Türkiye, savunma sanayinde attığı adımlarla dikkat çekmeye devam ediyor. Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, YouTube kanalındaki son yayınında çelik kubbe konseptinden milli muharip uçak Kaan’a, S-400’lerden Akıncı ve Kızılelma’ya kadar birçok kritik gelişmeyi değerlendirdi. Yarar, Türkiye’nin hem maliyet avantajı hem de stratejik bağımsızlık sağlayan yerli üretim hamleleriyle bölgesel caydırıcılığını artırdığını vurguladı.

Hava Savunmada Çelik Kalkan
Mete Yarar, Türkiye’nin “çelik kubbe” olarak adlandırılan entegre hava savunma konseptine dikkat çekti. Bu sistemin en önemli avantajının, farklı hava savunma unsurlarının yapay zekâ destekli bir ağ üzerinden birbirleriyle iletişim kurabilmesi olduğunu belirtti. Yarar, “Bizim çelik kubbemiz, ‘Hakim’ adlı yapay zekâ yazılımıyla yönetiliyor. Radar verilerini analiz eden bu sistem, hangi hedefe hangi silahla müdahale edilmesi gerektiğini saniyeler içinde belirliyor” dedi.
Yarar ayrıca, balistik füze önleme kapasitesine sahip S-400’lerin hâlâ kritik rol oynadığını vurgulayarak, “S-400’ler savunma amaçlıdır, saldırı silahı değildir. Ancak saldırı anında devreye girer ve bu yönüyle çelik kubbeyi tamamlar” ifadelerini kullandı.

Savunma Sanayinde Tasarruf ve Yerli Üretim
Türkiye’nin son dönemde ürettiği 47 hava savunma sistemi parçasının 460 milyon euroya mal edildiğini hatırlatan Yarar, aynı sistemlerin yurt dışından alınması halinde fiyatın en az on katına çıkacağını söyledi. Bu durumun yalnızca maliyet avantajı yaratmadığını, aynı zamanda stratejik bağımsızlık sağladığını vurguladı.
Akıncı ve Kızılelma ile Yeni Dönem
Türk savunma sanayisinin bir diğer gücü olarak insansız hava araçlarına dikkat çeken Mete Yarar, Akıncı TİHA’nın taşıdığı yerli mühimmat çeşitliliğiyle birçok ülkenin önünde olduğunu dile getirdi. “Türkiye, Siha’dan atılabilen mühimmat çeşitliliğinde dünyada bir numara. Bu da Akıncı’yı adeta bir F-16 gibi kullanabilmemizi sağlıyor” dedi.
Ayrıca Bayraktar Kızılelma’nın 2026 yılında envantere gireceğini belirten Yarar, “12 adet Kızılelma ile başlayacağız. 2028’e geldiğimizde Kızılelma, Anka-3 ve Milli Muharip Uçak ile ciddi bir hava gücüne ulaşacağız” dedi.

Tank ve Uçak Modernizasyonu
Tanklar konusunda Türkiye’nin önemli bir modernizasyon kabiliyetine sahip olduğunu söyleyen Yarar, Şili’nin Leopard tanklarının modernizasyonunu Türkiye’ye emanet ettiğini örnek gösterdi. Ancak esas sıkıntının uçaklarda olduğunu belirterek, F-16’ların Özgür Projesi kapsamında blok 70 seviyesine çıkarıldığını ve 12 milyar dolarlık tasarruf sağlandığını açıkladı.
Kaan’da Takvim Öne Çekildi
Milli muharip uçak Kaan’ın üretiminde ise sürecin planlanandan önde gittiğini söyleyen Yarar, “Şu anda aynı anda altı prototip üretiliyor. 2026’nın ilk çeyreğinde gökyüzüne çıkması hedefleniyor” dedi. Ayrıca Kaan’ın yalnızca F-35 seviyesinde değil, F-22 ayarında bir uçak olarak tasarlandığını vurguladı.

“Dayak Yiyecek Aşamada Değiliz”
Programının sonunda Türkiye’nin caydırıcılık gücünü de değerlendiren Mete Yarar, “Evet eksiklerimiz var, ancak biz hiçbir şekilde dayak yiyecek bir aşamada değiliz. Sakarya Meydan Muharebesi’nden bu yana bu millet geri adım atmadı, bundan sonra da atmayacak” sözleriyle dikkat çekti.
Şefiye YILDIRIM
