Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Melih Kadir Efe
Melih Kadir Efe

Emeğin Bedeli Kaç Lira?

Bir kuaföre gidiyorsunuz. Profesyonel makyaj yaptırıyorsunuz. Yüz bakımınızı yaptırıyor, kirpik uygulaması yaptırıyor, türban tasarımınızı tamamlatıyorsunuz. Aynaya bakıp memnun kalıyorsunuz. Sonra kapıdan çıkıp arkanıza bile bakmadan koşarak uzaklaşıyorsunuz.

Geriye ne kalıyor?

Sadece ödenmemiş 3 bin 400 liralık bir hesap mı?

Hayır.

Asıl geride kalan, bir esnafın emeğine duyulan saygının eksikliği oluyor.

Arnavutköy’de yaşanan bu olay, ilk bakışta basit bir “ücret ödemeden kaçma” vakası gibi görülebilir. Ancak meselenin özünde çok daha büyük bir sorun var. Çünkü burada çalınan yalnızca para değil; saatlerce verilen emek, harcanan malzeme, gösterilen özen ve kazanılmaya çalışılan güven.

İşletme sahibinin “29 yıldır ilk kez böyle bir olayla karşılaştım” sözleri aslında meselenin ne kadar can yakıcı olduğunu ortaya koyuyor. Yıllarca dürüstçe çalışan bir esnafın yaşadığı hayal kırıklığı, kaybettiği paradan daha ağır olabilir.

Daha da düşündürücü olan ise aynı kişinin başka bir kuaförü de benzer yöntemle mağdur ettiği iddiası. Eğer bu doğruysa, artık ortada tek seferlik bir fırsatçılık değil, bilinçli bir davranış biçimi vardır. Böyle durumlarda zarar yalnızca bir işletmeye verilmez; tüm esnaf birbirinden şüphe duymaya başlar. Yeni gelen müşteriye güvenmek zorlaşır. Ön ödeme istemek zorunda kalınır. Bunun bedelini ise dürüst insanlar da öder.

Oysa toplumun temelinde güven vardır. Bir berber, bir kuaför, bir terzi ya da küçük bir esnaf, müşterisini önce insan olarak görür. Hizmetini sunar, ardından ücretini alacağını düşünür. Bu güven duygusu zedelendiğinde sadece bir işletme değil, toplumsal ilişkiler de yara alır.

Elbette herkes ekonomik sıkıntılar yaşayabilir. Ancak ihtiyaç sahibi olmak ile başkasının emeğini gasp etmek arasında büyük bir fark vardır. Nitekim işletme sahibinin söylediği gibi, gerçekten yardım isteseydi belki de eli boş gönderilmeyecekti. Çünkü bu toplumda paylaşmayı bilen, zor durumda olana destek olan insan sayısı hâlâ çok fazla.

Bugün bir kuaförün kapısından ücret ödemeden çıkılır. Yarın başka bir esnafın. Sonra bir taksici, bir restoran, bir market… Eğer bu davranışlar normalleşirse kaybeden sadece esnaf olmaz; dürüstlük de değerini yitirir.

Emeğin karşılığını vermek, sadece hukuki değil, vicdani bir sorumluluktur. Çünkü para yeniden kazanılır. Ama insanların birbirine duyduğu güven kolay kolay geri gelmez.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 8 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER