DEPREMDE GİRİŞ KAT MI ÜST KAT MI DAHA RİSKLİ?

Bir binada yalnızca kaçıncı katta oturulduğuna bakarak “bu kat daha güvenlidir” demek doğru değil. Deprem güvenliğinde binanın projeye ve yönetmeliğe uygun yapılması, kolon ve perdelerin durumu, kullanılan malzeme, zemin özellikleri ve sonradan taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediği büyük önem taşıyor. AFAD da yapıların deprem etkilerine karşı yapı tekniğine ve yönetmeliklere uygun inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Ancak bazı yapılarda zemin ve giriş katlarının özel bir risk oluşturabildiği biliniyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri “yumuşak kat” olarak adlandırılan yapı düzensizliği.

GİRİŞ KATLARDA “YUMUŞAK KAT” RİSKİNE DİKKAT

Özellikle zemin katı dükkan, mağaza, restoran veya geniş iş yeri olarak kullanılan bazı binalarda duvarların üst katlara göre daha az olması veya kat yüksekliğinin fazla tutulması, giriş katın rijitliğini azaltabiliyor.

AFAD, yumuşak katın betonarme yapılarda çoğunlukla zemin katlarda görülebildiğini belirtiyor. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından hazırlanan AFAD raporunda da giriş katlardaki rijitlik farklılıklarının bazı yapılarda ağır hasar ve yıkımla ilişkili olduğu örneklere yer veriliyor.

Bu nedenle alt katı tamamen açık bırakılmış, geniş vitrinlere sahip veya duvarları sonradan kaldırılmış yapılarda mühendislik açısından ayrıca değerlendirme yapılması gerekiyor.

ZEMİN KATTA DUVAR KALDIRMAK RİSKİ ARTIRABİLİR

Bir binanın zemin katındaki duvarların bilinçsiz biçimde kaldırılması yalnızca mimari bir değişiklik olarak görülmemeli. İnşaat Mühendisleri Odası, zemin kattaki duvarların kaldırılmasının yapının yatay rijitliğinde dengesizlik yaratabileceğine ve yumuşak kat oluşumuna neden olabileceğine dikkat çekiyor.

Kolon, kiriş ve perde gibi taşıyıcı elemanlara yapılan müdahaleler ise çok daha ciddi bir güvenlik problemi oluşturabiliyor.

ÜST KATLAR TAMAMEN GÜVENLİ Mİ?

Giriş katlarda yumuşak kat riski bulunabilmesi, üst katların otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Deprem sırasında bina bir bütün olarak hareket eder. Yapının tasarımındaki veya taşıyıcı sistemindeki ciddi bir problem, yalnızca tek bir kattaki kişileri değil binanın tamamını etkileyebilir. Bu nedenle “En üst katta oturuyorum, daha güvendeyim” veya “Giriş katta oturuyorum, kesin daha riskliyim” şeklindeki genellemeler yanıltıcı olabilir.

Asıl önemli olan yapının deprem performansıdır.

HANGİ BİNALARDA RİSK DAHA FAZLA OLABİLİR?

Deprem güvenliği değerlendirilirken özellikle şu durumlara dikkat edilmesi gerekiyor:

  • Zemin veya giriş katının diğer katlara göre çok daha açık olması,
  • Alt katta geniş iş yerleri ve vitrinlerin bulunması,
  • Kolon veya kirişlere sonradan müdahale edilmiş olması,
  • Zemin kattaki duvarların sonradan kaldırılması,
  • Katlar arasında belirgin yükseklik ve rijitlik farkları bulunması,
  • Yapının taşıyıcı sisteminde düzensizlik olması,
  • Binanın deprem yönetmeliğine uygunluğu konusunda şüphe bulunması.

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği de “zayıf kat” ve “yumuşak kat” gibi katlar arasındaki dayanım ve rijitlik düzensizliklerini özel olarak tanımlıyor.

MasterChef’te Şeflerin İstediği Çorba Merak Konusu Oldu! İşte Tarifi
MasterChef’te Şeflerin İstediği Çorba Merak Konusu Oldu! İşte Tarifi
İçeriği Görüntüle
“HANGİ KAT?” SORUSUNDAN ÖNCE “BİNA GÜVENLİ Mİ?” SORUSU GELİYOR

Deprem açısından güvenliği yalnızca dairenin bulunduğu kata göre değerlendirmek yeterli değil. Aynı katta bulunan iki farklı binanın deprem performansı; proje, zemin, malzeme kalitesi, taşıyıcı sistem ve yapılan müdahaleler nedeniyle birbirinden tamamen farklı olabilir.

Bu nedenle binasının güvenliğinden şüphe duyanların yalnızca gözle yapılan değerlendirmelere güvenmek yerine yetkili ve uzman kuruluşlar aracılığıyla yapısal inceleme yaptırması önem taşıyor.

HABRER MERKEZİ

Kaynak: HABER MERKEZI