Bölgedeki krizler, artan terör tehdidi ve küresel güç dengelerindeki değişim, İslam ülkeleri arasında ortak savunma mekanizması kurulması gerektiğini gözler önüne seriyor. “İslam NATO’su” olarak nitelendirilen bu yapı, sadece askeri dayanışma değil, aynı zamanda diplomatik ve ekonomik iş birliği için de yeni bir zemin oluşturabilir.

Hatırlanacağı üzere 2015 yılında terörle mücadele amacıyla 34 ülkenin katılımıyla “İslam Ordusu” kurulmuştu. Şimdi ise bu yapının daha geniş kapsamlı ve kurumsal hale getirilmesi gündemde. Yeni oluşum, İslam ülkelerinin güvenlik politikalarını kendi dinamikleriyle şekillendirebilmesine imkân tanıyabilir.

Katılacak ülkeler ve güç sıralaması
“İslam NATO’su” fikri kapsamında öne çıkan ülkeler şunlar:
- Afrika’dan: Kamerun, Filistin, Maldivler, Umman, Bahreyn, Kenya, Komorlar, Cibuti, Togo, Gabon, Fildişi Sahili, Benin, Nijer, Sierra Leone, Mali, Burkina Faso, Somali, Çad, Senegal, Sudan, Fas, Tunus, Cezayir, Nijerya.
- Orta Doğu’dan: Lübnan, Kuveyt, Yemen, Ürdün, Irak, Libya, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar.
- Asya’dan: Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Türkiye.
- İran ise resmi olarak bu koalisyonda yer almasa da süreçte adı geçen ülkelerden biri.

Listede ilk sıralarda yer alan Türkiye, bölgesel askeri gücü ve stratejik konumuyla öne çıkıyor. Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır ve Endonezya gibi ülkeler de “İslam NATO’su”nun omurgasını oluşturabilecek başlıca güçler arasında değerlendiriliyor.

HABER MERKEZİ
