Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) Türkiye'ye karşı askeri ve stratejik ortaklığını güçlendirdiği İsrail'in, adadaki ekonomik faaliyetlerini son yıllarda önemli ölçüde artırdığı ortaya çıktı. Al Jazeera tarafından hazırlanan kapsamlı araştırma, İsrailli şirketlerin Güney Kıbrıs'taki kritik sektörlerde ulaştığı ekonomik gücü gözler önüne serdi.

Araştırmaya göre İsrail yatırımları yalnızca yedi yılda altı kattan fazla artarken su, enerji, sağlık, finans ve gayrimenkul gibi stratejik alanlarda önemli ortaklıklar kuruldu. Yaşanan gelişmeler, Rum kamuoyunda İsrail'e yönelik ekonomik bağımlılık tartışmalarını beraberinde getirdi.

İSRAİL YATIRIMLARI 5,1 MİLYAR EUROYA ULAŞTI

Güney Kıbrıs Merkez Bankası verilerine dayandırılan araştırmaya göre, İsrail'de yerleşik yatırımcıların Güney Kıbrıs'taki yatırım stoku 2024 yılı sonunda 5,1 milyar euroya yükseldi.

‘’Yakında Bir Şeyler Olacak’’
‘’Yakında Bir Şeyler Olacak’’
İçeriği Görüntüle

2017 yılına kıyasla altı kattan fazla artış gösteren yatırımların özellikle stratejik sektörlerde yoğunlaştığı belirtildi.

Farklı ülkelerde yaşayan İsrailli yatırımcıların faaliyetleri ve dolaylı şirket ortaklıkları da dikkate alındığında adadaki ekonomik etkinin açıklanan rakamların ötesine geçebileceği ifade edildi.

İsrai̇l Güney Kibris

ADANIN İÇME SUYUNDA İSRAİL ETKİSİ

Araştırmada en dikkat çekici ayrıntılardan biri Güney Kıbrıs'ın içme suyu altyapısıyla ilgili oldu.

Adadaki içme suyunun yaklaşık yüzde 80'i deniz suyunun arıtılmasıyla karşılanırken, İsrail devletine ait Mekorot şirketinin arıtma kapasitesinin yaklaşık yüzde 40'ının yönetiminde rol aldığı bildirildi.

Kıbrıslı Netcom şirketiyle ortaklık kuran Mekorot'un Larnaka ve Episkopi'deki deniz suyu arıtma tesislerinde faaliyet gösterdiği belirtildi.

Güney Kıbrıs'taki beş kalıcı deniz suyu arıtma tesisinden ikisinin işletilmesinde rol alan şirketin, ağustos ayında Lefkoşa Bölge Su Kurulu ile su ve kanalizasyon yönetimine ilişkin iş birliği mutabakatı da imzaladığı aktarıldı.

Barajlardaki doluluk oranlarının mart ayında yüzde 21 seviyesine kadar gerilemesi, su altyapısının stratejik önemini daha da artırdı.

İ S R A İ L

DOĞAL GAZ SAHASININ YÜZDE 30'U İSRAİL ŞİRKETİNDE

İsrail'in Güney Kıbrıs'taki ekonomik varlığı enerji sektöründe de dikkat çekiyor.

Doğu Akdeniz'in önemli enerji kaynaklarından Afrodit doğal gaz sahasında İsrail merkezli NewMed Energy şirketinin yüzde 30 ortaklık payına sahip olduğu belirtildi.

Sahanın diğer ortakları olan Chevron Cyprus Limited ve BG Cyprus Limited'in ise yüzde 35'er hisseye sahip olduğu kaydedildi.

İsrail ile Rum yönetimi arasında doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi ve deniz yetki alanlarına ilişkin görüşmelerin devam ettiği bildirildi.

TÜRKİYE'YE KARŞI İSRAİL İLE SİLAHLANIYORLAR

Ekonomik ilişkilerin yanı sıra İsrail ile Güney Kıbrıs arasındaki askeri iş birliğinin de giderek genişlediği ortaya çıktı.

Rum yönetiminin Rus yapımı hava savunma sistemlerini İsrail Aerospace Industries tarafından üretilen Barak MX sistemleriyle değiştirmeye başladığı, ilk teslimatların 2024 yılının sonlarında gerçekleştirildiği aktarıldı.

