Türkiye’nin aktif deprem kuşağında yer alması, olası bir sarsıntı anında nasıl davranılması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, deprem sırasında yaşanan can kayıplarının büyük bölümünün yanlış hareketler ve panik nedeniyle meydana geldiğine dikkat çekiyor. Yetkililer ve afet uzmanları, deprem anında uygulanacak birkaç temel adımın hayat kurtardığını vurguluyor.
İşte deprem anında hayatta kalma şansını artıran 4 temel adım…
Çök–Kapan–Tutun Hayati Önem Taşıyor
Deprem başladığı anda ayakta kalmaya çalışmak veya koşmak ciddi risk oluşturuyor. Uzmanlara göre yapılması gereken ilk hareket, çök–kapan–tutun kuralını uygulamak. Sağlam bir eşyanın yanına ya da altına çömelmek, baş ve boyun bölgesini koruyarak sarsıntının etkisini azaltıyor. Bu pozisyon, düşme ve çarpma kaynaklı yaralanmaların önüne geçiyor.
Cam, Dolap ve Devrilebilecek Eşyalardan Uzak Durulmalı
Deprem sırasında en sık yaşanan yaralanmaların cam kırıkları ve devrilen eşyalar nedeniyle olduğu belirtiliyor. Pencereler, vitrinler, aynalar ve sabitlenmemiş dolaplardan uzak durmak hayati önem taşıyor. Balkona çıkmak ya da pencere önünde beklemek, düşen parçalar nedeniyle ciddi tehlike oluşturuyor.

Asansör ve Merdivenler Büyük Risk Oluşturuyor
Deprem anında binayı terk etmeye çalışmak, uzmanların özellikle uyardığı davranışlar arasında yer alıyor. Asansörler elektrik kesintisi nedeniyle sıkışma riski taşırken, merdivenler de yapısal hasara en açık alanlar arasında bulunuyor. Güvenli bir iç mekânda sarsıntının geçmesini beklemek en doğru seçenek olarak gösteriliyor.
Sarsıntı Sonrası Kontrollü Hareket Edilmeli
Deprem sona erdiğinde panik yerine sakinlik ön plana çıkmalı. Önce kişinin kendisini ve çevresindekileri kontrol etmesi, ardından güvenli şekilde binayı terk etmesi gerekiyor. Gaz kokusu varsa elektrik düğmelerine dokunulmaması, artçı sarsıntılar ihtimaline karşı dikkatli olunması isteniyor. Yetkililer, bina hasarlıysa toplanma alanlarına yönelmenin ve resmi açıklamaların takip edilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Uzmanlardan Uyarı
Uzmanlar, deprem anında doğru reflekslerin önceden öğrenilen bilgilerle kazanıldığını belirtiyor. Bu nedenle deprem bilincinin yalnızca afet sonrası değil, her zaman gündemde tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Ömer Faruk KARATOSUN
