Depremlerde görülen en büyük hata panik yapılması olarak gösteriliyor. Sarsıntı başladığında kontrolü kaybetmek, hem kişinin hem de çevresindekilerin hareket alanını tehlikeye atıyor. Uzmanlar, panik nedeniyle düşmelerin, çarpmaların ve yanlış reflekslerin ciddi yaralanmalara yol açtığını belirtiyor. Panik halinin yanı sıra, vatandaşların merdivenlere ya da asansöre yönelmesi de en tehlikeli davranışlardan biri. Deprem sırasında merdiven boşlukları zayıf yapılar arasında yer alırken, asansörler ise arıza riski nedeniyle büyük tehlike oluşturuyor.
Deprem anında yapılan bir diğer yanlış davranış da pencere kenarlarına yönelmek. Sarsıntı sırasında kırılan camlar ciddi kesik ve yaralanmalara neden olabiliyor. Ayrıca vatandaşların koşarak dışarı çıkmaya çalışması da oldukça riskli bir hareket. Koşuşturma sırasında düşmeler, baş ve vücut travmaları yaşanabiliyor. Uzmanlar, sarsıntı bitmeden evden dışarı çıkmanın güvenli olmadığını vurguluyor.
Evlerde sabitlenmemiş eşyaların altında kalmak ise depremde en çok yaralanmaya neden olan durumlardan biri. Kitaplık, dolap, vitrin gibi ağır eşyaların devrilmesi, özellikle deprem anında kaçış ya da korunma refleksi gösteren kişilere büyük zarar verebiliyor. Benzer şekilde, balkon ve teraslara yönelmek de büyük risk taşıyor. Bu alanlar deprem sırasında yapısal olarak hasar görmeye en açık bölümler arasında yer alıyor.

Bir başka yaygın yanlış ise kapı eşiklerinde durmanın güvenli olduğu düşüncesi. Modern yapılarda kapı eşiklerinin eskisi gibi sağlam alanlar olmadığı belirtiliyor. Ayrıca deprem anında araçla kaçmaya çalışmak da tehlikeyi artırabiliyor. Sarsıntı sırasında trafik durabiliyor, araç kontrolü zorlaşabiliyor ve kazalar meydana gelebiliyor. Depremden sonra sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliğine inanmak da vatandaşların paniğini artırarak yanlış yönlendirmelere sebep olabiliyor.
Uzmanlara göre deprem sırasında yapılması gereken en doğru davranış “çök – kapan – tutun” pozisyonunu uygulamak. Bu pozisyon, düşme ve çarpma riskini en aza indirdiği için hayati önem taşıyor. Vatandaşların mutlaka güvenli bir alan seçmesi ve devrilebilecek eşyalardan uzak durması gerektiği belirtiliyor. Sarsıntı bitene kadar bulunduğu yerde kalmak, merdivenlere ya da kapılara yönelmemek de uzmanların ısrarla vurguladığı konular arasında yer alıyor.
Deprem sonrasında elektrik, doğalgaz ve su vanalarının kapatılması gerektiği ifade ediliyor. Özellikle gaz sızıntısı, deprem sonrası en çok karşılaşılan tehlikelerden biri olduğu için bu adım büyük önem taşıyor. Uzmanlar ayrıca her evde mutlaka bir acil durum çantası bulundurulmasını öneriyor. Su, yiyecek, fener, powerbank, battaniye, ilk yardım seti ve kimliklerin bulunduğu bir çanta, olası bir afette hayat kurtarıcı olabiliyor.
Deprem uzmanları, toplumun deprem bilincini artırması gerektiğini vurgulayarak ailelerin düzenli olarak deprem tatbikatı yapmalarını öneriyor. Evlerde eşya sabitleme sistemlerinin uygulanması, güvenli alan belirlenmesi ve acil durum planlarının hazırlanması ise depremde riskleri azaltmanın en etkili yolları arasında gösteriliyor. Deprem gerçeği her zaman hayatın içinde olsa da doğru adımlarla bu tehlike en aza indirilebilir.
Ömer Faruk KARATOSUN
