciliğinden haberleşme altyapısına kadar geniş bir alanı kapsadığını vurguladı. Türkiye’nin ulaştırma tecrübesini Umman ile paylaşarak ortak projelerin hayata geçirileceğini ifade eden Bakan, iki ülkede de ekonomik hareketliliğin artacağına dikkat çekti.
Ulaştırma ve Haberleşmede Yeni Dönem Başlıyor
Mutabakat zaptıyla birlikte karayolu, demiryolu ve metro sistemlerine yönelik iş birliklerinin kapısı açıldı. Anlaşma, otoyollar, köprüler, tüneller ve mühendislik projelerinde ortak geliştirme ve bakım çalışmalarını içeriyor. Uraloğlu, demiryolu ve metro sistemlerinin planlanması, inşası, işletilmesi ve personel eğitimi gibi konularda da iş birliği yapılacağını belirtti.
Bunun yanında lojistik alanlarda dijitalleşme, akıllı ulaştırma sistemleri ve yeni teknolojilerin uygulanması gibi başlıklar da iki ülkenin ortak gündemine girdi. Hareketlilik, akıllı ulaştırma altyapısı ve lojistik dijital dönüşümü alanlarında Türkiye’nin tecrübelerinin paylaşılacağı ifade edildi.

Havalimanları, Haberleşme ve Dijital Teknolojiler Çalışma Planında
Mutabakatın önemli maddelerinden biri de havalimanlarının tasarımı, güvenliği, işletilmesi ve terminal yönetimi oldu. Bu alanlarda bilgi paylaşımı, ortak projeler ve eğitim çalışmalarının planlandığı açıklandı.
Dijital dönüşüm, veri merkezleri, haberleşme altyapıları ve bilgi teknolojileri platformlarının geliştirilmesi de iş birliğinin kapsamına dahil edildi. Ayrıca posta hizmetlerinin iyileştirilmesi ve ulaştırma koridorlarının yönetimi de tarafların üzerinde uzlaştığı konular arasında yer aldı. Anlaşma, insan kaynağının geliştirilmesine ve ileri teknoloji yatırımlarının teşvik edilmesine de kapı aralıyor.
Denizcilikte Stratejik Hamle
İmzalanan Denizcilik Alanında İş Birliği Anlaşması, Türkiye’nin bu alandaki 65. uluslararası anlaşması oldu. Bu belge ile iki ülke arasında deniz emniyeti, deniz çevresinin korunması, çok modlu taşımacılık ve tedarik zinciri verimliliği gibi kritik alanlarda ortak çalışmalar yürütülecek.

Gemi inşa, bakım, onarım ve geri dönüşüm faaliyetleri, liman işletmeciliği, yönetim süreçleri ve denizcilik eğitimi de iş birliğinin temel başlıkları arasında yer alıyor. Ayrıca iki ülke arasında düzenli deniz hattı kurulmasına dönük adımların da atılacağı belirtildi. Yeşil lojistik koridorlarının oluşturulması ve dijital lojistik platformlarının geliştirilmesi ise denizcilik vizyonunun modern yüzünü ortaya koyuyor.
Türkiye’nin Lojistik Üs Olma Hedefine Güçlü Destek
Türkiye’nin jeopolitik konumu, Orta Doğu ile Avrupa arasında kritik bir köprü görevi görüyor. Umman ile başlatılan bu yeni dönem, sadece ikili ticareti değil, küresel taşımacılık ağlarını da etkileyecek potansiyele sahip. Yük hareketliliğinin Türkiye üzerinden Avrupa’ya yönlendirilmesi, ülkenin lojistik üs olma hedefini güçlendiriyor.
Anlaşmaların hayata geçmesiyle birlikte Türkiye, hem ulaştırma koridorlarında hem de dijital ve denizcilik altyapılarında daha etkin bir rol üstlenecek. Önümüzdeki süreç, iki ülke arasında yatırım, teknoloji, lojistik ve insan kaynağı alanlarında yeni projelerin kapısını aralayacak görünüyor.
İHA
