Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yapay Zeka İlk Kez Sıfırdan Virüs Tasarladı

ABD’de Stanford Üniversitesi bünyesinde çalışan bilim insanları, yapay zekâdan yararlanarak genetik kodu tamamen sıfırdan oluşturulan yeni bir virüs geliştirdi. Evo-Φ2147 adı verilen bu virüs, özellikle antibiyotiklere dirençli Escherichia coli (E. coli) bakterilerini hedef alacak şekilde tasarlandı. Çalışma, sentetik biyoloji alanında çığır açan bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

ABD’de Stanford Üniversitesi bünyesinde çalışan bilim insanları, yapay zekâdan yararlanarak

Genom Yapay Zekâ ile Yazıldı

California’daki Stanford Üniversitesi’nde yürütülen araştırmada, virüsün tüm genomu herhangi bir doğal şablon kullanılmadan yapay zekâ tarafından oluşturuldu. Bilim insanları, bu çalışmada Evo2 adlı gelişmiş bir yapay zekâ modelini kullandı. Model, toplamda 285 farklı virüs genomu tasarladı. Bu genomlardan 16’sının E. coli bakterilerine etkili şekilde saldırabildiği belirlendi.

Bu 16 sentetik virüsün birlikte kullanılmasıyla, bakterinin en dirençli türlerinin bile etkisiz hâle getirilebildiği ifade edildi.

“Evrimi Artık Bilinçli Şekilde Yazıyoruz”

Gelişmeye ilişkin değerlendirmede bulunan İngiliz moleküler biyolog ve teknoloji girişimcisi Adrian Woolfson, çalışmayı “son derece büyük ve etkileri derin olacak bir an” olarak tanımladı. Woolfson, “Dört milyar yıl boyunca evrim kör bir süreçti. Artık yaşamın genetik kodunu bilinçli biçimde yazabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Canlı Değil Ama Büyük Bir Kanıt

Uzmanlar, Evo-Φ2147’nin kendi başına çoğalamadığını ve yalnızca 11 gene sahip olduğunu belirtiyor. Bu nedenle virüs, biyolojik anlamda tam bir “canlı” olarak kabul edilmiyor. Ancak araştırmacılara göre bu çalışma, bir genomun baştan sona yapay olarak tasarlanabileceğini net biçimde ortaya koyuyor.

s eb339d725eb32a889719d26049fc62eea1a4db22 - Marmara Bölge Gazetesi

DNA Üretiminde Yeni Teknoloji

Woolfson’un kurucuları arasında yer aldığı Genyro şirketi de bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Sidewinder adlı yeni bir DNA üretim aracını tanıttı. Bu teknolojinin, uzun DNA dizilerini mevcut yöntemlere kıyasla yaklaşık 100 bin kat daha yüksek doğrulukla üretebildiği açıklandı.

Bilim İçin Büyük Fırsat, İnsanlık İçin Büyük Sorumluluk

Bilim dünyası, bu ilerlemenin ilaç geliştirme, yeni biyomalzemeler üretme ve evrimsel süreçlerin yönlendirilmesi gibi birçok alanda devrim yaratabileceğini düşünüyor. Woolfson’a göre teknoloji, ilerleyen yıllarda yeni canlı türlerinin tasarlanması ya da nesli tükenmiş türlerin geri getirilmesi gibi senaryoları bile mümkün kılabilir.

Ancak uzmanlar, bu tür çalışmaların etik ve güvenlik risklerini de beraberinde getirdiği uyarısında bulunuyor. Woolfson, “Bu gücün kimlerin elinde olacağına ve nasıl kullanılacağına insanlık olarak birlikte karar vermeliyiz. Toplumun bu gelişmelerden haberdar olması şart” dedi.

HABER MERKEZİ