Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Fransız, Alman ve İspanyol savunma bakanları toplantısı, projeyi kurtarmaya yönelik beklentileri boşa çıkardı. Savunma çevrelerine yakın kaynaklar, yaklaşık 100 milyar euro bütçeye sahip olan FCAS programının artık hayata geçirilmesinin “son derece zor” hale geldiğini ifade ediyor.

Ortaklar Yıllardır Uzlaşamıyor
Projenin beş yılı aşkın süredir net bir yol haritası oluşturamaması, FCAS’ın geleceğini ciddi şekilde tartışmalı hale getirdi. Kaynaklara göre Fransa, nihai kararın 2026’ya ertelenmesini isterken; Almanya ise 2025 yılının sonunda projenin kaderinin netleşmesini talep ediyor. Avrupa Birliği liderlerinin bu hafta Brüksel’de gerçekleştirdiği zirvede, FCAS’ın bir üst aşamaya taşınacağına dair bir açıklama yapılması planlanıyordu ancak bu beklenti de karşılık bulmadı.

Teknik ve Stratejik Anlaşmazlıklar Derinleşiyor
Sorun yalnızca takvimle sınırlı değil. Üç ülke, FCAS kapsamında planlanan “combat cloud”, insansız hava araçları ve ağ merkezli harp sistemleri konusunda da ortak bir noktada buluşamıyor. Programın temel hedefi, Avrupa ülkelerinin kullandığı 4. nesil savaş uçaklarını 2040 yılına kadar tamamen devre dışı bırakmaktı. Ancak mevcut tablo, bu hedefin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini gösteriyor.

Krizin merkezinde ise Fransız savunma şirketi Dassault ile Alman ortağı Airbus arasındaki liderlik mücadelesi bulunuyor. Dassault’un projede ana yüklenici rolünü üstlenme isteği, Almanya tarafından kabul edilemez olarak değerlendiriliyor. Bu durum, teknik iş birliğinin önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor.

Operasyonel İhtiyaçlar da Uyuşmuyor
Ülkelerin askeri ihtiyaçları arasındaki farklar da projeyi zora sokuyor. Fransa, nükleer başlık taşıyabilen ve uçak gemisiyle entegre çalışabilecek bir savaş uçağı talep ederken; Almanya’nın uçak gemisi bulunmuyor. Ayrıca Berlin yönetimi, NATO’nun nükleer paylaşım misyonu kapsamında ABD yapımı F-35 savaş uçaklarını envanterine katma kararı almış durumda. Bu tercihler, FCAS’a olan stratejik bağlılığı daha da tartışmalı hale getiriyor.

Dassault’un üst düzey yöneticilerinden biri de projenin geleceğine dair şüphelerini dile getirerek, Almanya’nın ABD savunma sistemlerine olan bağımlılığını gözden geçirmesi halinde sürecin değişebileceğini savundu. Buna karşın Fransız ve Alman savunma bakanlıklarından henüz resmi bir açıklama gelmiş değil.

Türkiye FCAS’a Yakın Takipte
Öte yandan Milli Muharip Uçak KAAN projesiyle 5. nesil savaş uçağı geliştirme sürecinde önemli bir aşamaya gelen Türkiye, FCAS programını da yakından izliyor. Fransız Senatosu’nun Şubat 2025’te yayımladığı Dışişleri ve Savunma Komisyonu raporunda, Türk Savunma Sanayii Başkanlığı yetkililerinin, Türkiye’nin 5. ve 6. nesil savaş uçağı hedefleri doğrultusunda FCAS’a katılma isteğini dile getirdiği belirtilmişti.

Almanya ve İspanya’nın Türkiye ile mevcut askeri ve savunma sanayii iş birlikleri göz önünde bulundurulduğunda, Ankara’nın bu iki ülke üzerinden programa dahil olmayı değerlendirdiği ifade ediliyor. Ancak Fransa’nın, şu aşamada FCAS’a yeni ortaklar dahil edilmesine mesafeli yaklaştığı vurgulanıyor.

Avrupa savunma sanayiinin geleceği açısından kritik öneme sahip olan FCAS programında yaşanan bu kriz, yalnızca üç ülkeyi değil, projeye ilgi duyan tüm aktörleri yakından ilgilendiren bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
HABER MERKEZİ
