Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşanan olay, trafikte giderek daha sık karşılaştığımız öfke patlamalarının ne kadar tehlikeli bir noktaya ulaşabildiğini bir kez daha gösterdi. Bir motokurye ile üç tekerlekli motosiklet sürücüsü arasında başlayan tartışmanın kısa sürede fiziksel saldırıya dönüşmesi, kask kamerasına saniye saniye yansıdı.
Görüntülerde sürücünün motokuryenin üzerine yürüdüğü, “Seni gebertirim” diyerek tehdit ettiği ve ardından yumruk ve kafa darbeleriyle saldırdığı görülüyor. Üstelik yaşanan arbede sırasında motokuryenin motosikleti de yere düşüyor.
Burada üzerinde durulması gereken yalnızca birkaç saniyelik bir trafik tartışması değil. Asıl mesele, trafikte yapılan küçücük bir hatanın veya verilen bir tepkinin nasıl saniyeler içinde şiddete dönüşebildiği.
Motokuryenin olaydan sonra yaptığı açıklama ise dikkat çekici. Kendisine saldırılmasına rağmen karşılık vermediğini, bunu korktuğu için değil; ehliyetinden, işinden ve ekmeğinden olmamak için yaptığını söylüyor. Ardından da konuyu polise taşıdığını belirtiyor.
İşte tam da olması gereken davranış bu.
Trafikte haklı olduğunuzu düşünmeniz, karşınızdaki kişiye saldırma hakkı vermez. Aynı şekilde saldırıya uğradığınızda karşılık vermek de çoğu zaman olayı daha büyük bir çıkmaza sürükler. Birkaç saniyelik öfke; yaralanmayla, adli süreçle, iş kaybıyla hatta telafisi mümkün olmayan sonuçlarla bitebilir.
Özellikle motokuryeler günün büyük bölümünü trafikte geçiriyor. Sipariş yetiştirme baskısı, yoğun trafik, dikkatsiz sürücüler ve sürekli değişen yol koşulları zaten mesleklerini yeterince zorlaştırıyor. Buna bir de trafikte şiddet tehdidinin eklenmesi kabul edilebilir değil.
Korna çalmak, yol istemek, hatalı sollamak veya trafikte yaşanan herhangi bir anlaşmazlık hiçbir zaman yumruğun gerekçesi olamaz.
Direksiyon başına geçtiğimiz anda yalnızca kendi hayatımızdan değil, çevremizdeki insanların güvenliğinden de sorumluyuz. Bazen frene basmak sadece aracı durdurmak değildir; öfkeyi de durdurabilmektir.
Körfez’de yaşanan bu olaydan geriye belki de herkesin kendisine sorması gereken tek bir soru kalıyor:
Trafikte birkaç saniyelik öfke, insanın işinden, özgürlüğünden hatta hayatından olmasına değer mi?Cevabı çok açık.
ü
