Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türkiye’nin AB sürecinden vize sorununa, KKTC’nin stratejik öneminden bakanlık içindeki kadro yapısına kadar birçok başlıkta çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Fidan, “AB almak istediği zaman yürümeyecek bir süreç yok. Sorun bizde değil, irade ortaya koyamayan Avrupa’da” diyerek sürecin siyasi boyutuna dikkat çekti.
Türkiye’nin AB Üyeliğinde “İrade” Vurgusu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yaşanan tıkanmanın teknik değil, tamamen siyasi nitelikte olduğunu belirtti. Komisyon toplantısında konuşan Fidan, AB ile ilişkilerde asıl sorunun Avrupa’nın irade eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.
Fidan; “AB almak istediği zaman yürümeyecek bir süreç yok. Belli hatalarımız var ama hepsi kolaylıkla düzeltilir. Sorun bizde değil; Avrupa’nın ortaya koyamadığı siyasi iradede.” dedi.
Pasaport Tartışmalarına Yanıt: “İtibarsızlaşma Yok, Sorun Tek Kapı”
Son dönemlerde sıkça gündeme gelen “Türk pasaportu değer kaybetti” yorumlarına da yanıt veren Fidan, sorunlu tek kapının AB ülkeleri olduğunu vurguladı.
AB’nin ortak sistem içinde hareket ettiğini, 27 ülkenin tek bir vize iradesiyle karar verdiğini söyleyen Bakan Fidan, bu nedenle algının olduğundan daha olumsuz yansıtıldığını belirtti:
“Vize sorununu abartmamak lazım. Kapıda sorun yaşadığımız tek yer AB. Hepsi ortak veri tabanı, ortak kriter ve ortak kontrol mekanizmasıyla hareket ediyor. Pasaportumuzun itibarsızlaştığı iddiası gerçekçi değil.”
Avrupa’nın göçmen politikası ve iç siyasette yükselen aşırı sağ nedeniyle Türk vatandaşlarına yönelik örtülü bir fren uyguladığını söyleyen Fidan, vize serbestisinin normal şartlarda çoktan devreye girmesi gerektiğini hatırlattı.
Vize Sisteminde Yeni Düzen: Konsolosluk Yapısı Ayrıldı
Türkiye’ye her yıl 60 milyondan fazla turist geldiğini hatırlatan Bakan Fidan, vize süreçlerinin etkin yönetimi için yeni bir konsolosluk yapılanmasının kurulduğunu açıkladı.
Konsolosluk hizmetleri ve vize işlemlerinin artık iki ayrı genel müdürlük tarafından yürütüldüğünü, bu sayede uzmanlaşmanın sağlandığını belirten Fidan, son dönemde tüm başkonsolosların geniş kapsamlı bir çalıştaya alındığını aktardı.
Bakanlıktaki Atamalar: “Liyakat Sistemi İşliyor”
Bakanlık içindeki atamalara yönelik eleştirilere de yanıt veren Fidan, tüm genel müdür ve yardımcılarının kariyer kökenli olduğunu söyledi.
“Genel müdür olup da sırası gelip büyükelçi olamayan yok. Bu bakanlıkta makam, bilgi ve liyakatten başka bir şeyle verilmez” diyen Fidan, dışarıdan yapılan sınırlı atamaların da tamamen ihtiyaç temelli olduğunu ifade etti.
Ayrıca Dışişleri Bakanlığının Türkiye’de kadın yönetici oranı en yüksek bakanlık olduğunu belirterek, ilk kez en üst unvanlardan birine bir kadın diplomatı atadığını gururla dile getirdi.
KKTC Mesajı: “Tarihsel Bir Zorunluluk”
Kıbrıs konusuna da değinen Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığının Türkiye için “tarihsel bir zorunluluk” olduğunu söyledi.
Bazı çevrelerin meseleyi sadece “Türkiye ve Kıbrıslı Türkler var” şeklinde dar bir çerçevede ele aldığını belirten Fidan, bunun gerçekçi bir okuma olmadığını vurguladı.
Özel Kalem Bütçesi Tartışması: “O Paraları Orada Görmek İstemiyorum”
Fidan, 2026 yılı bütçe görüşmelerinde Özel Kalem Müdürlüğü’ne ayrılan yüksek ödenekle ilgili eleştirilere de açıklık getirdi. NATO Zirvesi ve Antalya Diplomasi Forumu için ayrılan harcamaların yanlışlıkla özel kaleme yazıldığını söyleyen Fidan, talimat vererek bütçenin ilgili müdürlüğe aktarılmasını istediğini belirtti: “O kadar parayla işimiz yok. Özel kalemde görmek istemiyorum.” “Sorun Türkiye’de Değil, Avrupa’da” Fidan’ın açıklamaları, Türkiye’nin AB sürecinde kilidin teknik değil siyasi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin reform iradesine sahip olduğunu belirten Bakan Fidan, “AB samimi olduğunda süreç çok hızlı işler” diyerek topun Avrupa’da olduğunu vurguladı.
İHA
