Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde yaşanan görüntüler, sıradan bir mahalle kavgasının çok ötesinde düşündürücü bir tablo ortaya koydu. Bir kamelyada başlayan tartışma kısa sürede saç saça kavgaya dönüştü. Çevredeki insanlar tarafları ayırmaya çalışırken, olayın en ağır yükünü ise ne kavgaya karışanlar ne de izleyenler taşıdı. O yük, korkudan ağlayan çocukların omuzlarındaydı.

Çocuklar ağladı, kadınlar kavgaya devam etti.

Belki de görüntülerin en çarpıcı tarafı tam olarak buydu.

Yetişkinler arasında anlaşmazlık çıkabilir. İnsanlar öfkelenebilir, tartışabilir, hatta zaman zaman kontrolünü kaybedebilir. Ancak işin içinde çocuklar varsa, yetişkin olmanın sorumluluğu tam da o anda kendini göstermeli. Çünkü bir çocuğun gözünün önünde yaşanan şiddet, kavga bittiğinde sona ermiyor.

Yetişkinler birkaç saat sonra sakinleşebilir. Tartışmanın nedeni unutulabilir, taraflar belki günün birinde barışabilir. Fakat o çocukların hafızasında yere düşen insanlar, bağırışlar, saç saça kavga ve çevrede oluşan panik çok daha uzun süre kalabilir.

Üstelik çocuklar gördüklerini yalnızca izlemiyor, öğreniyor da.

Sorunların bağırarak çözüldüğünü, öfkelendiğinde karşısındakine saldırmanın mümkün olduğunu, insanların birbirine fiziksel güç uygulayabileceğini görerek büyüyen bir çocuğa daha sonra “Şiddet çözüm değildir” demek ne kadar etkili olabilir?

Tavan Çöktü, Yolcuların Güveni Sarsıldı
Tavan Çöktü, Yolcuların Güveni Sarsıldı
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle mesele yalnızca “iki kadın kavga etti” denilip geçilecek kadar basit değil.

Asıl mesele, yetişkinlerin öfkelerini çocukların dünyasına taşımalarıdır.

O görüntülerde çocukların ağlaması aslında sessiz bir çağrı gibiydi: “Durun.”

Ama ne yazık ki o çağrı, kavganın sıcaklığı içinde duyulmadı.

Bugün sosyal medyada birkaç saniyelik görüntü olarak izleyip geçtiğimiz olayların arkasında çocukların korkuları, kaygıları ve hafızalarına kazınan sahneler bulunuyor. Belki de bu yüzden böyle olaylarda ilk sormamız gereken soru, “Kavgayı kim başlattı?” değil, “Çocuklar neden buna şahit olmak zorunda kaldı?” olmalı.

Çünkü yetişkinlerin öfkesi geçer.

Ama çocukların gözünde bıraktığı iz, bazen yıllarca kalır.

Bir kavganın kazananı zaten olmaz. Hele çocukların gözyaşı döktüğü bir kavganın, hiç olmaz.

ü