Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tuz Fazlası Kalp ve Damar Sağlığını Sessizce Çökertiyor!

Kardiyolog Doç. Dr. Muhammed Keskin, fazla tuz tüketiminin hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları riskini ciddi şekilde artırdığını vurguladı. Keskin, günlük tuz miktarının 6 gramı geçmemesi gerektiğini belirterek “Tuzun fazlası tansiyonu mutlaka yükseltir” uyarısında bulundu.

Kardiyolog Doç. Dr. Muhammed Keskin, fazla tuz tüketiminin hipertansiyon ve

Dünya genelinde ölüm nedenlerinin başında kalp damar hastalıkları geliyor. Kanserden bile daha fazla ölüme yol açan bu hastalıkların önemli bir tetikleyicisi ise hipertansiyon. Yüksek tansiyon sadece damar duvarlarını zorlamakla kalmıyor; kalp krizi, felç ve organ hasarı gibi uzun vadeli tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre hipertansiyonun temel nedenlerinden biri olan tuz tüketimi, yıllar içinde sessiz ve sinsi şekilde etkisini gösteriyor.

Bir alt baslik ekleyin 2 2 - Marmara Bölge Gazetesi

Doç. Dr. Muhammed Keskin YouTube’da yaptığı açıklamada tuzun önemini şu sözlerle özetliyor: “Tuz sadece bir lezzet unsuru değil, uzun vadede damar yapısını bozan ciddi bir risk faktörüdür.”

Tuz ve Tansiyon İlişkisi Bilimsel Olarak Kanıtlı

İnsan vücudu belirli bir miktardaki tuzu böbrekler aracılığıyla atabiliyor. Ancak yanlış beslenme, stres, hareketsizlik, işlenmiş gıdalar ve insülin direnci gibi faktörler devreye girdiğinde bu mekanizma zorlanıyor. Vücut fazla tuzu atamadığında su tutulumu artıyor, damarlar şişiyor ve kan basıncı yükseliyor.

Keskin’e göre özellikle insülin direncinin yükselmesi, böbreklerde tuz tutulumunu artırarak tansiyon sorunlarını tetikliyor. Yani hipertansiyon yönetiminde tek hedef sadece tuz değil; yaşam tarzı faktörleri de önemli rol oynuyor.

Türkiye’de Günlük Tüketim Limitlerin Çok Üzerinde

Dünya Sağlık Örgütü ve kardiyoloji rehberleri günlük tuz tüketiminin 6 gramı (1 çay kaşığı) geçmemesini öneriyor. Ancak Türkiye’de bu miktar ortalama 20 grama kadar çıkıyor. Bu oran, Avrupa ülkelerinin çok üzerinde.

Doç. Dr. Keskin’e göre bunun nedenleri arasında hareketsiz yaşam, yüksek stres oranı, işlenmiş gıda tüketimi ve genetik riskler yer alıyor. Avrupa ülkelerinde tuz tüketiminin tansiyon üzerindeki etkisinin daha az görülmesi, onların yaşam tarzlarının daha aktif olmasına bağlanıyor.

Bir alt baslik ekleyin 108 - Marmara Bölge Gazetesi

Kaya Tuzu, Deniz Tuzu, Himalaya Tuzu: Fark Var mı?

Toplumda yaygın inanışlardan biri, kaya tuzu veya Himalaya tuzunun daha sağlıklı olduğu yönünde. Ancak Doç. Dr. Keskin bu görüşü net bir şekilde reddediyor:

“Tuz tuzdur. İster Çankırı kaya tuzu, ister Himalaya tuzu, ister deniz tuzu olsun; fazlası tansiyonu yükseltir.”

Rafine sofra tuzlarının iyot içermesi ise ayrı bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Keskin, bu ürünlerin “doğal” algısıyla pazarlanmasının büyük bir yanılgı olduğunu belirtiyor.

Hipertansiyon Sosyal Medya Tavsiyesiyle Yönetilemez

Son yıllarda sosyal medya üzerinden yapılan sağlık önerilerinin hızla yayılması, hipertansiyon gibi ciddi hastalıkların ciddiyetini gölgeleyebiliyor. Doç. Dr. Keskin özellikle tansiyon hastalarının “Sosyal medyada duyduğum tuz zararlı değil” gibi iddialara inanmaması gerektiğini vurguluyor. Hipertansiyonun profesyonel takip gerektiren klinik bir durum olduğunun altını çiziyor.

Bir alt baslik ekleyin 3 1 - Marmara Bölge Gazetesi

Tuz Kısıtlaması Hayati Öneme Sahip

Tuz, kısa vadede belirgin bir şikâyet oluşturmuyor olabilir ancak yıllar içerisinde kalp damar sağlığını ciddi şekilde tehdit edebiliyor. Keskin’in önerisi net:

Günlük tuz tüketimi 6 gramı geçmemeli.

İşlenmiş gıdalardan uzak durulmalı.

Tansiyon hastaları tuzu mutlaka kısıtlamalı.

Uzmanlar, tuz tüketiminin azaltılmasının hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarıyla mücadelede en etkili adımlardan biri olduğunu belirtiyor.

Sıla Solaklar VERİM