Adalar fayı iddialarına net yanıt
Kamuoyunda sıkça gündeme getirilen Adalar Fayı ile ilgili senaryoları da “zombi fay” olarak niteleyen Üşümezsoy, bu fayın 1894 depremiyle enerjisini tükettiğini ve günümüzde aktif olmadığını savundu. Adalar Fayı’nın Kuzey Anadolu Fayı’nın bir parçası gibi gösterilmesinin bilimsel olarak yanlış olduğunu belirten Üşümezsoy, bu tür modellerin toplumda gereksiz korku yarattığını dile getirdi.
“Tek parça fay, büyük deprem senaryosu gerçeği yansıtmıyor”
Üşümezsoy’a göre Marmara’da sıkça dillendirilen 7.2, 7.4 ve 7.6 büyüklüğündeki deprem senaryoları; fayları cetvelle çizilmiş gibi tek parça kabul eden, jeoloji ve kırılma fiziğini göz ardı eden yaklaşımlara dayanıyor. Oysa Marmara’daki faylar segmentli yapılar gösteriyor ve her bir segmentin kırılması farklı büyklükte depremler üretiyor.
“Bilimsel veriler korku senaryolarını doğrulamıyor”
Üşümezsoy, GPS ölçümleri, batimetri çalışmaları ve artçı deprem dağılımlarının birlikte değerlendirildiğinde; Avcılar ve Adalar faylarında güncel bir stres birikimi bulunmadığını söyledi. Bu nedenle İstanbul için bu faylar üzerinden üretilen büyük deprem senaryolarının bilimsel karşılığı olmadığını ifade etti.
“Gerçek risk doğru fayda aranmalı”
Son olarak Üşümezsoy, deprem riskinin doğru anlaşılabilmesi için terk edilmiş veya aktif olmayan faylar yerine, gerçekten stres biriktiren segmentlere odaklanılması gerektiğini belirtti. Yanlış fay modelleri üzerinden yapılan yorumların hem bilimsel hem de toplumsal açıdan zarar verdiğini vurguladı.
Serpil ADAK
https://www.youtube.com/watch?v=sZQt0_KBT9s




