Son günlerde yaşanan olayda kıyılara yaklaşık 20 bin deniz kuşunun vurduğu tespit edildi. Özellikle “Lomvi” (Uria aalge) türüne ait kuşların yoğunlukta olduğu bu durum, bilim insanları tarafından son yılların en ciddi çevresel olaylarından biri olarak değerlendiriliyor.
“Olağanüstü Bir Yıkım”
Bölgedeki gözlemciler ve gönüllüler tarafından toplanan veriler, toplu ölümlerin son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Biyologlar ve çevre uzmanları yaşananları “olağan dışı bir yıkım” olarak tanımladı.

Açlık İhtimali Öne Çıkıyor
Araştırmacılar ilk değerlendirmelerde kuşların açlıktan hayatını kaybetmiş olabileceği üzerinde duruyor. Deniz suyu sıcaklıklarında yaşanan değişimlerin besin zincirini bozmuş olabileceği ve bunun da kuşların yeterli gıdaya ulaşmasını engellediği düşünülüyor.
Wageningen Marine Research tarafından yapılan ilk incelemelerde, ölen kuşların midelerinin tamamen boş olduğu belirlendi. Ancak uzmanlar bunun tek başına kesin bir neden olmadığını vurguluyor.
İklim ve Fırtınalar Etkili Olabilir
Deniz ekolojisi uzmanı Dr. Sarah Wanless, olayın yalnızca yerel bir sorun olmadığını, daha geniş çaplı çevresel değişimlerin işareti olabileceğini belirtti. Wanless, Kuzey Denizi’nde yaşanan sert hava koşulları ve fırtınaların küçük balıkları daha derin sulara çektiğini, bunun da kuşların beslenmesini zorlaştırdığını ifade etti.

Kirlilik İhtimali de Araştırılıyor
ABD’li biyolog Dr. William Montevecchi ise deniz tabanındaki kirlilik ve mikroplastik yoğunluğunun kuşların bağışıklık sistemini zayıflatmış olabileceğine dikkat çekti. Bu durumun toplu ölümlerde etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Popülasyon İçin Büyük Risk
Bilim insanları, bu ölçekteki kaybın Kuzey Denizi’ndeki deniz kuşu popülasyonunun yenilenmesini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtiyor. Yapılan incelemelerde bulaşıcı hastalık bulgusuna rastlanmaması ise dikkatleri tamamen çevresel faktörlere ve gıda yetersizliğine yöneltti.
Uzmanlar, olayın kesin nedenini belirlemek için kapsamlı araştırmaların sürdüğünü ve sonuçların ekosistem yönetimi açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor.
HABER MERKEZİ
