Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen Anadolu Sohbetleri programında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Uçum'un açıklamalarında yeni infaz düzenlemesi, cezaevlerindeki yoğunluk, düzenlemenin hangi suçları kapsayabileceği, Terörsüz Türkiye süreci, Selahattin Demirtaş'ın durumu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı, seçim tarihi ve yeni anayasa çalışmaları öne çıktı.
Uçum'un 17 Eylül 2026 tarihli açıklamalarında genel bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışıldığını ve bunun Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin özel düzenlemeden ayrı ele alındığını belirttiği aktarıldı.
CEZAEVLERİNDEKİ HÜKÜMLÜ SAYISINA DİKKAT ÇEKTİ
Yeni infaz düzenlemesinin gündeme gelmesinin önemli nedenlerinden birinin cezaevlerindeki yoğunluk olduğunu belirten Uçum, cezaevlerindeki hükümlü sayısının 440 bini geçtiğini ifade etti.
Cezaevlerinde bir "kalabalıklaşma sorunu" bulunduğunu söyleyen Uçum, Adalet Bakanlığı ile ilgili kurulların infaz sistemi konusunda kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.
Uçum'un açıklamalarına göre çalışma, yalnızca cezaevlerindeki yoğunluğun azaltılmasına yönelik bir adım olarak değil, infaz hukukunun daha geniş kapsamlı biçimde yeniden değerlendirilmesi çerçevesinde ele alınıyor.
YENİ İNFAZ DÜZENLEMESİ GENEL AF MI?Kamuoyunda en çok merak edilen konuların başında yeni düzenlemenin genel af anlamına gelip gelmeyeceği geliyor.
Uçum, çalışmanın bir genel af düzenlemesi olmadığını belirterek yeni sistemde hem hükümlülerin hem de suç mağdurlarının durumunun dikkate alınacağını söyledi.
İnfaz sistemine ilişkin temel yaklaşımı "mahkumlar için adil, mağdurlar için tatminkâr" şeklinde açıklayan Uçum, yapılacak değişikliklerin mağdurlar açısından olumsuz sonuç doğurmamasının amaçlandığını ifade etti.
İNFAZ SÜRELERİNDE DEĞİŞİKLİK OLABİLİR
Yeni infaz düzenlemesinde en dikkat çeken başlıklardan biri de cezaevinde geçirilmesi gereken süreler oldu.
Uçum, genel infaz hukuku düzenlemesi kapsamında bazı iyileştirmelerin gündeme gelebileceğini ve bunların sürelerle ilgili olabileceğini söyledi.
Ancak hangi suçlarda ne kadar süre değişikliği yapılacağı, koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik sisteminde yeni bir formül uygulanıp uygulanmayacağı konusunda henüz ayrıntılı bir metin açıklanmadı.
Uçum da çalışmanın teknik boyutunun devam ettiğine işaret ederek somut ayrıntıların düzenleme ortaya çıktığında netleşeceğini belirtti.
HER SUÇ YENİ DÜZENLEME KAPSAMINA GİRMEYEBİLİRYeni infaz düzenlemesinde bütün suçlara aynı kuralların uygulanması beklenmiyor.
Uçum, genel bir infaz düzenlemesi yapılsa dahi bazı suçların istisna tutulabileceğini söyledi. Özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı suçlara ilişkin mevcut hassasiyetlerin devam ettiğini ifade eden Uçum, bu alanlarda bazı kısıtlamaların korunabileceğini kaydetti.
Toplumda ciddi rahatsızlık oluşturan bazı suç türlerinde de farklı uygulamaların gündeme gelebileceğini belirten Uçum, hangi suçların istisna tutulacağına ilişkin kesin listenin henüz oluşmadığını vurguladı.
Bu nedenle düzenlemenin kapsamına ilişkin kesin değerlendirme yapılabilmesi için hazırlanacak kanun teklifinin maddelerinin görülmesi gerekecek.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE DÜZENLEMESİNDEN AYRI OLACAK
Uçum, genel infaz düzenlemesinin Terörsüz Türkiye süreci kapsamında çıkarılan özel kanunla karıştırılmaması gerektiğini de söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 18 Ağustos 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Söz konusu düzenleme belirli PKK/KCK bağlantılı suçlar ve süreç için özel hükümler içeriyor.
