Bursa’da yaşanan görüntüler insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor: Bir insan birkaç dakika içerisinde hem kendi hayatını hem çevresindeki insanların hayatını kaç kez tehlikeye atabilir?

Osmangazi’de gece saatlerinde yaşanan olay, ters yönde ilerlediği belirtilen bir otomobilin polis ekipleri tarafından durdurulmasıyla başladı. Aslında buraya kadar karşı karşıya olduğumuz şey ciddi ama ne yazık ki zaman zaman rastladığımız bir trafik ihlaliydi. Ancak sonrasında yaşananlar, meseleyi basit bir trafik hatasının çok ötesine taşıdı.

Sürücü Büşra A.’nın polis ekiplerine direnmesi, olayı görüntüleyen gazetecilere tepki göstermesi, kameraya doğru tükürmesi ve polis aracına saldırması görüntülere yansıdı. Dahası, ekiplerin elinden kurtulduktan sonra trafiğin aktığı anayola koşmasıyla olay artık yalnızca kamu düzeni meselesi olmaktan çıktı, saniyeler içerisinde bir yaşam mücadelesine dönüştü.

Çünkü o anayolda ilerleyen sürücülerin hiçbirinin böyle bir tabloyla karşılaşmaya hazırlıklı olması mümkün değildi.

Bir düşünün…

Gece vakti aracınızla seyir halindesiniz. Önünüze bir anda koşarak bir insan çıkıyor. Fren yapmaya çalışıyorsunuz. Belki direksiyonu kırıyorsunuz. O birkaç saniyede yalnızca yola çıkan kişinin değil, sizin, yanınızdaki ailenizin ve diğer sürücülerin hayatı da tehlikeye giriyor.

Bir Anlık Öfke, Bir Ömürlük Pişmanlık
Bir Anlık Öfke, Bir Ömürlük Pişmanlık
İçeriği Görüntüle

İşte bu nedenle trafikte yapılan hiçbir hareket yalnızca “beni ilgilendirir” denilerek geçiştirilemez.

Direksiyon başına geçtiğiniz anda artık yalnız değilsiniz. Attığınız her adımın, yaptığınız her hatanın başka insanların yaşamına dokunma ihtimali var.

Olaydaki en düşündürücü görüntülerden biri de polis ekiplerinin kadını araçların altında kalmaktan son anda kurtarmasıydı. Birkaç saniyelik gecikme belki de bugün bambaşka bir haber konuşuyor olmamıza neden olacaktı.

Bir başka dikkat çekici nokta ise gazetecilere yönelik tavırdı.

Gazeteciler kamusal alanda yaşanan ve haber değeri taşıyan bir olayı görüntülüyordu. Kameraya tükürmek, bağırmak ya da saldırgan tavırlar sergilemek yaşananları ortadan kaldırmıyor. Tam tersine, olayın boyutunu daha da büyütüyor.

Üstelik sürücünün kendisinin sanatçı olduğunu iddia etmesi de görüntülerde dikkat çeken ayrıntılardan biri oldu. Fakat insanın mesleği, unvanı ya da toplumdaki konumu ne olursa olsun trafik kuralları da kamu düzeni de herkes için aynı olmak zorunda.

Bu olayda belki de en önemli kelime “sorumluluk”.

Trafikte sorumluluk…

Polise karşı sorumluluk…

Çevredeki insanlara karşı sorumluluk…

Ve en önemlisi insanın kendi hayatına karşı sorumluluğu.

Çünkü birkaç dakikalık öfke, kontrolsüzlük veya düşünmeden yapılan bir hareket bazen yıllarca telafi edilemeyecek sonuçlar doğurabiliyor.

Bursa’da yaşanan olay şans eseri can kaybı yaşanmadan sona erdi. Polis ekiplerinin müdahalesiyle kadın sürücü araçların altında kalmaktan kurtarıldı.

Ancak her olayın sonu bu kadar şanslı bitmeyebilir.

Trafik yalnızca otomobil kullanmak değildir. Trafik sabırdır, kurala uymaktır, karşınızdaki insanın yaşam hakkına saygı göstermektir.

Ve bazen insanın kendisini kontrol edebilmesi, direksiyonu kontrol edebilmesinden çok daha önemlidir.