Balıkesir’in gözde ilçesi Edremit, geçmişte bayramların en coşkulu, en içten yaşandığı yerlerden biriydi. Bugün teknolojinin gölgesinde kalan bayramlar, eskiden komşuluk, samimiyet ve misafirperverliğin doruk noktasıydı. “Bayram sabahı komşudan gelen kahkaha, tandırda pişen çörek, sokaklarda yankılanan çocuk sesleri…” diyenler için bu yazımız tam bir hatıra defteri…
Edremit’te bayram sabahı, gece saatlerinde mahalle arasında dolaşan davulcular ile başlardı. “Bayramınız mübarek olsun!” nidaları eşliğinde tüm kasaba uyanır, evlerde bayram telaşı başlardı. En güzel elbiseler hazırlanır, çocukların cepleri şeker ve harçlıklarla dolar, büyüklerin elleri öpülerek bayram harcı alınırdı.
Bayram, Edremitliler için sadece bir dini kutlama değil, aynı zamanda komşuluk ve paylaşımın en samimi halidir. Evlerde hazırlanan zeytinyağlılar, sarmalar, baklavalar önce kapı komşusuna götürülür, ardından eş-dost ziyaretleri başlardı. Her mahallede açık kapı geleneği vardı; kimse eli boş bırakılmaz, misafire kahveyle birlikte tatlı ikram edilirdi.
Şimdiki çocuklar gibi tablet değil, şeker torbaları taşırdı Edremitli çocuklar. Sabah erkenden bayramlık kıyafetleriyle ev ev dolaşan minikler, büyüklerin ellerini öper, karşılığında şeker, çikolata ve bazen de harçlık alırdı. En çok şekeri toplayan çocuk “mahalle şeker kralı” ilan edilirdi.
Bayram sabahlarının ilk adresi mezarlıklardı. Börülce Mezarlığı, Altınkum Kabristanı gibi yerler bayram sabahı dolup taşardı. Aileler, dualar eşliğinde kaybettikleri yakınlarını ziyaret eder, ardından tüm aile birlikte bayramlaşma sofralarına otururdu. Bugün hâlâ bu gelenekleri sürdüren birçok Edremitli bulunuyor.
Teknolojinin ve modern yaşamın gölgesinde, Edremit’te eski bayramlar artık sadece anlatılıyor. Ama o değerler hâlâ yaşatılıyor. Birçok Edremitli aile, hâlâ bayram sabahı mis gibi kahve pişirip komşusunu çağırıyor, çocuklara şeker ve harçlık veriyor.
Eğer bir gün Edremit sokaklarında dolaşırken yaşlı bir amcanın bayramda gözleri dolarsa, bilin ki aklında eski bayramlar var… Bizlere düşen görev, bu güzellikleri yeni nesillere aktarmak ve bayramları yeniden o eski sıcaklığıyla yaşamak.
Serpil ADAK