Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Muharrem Özdemir
Muharrem Özdemir

ÇAKMAK PAŞA

İstanbul’da 1876 yılı Ocak ayının 12’sinde doğdu. Asıl adı Mustafa olmasına karşın Fevzi Paşa, Müşir Fevzi ve Mareşal ÇAKMAK olarak bilinir. Harbiye öğrencisiyken üstün zekâ ve kabiliyeti hocalarının dikkatini çekti ve Erkânıharp sınıfına alınarak 1898’de Kurmay yüzbaşı olarak da orduya katıldı.

2.Meşrutiyetin ilanından sonra iktidara gelen İttihatçıların Metroviçe şubesinin gizli yönetim kuruluna seçmelerine karşın O, politikadan hoşlanmadığı ve pek de güvenemediği ve de mesleğine son derece bağlı olduğu için partiden daima uzak durdu. Başarılı hizmetlerinden dolayı çeşitli liyakat, imtiyaz, harp madalyası ve nişanlarla ödüllendirildi. Çanakkale Muharebelerinde, Kafkas Cephesinde, Kanal Cephesinde, Suriye Cephesinde, Filistin ve Şeria’daki azim ve fedakârlıkları adeta dillere destan oldu.

Mondros Mütarekesi sonunda Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisliğine (Genelkurmay başkanı) atandı. Bu makamda bulunduğu sırada mütareke şartlarını yerine getiriyor görünerek pek çok silah ve cephanenin düşman eline geçmesini önlediği gibi Anadolu’da kalmasını veya oraya götürülmesini sağladı. Bu gibi işler için bizzat kurulmasına öncülük ettiği gizli Karakol Cemiyeti’nin faaliyetlerini de kolaylaştırdı. Fevzi ÇAKMAK Paşa’nın İzmir’de karaya ayak basacak Yunan askerine ateş edilmesi emrini vermesi işgalci devletlerin büyük tepkisine yol açtı ve İngilizlerin hükümete yaptığı baskı sonucu görevinden azlettirildi. Artık İstanbul’da yapılabilecek bir şey olmadığını anlayan ÇAKMAK Paşa’nın Beykoz’daki evinden gizlice ayrılarak Ankara’ya doğru yola çıktığını bilen İngilizler, evini basarak yağmaladılar. Tüm engel ve aramalara rağmen yakayı ele vermeyen Paşa, ondokuz gün süren uzun yolculuktan sonra Ankara’ya ulaşabildi.

Büyük Millet Meclisi aldığı kararla oturuma ara vererek, O’nu tren istasyonunda hep birlikte karşıladı. O’nun Ankara’ya gelişi ve Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşma metni bir tamim (bildiri) halinde tüm memlekete ve ordu birliklerine duyuruldu. Kozan ve İstanbul vekilliklerinde bulunan Fevzi Paşa, İsmet Paşa’nın yerine önce vekâleten ve bir süre sonra da asaleten Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisliğine (Genelkurmay başkanı) atanınca da millekvekilliğinden çekildi. 30 Ekim 1924 tarihindeki kumandan mevkiinde bulunmuş milletvekillerinin politika veya askerlikten birini seçmeleri istenince de çok sevdiği askerlik mesleğini tercih ederek, 1944 yılında yaş haddinden emekliye sevk edilinceye kadar Genelkurmay Başkanlığı görevini sürdürdü. Fransızca, İngilizce, Arapça, Farsça yanında bazı Balkan dillerini de bilirdi. Politikadan hoşlanmadığından, askerin politik çekişmelerin dışında ve politikadan uzak tutulmasını hep savunurdu. Askeri Konferansları kitap haline getirilen Mareşal Fevzi ÇAKMAK Paşa’nın “Biz hazırız” anısı hatırlayalım istedim.

Günlerden bir gün İtalya Büyükelçisi, Gazi Mustafa Kemal ile görüşmek ister ve isteği kabul edilip Çankaya Köşküne davet edilir. Davete çok sevinen büyükelçi hemen icabet eder ve huzura kabul olunur. O zamanın gündemindeki değişik ekonomik ve siyasi konular hakkında konuşulup kahveler içilirken de fikir alış verişinde bulunulduktan sonra Büyükelçi:

“- Ekselans, dün Roma ile yapmış olduğum bir görüşmede hükümetimizin Hatay’ı almak istediği kararını size iletmem söylendi” der. Bu söz üzerine görüşme salonundaki sıcak havanın yerini buz gibi bir esinti alır. Büyük Ata, ortamın havasını değiştirmek için Büyükelçiye bir şeyler daha ikram eder ve iki dakikalığına salondan ayrılır.

Gazi Mustafa Kemal tekrar salona döndüğünde ayağında çizmeleri, üzerinde Mareşal üniforması, belinde tabancası vardır. Görülmeye değer heybeti ve dik duruşu ve de baskın yürüyüşü ile doğruca masanın diğer tarafındaki kalktığı koltuğa gider, manyetolu telefondan Mareşal Paşa’nın bağlanmasını ister. Hemen yapılan telefon bağlantısıyla ÇAKMAK Paşa’ya:

“-Paşa, İtalyan dostlarımız Hatay’a gelmek istiyorlarmış. Hazır mıyız?” Der.

Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi ÇAKMAK Paşa durumu anlar ve:

“- Biz hazırız Paşam” diye yanıt verir. Büyük Ata, İtalya Büyükelçisine döner ve:

“- Biz hazırmışız. Hükümetinize söyleyin, ne zaman isterlerse gelip Hatay’ı alabilirler” der.

Mareşal Fevzi ÇAKMAK Paşa’nın kişiliği ile her dem hazır bulunuşluğu anısını

(ancak 1944’de emekliliğe sevk edildikten sonraki maddi ve manevi sıkıntılı yaşamını ileri günlerde sizleri bilgilendireceğim inşallah) paylaştığımızı düşünüyorum.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 + 6 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER