Dublaj sanatçısı Harun Can, mezuniyetin ardından gençlerin karşılaştığı belirsizlik ve çaresizlik duygusunu kendi hayat hikâyesi üzerinden anlattı. Videonun başında “Kep havada ama kafandaki tek soru şu: Peki şimdi ne olacak?” diyerek, birçok gencin üniversite sonrası yaşadığı ortak çöküş halini dile getirdi.
“Okul bitti, diploma alındı, herkes her şeyin yoluna gireceğini söyledi. Ama hiçbir şey olmuyor,” diyen Can, mezuniyet sonrası gelen sessizlik ve boşluğun sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir gerçeklik olduğunun altını çizdi.

“Dolabın boş olabilir ama için doluysa, bir yolunu bulursun”
2001 yılında mezun olduktan sonra üç yıl boyunca hiçbir iş yapmadan dolabına baktığını anlatan Can, “O dönem dolabım boştu ama içim doluydu. Asıl tehlike dolabın değil, insanın içinin boş olmasıdır,” diyerek gençlere içsel güçlerini kaybetmemeleri gerektiğini söyledi.
Hayatta bazen bir adım ileri gitmek için bazı teklifleri reddetmenin gerekli olduğunu vurgulayan Can, kariyer planlamasının neye “hayır” diyerek şekillendiğini şu sözlerle ifade etti: “Bir kariyerde seni bir yere götüren şey, nelere evet dediğin değil, nelere hayır diyebildiğindir.”

“Bizim okullar söyleneni yapmayı öğretiyor”
Eğitim sistemini de eleştiren Can, okulların öğrencileri bağımsız düşünmeye değil, emir almaya alıştırdığını söyledi. “Okulda sadece sana söylenenleri yaparsan başarılı oluyorsun. O yüzden mezun olduğunda birinin sana ‘şimdi şunu yap’ demesini bekliyorsun,” diyerek sistemin yetiştirdiği bireylerin yönsüz kalmasının temel nedenlerine değindi.

Aile baskısı, aşırı korumacılık ve vicdani yükler
Videoda sadece eğitim sistemine değil, aile yapısına da dikkat çekiliyor. Can, “Koruduğunu sandığın çocuğu yapraksız bir ağaca çevirebilirsin. Korumacılık bir yerden sonra boğmaya başlıyor,” sözleriyle çocuklara alan tanınmaması halinde özgüven gelişiminin engellendiğini belirtti.
Ailelerin çocukları üzerinde kurduğu vicdani baskıyı da sorgulayan Can, “Seni biz büyüttük, okuttuk, yemedik yedirdik” gibi söylemlerle bireyin kendine ait kararlar almasının önüne geçildiğini ifade etti. Bu tarz bir bağlılığın, bireyde ciddi psikolojik yükler doğurduğunu ve özgürleşmenin önünü kestiğini vurguladı.

Freelancer mı, Necromancer mı? Yeni nesil işler ailelerce hâlâ anlaşılmıyor
Harun Can, dijital dünyadaki yeni iş modellerinin aileler tarafından hâlâ “gerçek iş” olarak görülmediğini mizahi bir dille anlattı. Freelancer olarak çalışan gençlerin, ailelerinden gördükleri baskıyı eleştiren Can, “Yaratıcılık karın doyurmuyor. Freelancer, necromancer… Çık biraz dolaş!” şeklindeki aile replikleriyle toplumda oluşan ön yargıları hicvetti.
“Herkes yolunu bulmuş gibi geliyor, ama öyle değil”
Videonun en dikkat çeken kısımlarından biri ise gençlerin sosyal medyada gördükleri “başarılı hayatlar” karşısında kendilerini eksik ve yetersiz hissetmeleri. Can bu noktada, görünenden çok daha karmaşık bir gerçekliğe dikkat çekiyor: “Herkesin yolunu bulmuş gibi göründüğü bir dünyada kendini geride kalmış sanıyorsun. Ama o görünenden ibaret değil. Gerçek başarı, istikrar ve sabırla bir şeyleri inşa etmekte.”

“Diploma sihirli bir değnek değil”
Diplomanın, yıllarca beklenen bir dönüm noktası olarak görüldüğünü, ancak tek başına hiçbir şeyi garanti etmediğini söyleyen Harun Can, “Diploma bizim toplumumuzda masallardaki sihirli değnek gibi görülüyor. Oysa ertesi gün seni hayata hazırlayan hiçbir şey yok,” dedi.
Çözüm: İçeriden gelen gücü beslemek
Harun Can, gençlere sadece sistemin aksaklıklarını anlatmakla kalmadı, aynı zamanda içsel gücün önemini vurguladı. “Benim kimsem yoktu. Sadece kendime inanıyordum. Kendine inanmadan bir yol yürüyemezsin,” diyerek inancın ve direncin mezuniyet sonrası yaşanacak çalkantılara karşı en güçlü dayanak olduğunu söyledi.
Harun Can’ın videosu, yalnızca bir bireyin deneyimi değil, bir neslin ruh halini yansıtıyor. Üniversite sonrası hayata hazırlıksız bırakılan, baskıyla şekillendirilen ve kendi yolunu bulması için yeterince cesaretlendirilmeyen gençler için bu video bir dertleşme alanı. Harun Can, samimi anlatımıyla bu sessiz kalmış gerçekleri su yüzüne çıkarırken, gençlerin kendilerine yeniden inanmaları için de güçlü bir çağrı yapıyor.
Şefiye YILDIRIM