Uçum ise üzerinde çalışılan genel infaz hukuku değişikliğinin bundan bağımsız olduğunu belirterek özel kanunun diğer düzenlemelere emsal oluşturacak şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
SELAHATTİN DEMİRTAŞ YARARLANABİLİR Mİ?Programda eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Terörsüz Türkiye süreciyle bağlantılı özel düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağı da Uçum'a soruldu.
Uçum, şartların oluşmasının ardından Demirtaş'ın başvuruda bulunmasını engelleyen bir durum olmadığını, ancak böyle bir başvuru yapılması halinde kararın ilgili mahkeme tarafından verileceğini söyledi.
Mahkemenin başvuruyu kişi, örgütsel bağlantı, suç türü ve düzenlemedeki istisnalar açısından değerlendireceğini ifade eden Uçum, sonucu belirleyecek makamın yargı olduğunu vurguladı.
ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI İÇİN SEÇİMLERİN YENİLENMESİ FORMÜLÜUçum'un gündeme ilişkin açıklamalarında seçim tarihi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olması konusu da yer aldı.
Uçum, Erdoğan'ın yeniden adaylığının mevcut anayasal çerçevede mümkün olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimlerin yenilenmesi yönünde karar alması gerektiğini belirtti.
Anayasa'nın 116'ncı maddesine göre TBMM, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebiliyor. Aynı maddede, Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesi kararı alınması halinde Cumhurbaşkanının bir defa daha aday olabileceği hükmü bulunuyor.
16 NİSAN 2028 TARİHİNİ İŞARET ETTİ
Uçum, seçimlerin 2028 yılında normal takvimden kısa süre önce yenilenmesine ilişkin kendi öngörüsünü de paylaştı.
Meclisin gerekli çoğunlukla seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde 16 Nisan 2028'in seçim için mümkün tarihlerden biri olabileceğini söyleyen Uçum, bu tarihin 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen anayasa referandumunun yıl dönümü olması nedeniyle sembolik anlam taşıdığını ifade etti.
Uçum ayrıca 2027'nin son çeyreğinde seçim yapılması ihtimalini düşük gördüğünü belirtti. Seçim tarihine ilişkin nihai kararın ise siyasi irade ve TBMM tarafından verileceğini ifade etti.
Dolayısıyla 16 Nisan 2028 tarihi kesinleşmiş resmi seçim tarihi değil, Uçum tarafından dile getirilen olası tarihlerden biri olarak öne çıkıyor. "50+1" KURALINA İLİŞKİN AÇIKLAMACumhurbaşkanlığı seçimlerinde uygulanan yüzde 50+1 sistemi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Uçum, bu kuralın mevcut sistemin temel unsurlarından olduğunu savundu.
Kuralın değiştirilmesi için anayasa değişikliğine ihtiyaç bulunduğunu belirten Uçum, mevcut sistem içinde yüzde 50+1 uygulamasının devam edeceği görüşünü dile getirdi.
YENİ ANAYASA İÇİN TARİH VERDİ Mİ?Uçum'un açıklamalarındaki bir diğer başlık ise yeni anayasa çalışmaları oldu.
Türkiye'nin yeni anayasa gündeminin devam edeceğini belirten Uçum, buna karşın kapsamlı bir yeni anayasanın mevcut seçim döneminin sonuna kadar hazırlanarak hayata geçirilmesi ihtimalini düşük gördüğünü söyledi.
Kapsamlı bir anayasa hazırlığının uzun süreli çalışma gerektirdiğini ifade eden Uçum, seçimlere kalan süre nedeniyle sürecin tamamlanmasının zor olacağı değerlendirmesinde bulundu.
Böylece Uçum'un açıklamalarında önümüzdeki dönemin en somut hukuk başlıklarından biri olarak genel af niteliğinde olmayacağı belirtilen yeni infaz hukuku düzenlemesi öne çıktı. Çalışmanın hangi suçları kapsayacağı, infaz sürelerinin nasıl değişeceği ve hangi suçların istisna tutulacağı ise hazırlanacak somut düzenleme metniyle netleşecek.İHA





