Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, son YouTube yayınında Halep ve Halep kırsalında yaşanan şiddetli çatışmaları değerlendirdi. Yarar, bölgede yaşananların daha önce de defalarca görülen ancak bu kez çok daha kritik bir zamanlamaya sahip gelişmeler olduğunu ifade etti. Çatışmaların, Türkiye’den üst düzey bir heyetin Suriye’de bulunduğu bir döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı.
Yarar’a göre, Halep’te yaşananlar anlık ya da yerel bir güvenlik sorunu değil; yıllardır adım adım ilerleyen bir planın sahadaki yansıması niteliğinde.
“Bu Süreç Yeni Değil, 1980’lere Dayanıyor”
Mete Yarar, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin günlük siyasetle okunmasının büyük bir hata olduğunu belirterek, Suriye’nin doğusu için yapılan planların 1980’li yıllara kadar uzandığını söyledi. Henüz PKK terör örgütünün bile sahada olmadığı dönemlerde, Fırat’ın doğusuna ilişkin haritaların çizildiğini ifade eden Yarar, bugünkü gelişmelerin bu uzun vadeli planın devamı olduğunu dile getirdi.
“Bugünü bugünden okumak Ortadoğu’da düşülebilecek en büyük tuzaklardan biridir” diyen Yarar, sürecin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası açısından ele alınması gerektiğini vurguladı.

SDG–İsrail Koordinasyonu Açıkça Dillendiriliyor
Yarar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son açıklamalarına dikkat çekerek, SDG ile İsrail arasında koordinasyon olduğu yönündeki ifadelerin artık üst düzeyde dile getirildiğini söyledi. Bu durumun yeni olmadığını belirten Yarar, İsrail’in uzun süredir etnik fay hatları üzerinden bölgeyi yeniden şekillendirmeye çalıştığını savundu.
Bu strateji kapsamında Kürt, Dürzi ve Nusayri kartlarının aynı anda sahaya sürüldüğünü ifade eden Yarar, hedefin Suriye’yi parçalı ve kontrol edilebilir bir yapıya dönüştürmek olduğunu dile getirdi.
Petrol ve Doğalgaz Sahaları Kritik Rol Oynuyor
Yarar’a göre SDG’nin sahadaki en önemli dayanak noktası, kontrol ettiği petrol ve doğalgaz sahaları. Bu alanlardan yıllık yaklaşık 2,2 milyar dolarlık bir gelir elde edildiğini belirten Yarar, bu finansmanın örgütün askeri ve lojistik yapısını ayakta tuttuğunu söyledi.
Bu durumun klasik bir “vekalet savaşı” örneği olduğunu ifade eden Yarar, geçmişte benzer finansman modellerinin farklı coğrafyalarda da uygulandığını hatırlattı.

“Suriye Ordusu Karşıya Geçerse Dengeler Değişir”
Mete Yarar, Suriye ordusunun Fırat’ın batısından doğusuna geçmesi halinde SDG’nin sahada tutunmasının çok zorlaşacağını belirtti. Özellikle aşiretlerle birleşme ihtimalinin, SDG için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Yarar, bu nedenle örgütün köprübaşlarını ve geçiş noktalarını kontrol altında tutmaya çalıştığını söyledi.
Halep, Rakka ve Deyrizor hattının bu açıdan hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
“Görünmeyen Tehlike: İç Karışıklık ve Bölgesel Müdahale”
Yarar, Suriye içinde olası bir harekât sürecinde toplu bir ayaklanmadan ziyade terör saldırılarının artabileceğini belirtti. Lojistik merkezlere yönelik sabotajlar, pusular ve hava saldırılarının gündeme gelebileceğini ifade eden Yarar, özellikle İsrail’in mühimmat depolarını ve askeri yığınak alanlarını hedef alabileceğini söyledi.
En dikkat çekici uyarılarından biri ise Dürzi bölgeleriyle ilgili oldu. Yarar, bu bölgelerde İsrail’e bağlanma yönünde taleplerin ortaya çıkabileceğini ve bunun yeni bir sınır değişikliğini tetikleyebileceğini dile getirdi.

