Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem, İslam dünyasında manevi değeri yüksek zaman dilimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu ayda tutulacak nafile oruçlar ve özellikle Aşûrâ günü orucu, milyonlarca Müslüman tarafından ibadet amacıyla yerine getiriliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın paylaştığı bilgilere göre, Muharrem orucunda niyetin kalben yapılması yeterli olurken, sahura kalkmak da niyet yerine geçiyor.
Muharrem orucu nasıl niyet edilir?
Diyanet’e göre orucun geçerli olabilmesi için niyet etmek şart. Kalpten niyet edilmesi yeterli kabul edilse de bunu dil ile ifade etmek mendup olarak görülüyor.
Muharrem orucu için şu şekilde niyet edilebilir:
“Allah rızası için yarın oruç tutmaya niyet ettim.”
Ya da,
“Allah’ım, senin rızan için Muharrem ayı orucunu tutmaya niyet ettim.”
Sahura kalkmak da niyet sayıldığı için ayrıca sözlü niyet edilmemesi oruca engel oluşturmuyor.

Muharrem orucu ne zaman tutulur?
2026 yılında Muharrem ayının 10. günü olan Aşûrâ Günü 25 Haziran Perşembe gününe denk geliyor.
İslam âlimleri, Hz. Peygamber’in tavsiyesi doğrultusunda yalnızca 10 Muharrem değil, Yahudilere benzememek amacıyla;
- 9 ve 10 Muharrem birlikte,
- veya 10 ve 11 Muharrem birlikte
oruç tutulmasını daha faziletli kabul ediyor.
Niyet vakti ne zamana kadar?
Nafile oruçlarda niyet vakti, güneş battıktan sonra başlıyor ve ertesi gün güneş tepe noktasına gelmeden önceye kadar devam ediyor. Ancak bu süre içinde herhangi bir şey yenilip içilmemiş ve orucu bozan bir davranışta bulunulmamış olması gerekiyor.
Kaza, kefaret ve adak oruçlarında ise niyetin en geç imsak vaktine kadar yapılması gerekiyor.

Aşûrâ günü orucu neden tutulur?
Dini kaynaklara göre Hz. Peygamber (s.a.s.), Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin Aşûrâ günü oruç tuttuğunu görmüş ve bunun sebebini sormuştur. Kendisine, Hz. Musa’nın o gün Firavun’un zulmünden kurtulduğu için şükür amacıyla oruç tuttuğu söylenince, Resûlullah da:
“Ben Musa’ya sizden daha yakınım.” buyurarak o gün oruç tutmuş ve Müslümanlara da tavsiye etmiştir.
Hadis-i şeriflerde Aşûrâ günü tutulan orucun, kişinin bir önceki yılın günahlarına kefaret olmasının umulduğu bildirilmektedir. Bununla birlikte Ramazan orucu farz kılındıktan sonra Aşûrâ orucu farz olmaktan çıkmış, isteyenlerin tutabileceği sünnet ve nafile bir ibadet olarak uygulanmaya devam etmiştir.
HABER MERKEZİ
