Kırkağaç Vakası (1996)
Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde kaybolan 13 yaşındaki Mustafa Kurt’un günler sonra öldürüldüğünün ortaya çıkması Türkiye’yi derinden sarstı. Yargılama sürecinde sanık Oktay Tayfun Bölge mahkûm edildi. Dosyaya giren bulgular ve mahkeme kayıtlarına yansıyan ayrıntılar nedeniyle olay, Türkiye’nin en çok konuşulan cinayet vakalarından biri olarak hafızalara kazındı.

Şehriban Coşkunfırat Cinayeti (1999)
İstanbul’da 19 yaşındaki Şehriban Coşkunfırat’ın öldürülmesi, dönemin basınında “satanist cinayeti” olarak anıldı. Olay, kamuoyunda büyük infial yaratırken sanıklar yargılanarak cezalandırıldı.

Çağla Tuğaltay Cinayeti (2000)
Lise öğrencisi Çağla Tuğaltay, İstanbul Şişli’deki evinde boğazı kesilerek öldürüldü. Aradan geçen uzun yıllara rağmen dosya çözülemedi ve Türkiye’nin en dikkat çeken faili meçhul cinayetlerinden biri olarak kayıtlarda yer almaya devam etti.

Hande Çinkıtaş Cinayeti (2001)
12 yaşındaki Hande Çinkıtaş, 4 Ocak 2001’de İstanbul Kadıköy’deki evinde kafasına çekiçle vurularak ve boğazı kesilerek öldürülmüş halde bulundu. Dosya uzun yıllar aydınlatılamadı. Daha sonra olay yerindeki biyolojik delillerin yeniden incelenmesiyle soruşturma yeniden açıldı. Yapılan yargılama sonucunda babası Nezih Çinkıtaş hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bu karar daha sonra Yargıtay tarafından onanırken, üvey anne hakkındaki beraat kararı kesinleşti.

Yavuz Yapıcıoğlu Vakası (2004)
1990’lı yıllardan 2004 yılına kadar işlediği çok sayıda cinayet nedeniyle Yavuz Yapıcıoğlu, Türkiye’nin en fazla cinayet işlediği belirtilen seri katillerden biri olarak anılıyor. Hakkında 18’den fazla cinayet nedeniyle mahkûmiyet kararı bulunan Yapıcıoğlu, 2004 yılında yakalandı. Uzun yıllar boyunca güvenlik güçlerinden kaçabilmesi ve işlediği suçlar nedeniyle dosyası Türkiye’nin en dikkat çeken seri cinayet vakaları arasında yer aldı.

Canavar Ailesi Katliamı (2008)
İzmir’in Kiraz ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’nde yaşanan aile katliamı da Türkiye’nin hafızasına kazınan olaylardan biri oldu. Recep Canavar isimli kişi, eşi Fikret Canavar ile üç çocuğunu av tüfeğiyle öldürdükten sonra aynı silahla yaşamına son verdi. Olay, yaşandığı dönemde tüm ülkede büyük üzüntü ve şaşkınlık yarattı.

Münevver Karabulut Cinayeti (2009)
17 yaşındaki Münevver Karabulut, sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından kafası kesilerek öldürüldü. Genç kızın cansız bedeni bir çöp kutusunda bulundu. Korkunç cinayet Türkiye’nin en çok konuşulan cinayet davalarından biri oldu. Cinayetin ardından yürütülen soruşturma, firari sanığın yakalanması ve dava süreci yıllarca kamuoyunun gündeminde kaldı.

Ceren Özdemir Cinayeti (2019)
Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi öğrencisi 20 yaşındaki balerin Ceren Özdemir, 2019 yılında evinin bulunduğu apartmanın girişinde bıçaklanarak öldürüldü. Olayın ardından kısa sürede yakalanan sanık, yargılama sonunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Cinayet, kadın güvenliği konusunda ülke genelinde büyük yankı uyandırdı.

Pınar Gültekin Cinayeti (2020)
Muğla’da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in kaybolmasının ardından cansız bedeni ormanlık alanda bulundu. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada Cemal Metin Avcı tutuklandı. Dava süreci, verilen cezalar ve temyiz kararları uzun yıllar kamuoyunun gündeminde yer aldı ve kadın cinayetlerine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Atalay Filiz Vakası (2016)
Türkiye’nin en çok konuşulan seri cinayet dosyalarından biri de Atalay Filiz vakası oldu. Eğitim hayatındaki başarısıyla tanınan Filiz’in, farklı tarihlerde işlediği cinayetlerin ardından uzun süre güvenlik güçlerinden kaçması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İlk olarak 2011 yılında tarihçi Fatma Kayıkçı’nın öldürülmesiyle ilişkilendirilen Filiz’in, 2016 yılında ise Göktuğ Demirarslan ve Elif Çakal’ı öldürdüğü belirlendi. Cinayetlerin ardından aylarca firari olarak aranan Atalay Filiz, Türkiye genelinde en çok aranan isimlerden biri haline geldi.
İstanbul ve çevre illerde yapılan geniş çaplı operasyonların ardından 2016 yılında İzmir’de yakalanan Filiz, yargılama sonucunda çeşitli dosyalardan ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarına çarptırıldı. Vaka, uzun süre medyada yer alırken seri cinayetler konusunda Türkiye’de en çok konuşulan dosyalardan biri olarak kayıtlara geçti.

HABER MERKEZİ