İki tarafın 2022 yılında ortak askeri tatbikat yaptığı, Aralık 2025'te ise 2026 yılını kapsayan askeri iş birliği planını imzaladığı belirtildi.

İsrail basınında 20 Ekim'de yayımlanan haberlerde, Rum yönetiminin İsrailli savunma şirketleriyle yaklaşık 150 milyon euro değerinde silahlı deniz aracı tedariki için görüşmeler yürüttüğü öne sürüldü. Söz konusu anlaşmanın henüz imzalanmadığı ifade edildi.

SAĞLIK VE GAYRİMENKULDE DE YATIRIMLAR ARTIYOR

İsrail merkezli şirketlerin Güney Kıbrıs'taki faaliyetleri sağlık sektörüne de uzandı.

Hadassah sağlık kuruluşunun Limasol'da açtığı tıp merkezinin temmuz ayında hasta kabulüne başladığı bildirildi. Merkezin kuruluşun Avrupa'daki ilk sağlık tesisi olduğu kaydedildi.

Gayrimenkul ve finans sektörlerinde de İsrailli yatırımcıların faaliyetlerini genişlettiği, Tel Aviv Borsası'nın özelleştirilmesi gündemde olan Kıbrıs Borsası için teklif vermeyi değerlendirdiği aktarıldı.

RUM MECLİSİNDE İSRAİL YANLISI GRUP KURULDU

Araştırmada İsrail'in siyasi alandaki ilişkilerine de dikkat çekildi.

Rum Meclisinde üç farklı siyasi partiden altı milletvekilinin katılımıyla İsrail yanlısı bir parlamenter grup oluşturulduğu belirtildi.

Israel Allies Foundation tarafından desteklenen grubun kurulmasının ardından vakfın Başkanı Josh Reinstein'ın, Rum lider Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmede Türkiye'yi İsrail ve Rum yönetimi açısından ortak rakip olarak nitelendirdiği aktarıldı.

Güney Kibris

RUMLAR ENDİŞELİ: ADADA ETKİ ALANI GENİŞLİYOR

İsrailli şirketlerin stratejik sektörlerdeki faaliyetlerini artırması, bazı Kıbrıslı Rumların tepkisini çekti.

Al Jazeera'nın görüştüğü Christos Achniotis, İsrail'in adada arazi, şirketler, siyaset ve askeri alanlarda mümkün olduğunca geniş bir etki alanı oluşturmaya çalıştığını savundu.

Oyuncu ve sunucu Melani Steliou da İsrailli yatırımcıların arazi edinimlerinin uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekerek yaşanan gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Rum basınından Politis gazetesi de araştırmayı gündemine taşıyarak İsrail'in adadaki yatırımlarının stratejik sektörlerde yoğunlaşmasına ilişkin tartışmalara yer verdi.

1902 YILINDAKİ GİRİŞİM YENİDEN GÜNDEMDE

Araştırmada, Siyonist hareketin 1902 yılında Kıbrıs'a yönelik yerleşim girişiminde bulunduğu bilgisine de yer verildi.

Dönemin İngiliz sömürge yönetiminin, adada halihazırda yerleşik bir nüfus bulunduğu gerekçesiyle bu girişimi reddettiği aktarıldı.

Tarihsel süreçle günümüzde İsrail şirketlerinin Güney Kıbrıs'ta genişleyen ekonomik faaliyetleri arasında karşılaştırma yapıldı.

GÜNEY KIBRIS'TA İSRAİL TARTIŞMASI BÜYÜYOR

Türkiye'ye karşı İsrail ile askeri ortaklığını geliştiren Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, şimdi İsrailli şirketlerin kritik sektörlerde artan ekonomik ağırlığına yönelik tartışmalarla karşı karşıya kaldı.

İçme suyu arıtma kapasitesinin yaklaşık yüzde 40'ının yönetiminde İsrailli bir şirketin rol alması, Afrodit doğal gaz sahasındaki yüzde 30'luk ortaklık ve 5,1 milyar euroya ulaşan yatırımlar, iki taraf arasındaki ilişkilerin ulaştığı boyutu ortaya koydu.

İsrail'in adadaki ekonomik varlığının genişlemesi doğrudan bir toprak işgali anlamına gelmese de kritik altyapı ve stratejik sektörlerde artan etkinliği, Güney Kıbrıs'ta ekonomik bağımlılık ve egemenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İHA

Kaynak: İHA