Halep Havalimanı Neden Kritik?
Mete Yarar, değerlendirmesinin sonunda Halep Havalimanı’nın önümüzdeki süreçte en kritik noktalarından biri olacağını vurguladı. Yarar’a göre, bölgede yaşanacak askeri ve siyasi gelişmelerin kilit merkezlerinden biri Halep olacak ve buradaki kontrol, sahadaki dengeleri doğrudan etkileyecek.
“Süreç Kolay İlerlemeyecek”
Yarar, bir dışişleri bakanının bir terör örgütünün başka bir devletle koordinasyon içinde çalıştığını açıkça dile getirmesinin son derece ciddi bir mesaj olduğuna dikkat çekti. Bu açıklamaların, Türkiye ve Suriye’nin olası senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini ifade etti.
“Bu yaşananlar günü değil, yarını anlatıyor” diyen Mete Yarar, önümüzdeki dönemde Suriye’de çok daha karmaşık ve sert gelişmelerin yaşanabileceğini sözlerine ekledi.

Mete Yarar Kimdir?
Mete Yarar, 10 Nisan 1967 tarihinde Samsun’da dünyaya geldi. Askeri eğitimini Kara Harp Okulu’nda tamamlayan Yarar, 1988 yılında piyade teğmen rütbesiyle mezun olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde göreve başladı. Askerlik hayatı boyunca özellikle operasyonel bölgelerde aktif görev aldı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki Görevleri
Mete Yarar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yaklaşık 16 yıl görev yaptı. Bu sürenin 10 yılı aşkın bölümünü Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geçirdi. Sınır ötesi operasyonlara katılan Yarar, terörle mücadele kapsamında sahada aktif görev aldı.
Son görev yeri Özel Kuvvetler Komutanlığı olan Mete Yarar, binbaşı rütbesindeyken 2004 yılında, emekliliğine yaklaşık 1,5 yıl kala kendi isteğiyle ordudan ayrıldı.
Askerlik Sonrası Kariyeri ve Danışmanlık Faaliyetleri
Askerlikten ayrıldıktan sonra özel sektöre yönelen Mete Yarar, kurduğu ilk şirket aracılığıyla Irak ile dış ticaret faaliyetlerinde bulundu. Daha sonraki yıllarda ise Orta Doğu ülkeleri ağırlıklı olmak üzere güvenlik ve risk analizi alanında çalışmalar yürüttü.
Yarar, bölgesel güvenlik, siyasi istikrarsızlık, savaş riski ve iç karışıklıklar üzerine analizler yaparak hem ulusal hem de uluslararası şirketlere danışmanlık hizmeti verdi. Özellikle 2004 yılından itibaren Irak’ta yatırım yapan firmalara güvenlik ve risk değerlendirme danışmanlığı sundu.
Medya Çalışmaları ve Yazarlık Kariyeri
Mete Yarar, güvenlik uzmanı kimliğiyle basın ve yayın organlarında sıkça yer aldı. Çeşitli televizyon programlarında yorumcu olarak görev yapan Yarar, aynı zamanda köşe yazarlığı da yaptı. TRT ve Habertürk TV için haber içerikleri hazırladı ve “Şahit Olun” adlı belgeselin yapımında yer alarak sunuculuk yaptı.
Özel sektörde ise lojistik, işletme ve basın-iletişim alanlarında danışmanlık faaliyetlerini sürdürdü.
Mete Yarar’ın Yazdığı Kitaplar
Mete Yarar, güvenlik, istihbarat, darbe süreçleri ve küresel güç dengeleri üzerine kaleme aldığı kitaplarla da dikkat çekti. Yarar’ın yayımlanan kitapları şunlardır:
- 60 Yıllık İttifakta Son Gün (2015)
- Bu Delileri Bir Araya Getirmeyecektiniz (Ceyhun Bozkurt ile birlikte, 2016)
- Darbenin Kayıp Saatleri (Ceyhun Bozkurt ile birlikte, 2016)
- Büyük İhanet (2017)
- Oyunun Sonu (2018)
- Mesih – Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak (Ceyhun Bozkurt ile birlikte, 2020)
Özel Hayatı
Mete Yarar’ın ilk evliliğinden bir oğlu bulunmaktadır. Yarar, 10 Temmuz 2018 tarihinde televizyoncu Gülnaz Kudunoğlu ile evlendi.
Ömer Faruk KARATOSUN


