Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 23 Ekim 2026 tarihli cuma hutbesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bu hafta cuma namazında okunacak hutbenin konusu “Aile” olarak belirlendi.
Hutbede, ailenin bireylerin karakterinin şekillendiği, sevgi, saygı, merhamet ve adalet gibi değerlerin öğrenildiği ilk ortam olduğu vurgulandı. Aile içindeki iletişimin önemine değinilirken çocukların manevi ve ahlaki gelişiminde anne ve babalara düşen sorumluluklara dikkat çekildi.
Diyanet’ten dikkat çeken mesaj: Çocuklarınızı ekranlara mahkûm etmeyin!
23 Ekim Cuma hutbesinde en dikkat çeken bölümlerden biri, çocukların dijital dünyayla ilişkisine yönelik uyarılar oldu.
Çocukların aile içinde öğrendikleri değerlerin yaşamları boyunca etkili olduğuna işaret edilen hutbede, anne ve babaların çocuklarına gösterecekleri ilgi ve verecekleri eğitimin önemine vurgu yapıldı.
Hutbede, “Dolayısıyla çocuklarını ekranlara mahkûm edip ilgi göstermeyen bir anne ve baba, onları bu mirastan mahrum bırakıyor demektir.” ifadelerine yer verildi.
Aile içindeki sevgi ve şiddetin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çekildi
Diyanet'in cuma hutbesinde, sevgi ve saygı ortamında büyüyen çocukların toplum hayatında olumlu davranışlar sergilediği belirtilirken aile içinde şiddet, ilgisizlik ve sevgisizlik yaşayan çocukların bu durumun izlerini uzun yıllar taşıyabileceği ifade edildi.
Anne ve babalara çocuklarının arkadaş çevrelerini, internet kullanım alışkanlıklarını ve ibadetlerini takip etmeleri gerektiği hatırlatıldı.

Gençlere yuva kurma çağrısı
Hutbede gençlere yönelik mesajlar da yer aldı. Evliliğin huzur ve güven ortamı oluşturmadaki önemine değinilerek aile kurmanın manevi değerine işaret edildi.
Ayrıca Hz. Muhammed'in aile bireylerine iyi davranmayı öğütleyen hadisleri hatırlatıldı.
23 Ekim 2026 Cuma hutbesinin tam metni
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yayımladığı “Aile” konulu hutbenin eksiksiz metni şöyle:
AİLE
Muhterem Müslümanlar!
İnsanın hayata gözlerini açtığı, kişiliğinin ve değerlerinin şekillendiği ilk yer ailedir. İnsan; güzel sözün gönül aldığını, merhametin yaraları sardığını ailede öğrenir. Doğruluğun, büyüklerinin sözünde; merhametin, kendisine gösterilen şefkatte; adaletin ise kardeşler arasında kurulan dengede olduğunu orada tanır. Dünyanın hengâmesinde yorulan yüreğini, “Allah, evlerinizi sizin için bir huzur ve sükûn yeri yaptı…”¹ ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere ailesinde huzura kavuşturur.
Aziz Müminler!
Aile, sadece dünyevi bir birliktelik ya da geçici heveslerle kurulan bir hayat ortaklığı değildir. Bilakis aile; kişinin, hayatı boyunca sığınacağı en güvenli limandır. Aile; hastalığında anne babanın bakımını üstlenmek, ateşi yükseldiğinde evladının başında beklemek, bayram sabahında kucaklaşmaktır. Unutulmasın ki huzurevleri, çocuk evleri yapılabilir; fakat bir çocuğa şefkatle sarılacak annenin, ona güzel örnek olacak babanın, torununa masal anlatacak dede ve ninenin yeri doldurulamaz.
Kıymetli Müslümanlar!
Çocuklar, ilk dualarını annelerinin dizinde, namazlarını babalarının yanı başında öğrenirler. Büyüğe hürmeti, küçüğe şefkati; merhameti ve paylaşmayı aile ocağında görürler. Yalanın günah, kul hakkının ağır olduğunu ailede kavrarlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir miras bırakamaz”² buyurmuştur. Dolayısıyla çocuklarını ekranlara mahkûm edip ilgi göstermeyen bir anne ve baba, onları bu mirastan mahrum bırakıyor demektir.
Değerli Kardeşlerim!
Ailede kazanılan sorumluluk bilinci, toplum hayatına da yansır. Ailesinde sevgi, saygı, dostluk, arkadaşlık ve paylaşmayı öğrenen çocuklar; okulda, iş yerinde, hayatının her aşamasında örnek bir insan olurlar. Bununla birlikte ailesinde kavga ve şiddet gören, ilgisiz ve sevgisiz kalan çocuklar ise bu yaraların izlerini hayatları boyunca taşırlar.
Değerli Anne Babalar!
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ‘Her birimizin ailemizden sorumlu olduğumuzu’ beyan etmiştir.³ Çocuklarımızın kimlerle arkadaşlık ettiğini, sanal âlemde hangi uygulamalarda vakit geçirdiğini, ibadetlerini yapıp yapmadıklarını bilmek ve takip etmek bu beyanın gereğidir. Ailemize ayırdığımız vakit, karşılıklı yaptığımız fedakârlıklar birer ibadet mesabesindedir. Kim; evinin kapısından girerken günün yorgunluğunu dışarıda bırakır, ailesine vakit ayırır, güler yüz gösterirse Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnetini ihya eder. Kim de bunu ihmal ederse kendisi ve ailesini Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnetinden mahrum bırakır.

Kıymetli Genç Kardeşlerim!
Yuva kurmak; sizi günahlardan koruyacak bir kalkan, ruhunuza sükûnet verecek bir nimettir. Yuva kurmak; “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır…”⁴ buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in nebevi mirasına yeni bir halka eklemektir. Unutmayalım ki Peygamberimiz (s.a.s)’in övgüsüne mazhar olacak nesiller yetiştirmek, ahirette amel defterinin açık kalmasına vesile olacaktır.
Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere öğrettiği şu dua ile bitirelim: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle!”⁵
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Hutbede yer alan ayet ve hadislerin kaynakları
- Nahl, 16/80.
- Tirmizî, Birr, 33.
- Buhârî, Cum’a, 11; İstikrâz, 20.
- Tirmizî, Menâkıb, 63.
- Furkân, 25/74.
23 Ekim Cuma hutbesinin ana mesajı ne?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 23 Ekim 2026 Cuma hutbesinde, güçlü bir toplumun temelinin sevgi, saygı, merhamet ve sorumluluk bilinciyle şekillenen aile yapısından geçtiği mesajı öne çıktı.
Özellikle anne ve babaların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi, dijital ortamdaki faaliyetlerini takip etmesi ve aile içindeki iletişimi güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.
Hutbe, eşlerin ve çocukların huzur kaynağı olması için yapılan Furkân suresinin 74. ayetindeki dua ile tamamlandı.
HABER MERKEZİ




