İstanbul Sultangazi’de yaşanan olay, gıda güvenliği konusunda denetimin ve vatandaşın dikkatinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kahvaltı için sucuk alan bir vatandaş, ürünün görüntüsünden şüphelenip ambalajı biraz daha dikkatli inceleyince şaşırtıcı bir durumla karşılaştı. Ambalajın üzerindeki etiketi kaldırdığında, altta bulunan etikette ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini gördü. Vatandaşın iddiasına göre tarihi geçmiş ürün, üzerine yeni bir etiket yapıştırılarak yeniden satışa sunulmuştu.
Belki de bu olayın en düşündürücü tarafı şu: Vatandaş şüphelenmese, etiketi kaldırmasa ve o görüntüleri sosyal medyada paylaşmasa ne olacaktı?
Sosyal medyada yayılan görüntüler üzerine Sultangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri mağazada denetim yaptı. Rafların tek tek kontrol edilmesi sonucunda son kullanma tarihi geçmiş başka ürünlerin de bulunduğu belirlendi. Yapılan tespitlerin ardından iş yeri mühürlendi.
Gıda söz konusu olduğunda mesele yalnızca tüketicinin ödediği birkaç yüz lira değildir. İnsan sağlığı söz konusudur. Son kullanma tarihi geçmiş bir ürünün satışta tutulması bile kabul edilemezken, tarihin değiştirilerek ürünün yeniden satışa sunulduğu iddiası çok daha ciddi bir tablo ortaya koyuyor.
Tüketicinin market rafındaki her ürünü dedektif gibi incelemek zorunda kalmaması gerekir. Bir ürün raftaysa vatandaş onun denetlenmiş, güvenilir ve tüketilebilir olduğunu düşünür. Ticaretin temelinde de zaten bu güven vardır.
Sultangazi’deki olayda bir vatandaşın dikkati denetimin başlamasına neden oldu. Ancak gıda güvenliği yalnızca vatandaşın dikkatiyle sağlanamaz. Denetimlerin düzenli yapılması, tarihi geçmiş ürünlere karşı taviz verilmemesi ve kuralları ihlal eden işletmelere caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerekiyor.
Çünkü etiket değişebilir ama gerçek değişmez.
Son kullanma tarihi geçmişse, o ürün artık rafta olmamalıdır.
