Hakemli bilimsel dergilerde yayımlanan 24 farklı çalışmanın analizine dayanan rapor, plastik kapların ısıya maruz kaldığında yapısının bozulduğunu ve bu parçacıkların doğrudan yemeğe karıştığını gösteriyor. Uzmanlar, mikrodalga fırında birkaç dakikalık ısıtma işleminin dahi plastikten gıdaya geçişi ciddi oranda artırdığına dikkat çekiyor.
Sadece Mikroplastik Değil, Kimyasal Risk de Var
Çalışma, tehlikenin yalnızca mikroplastiklerle sınırlı olmadığını da ortaya koyuyor. Plastik ambalaj üretiminde kullanılan binlerce kimyasalın önemli bir kısmının ısıtma sırasında gıdaya karışabildiği belirtiliyor. Özellikle yağlı, tuzlu ve asidik yiyeceklerin plastik kapta ısıtılması, kimyasal geçişi daha da hızlandırıyor.

Ayrıca çizilmiş, yıpranmış veya eski kapların yeni ürünlere kıyasla çok daha fazla mikroplastik saldığı ifade ediliyor. Dondurulmuş ürünlerin doğrudan mikrodalgada çözdürülmesinin de riski artırdığı vurgulanıyor.
Mikroplastikler Vücutta Birikiyor
Bilimsel veriler, mikroplastiklerin artık insan vücudunun farklı bölgelerinde tespit edildiğini ortaya koyuyor. Kan, akciğer, karaciğer, kalp dokusu ve hatta plasentada bile plastik parçacıklarına rastlandığı bildiriliyor. Araştırmacılar, bu maddelerin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.
Plastik kaynaklı kimyasalların; hormon sistemini bozabildiği, kısırlık riskini artırabildiği, obezite, diyabet ve bazı kanser türleriyle bağlantılı olabileceğine dair bulguların giderek güçlendiği ifade ediliyor.
“Mikrodalgaya Uygun” İbaresi Güvence Değil
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta ise “mikrodalgaya uygundur” ya da “fırında kullanılabilir” etiketine sahip plastik kapların da ısı altında parçalanabildiği gerçeği. Bu parçacıkların gözle görülmediği, tat veya koku değişimine yol açmadığı için tüketicilerin maruziyeti fark etmesinin neredeyse imkânsız olduğu belirtiliyor.

Hazır Yemek Sektörü Büyüyor, Risk Artıyor
Hazır gıda sektöründeki hızlı büyümenin plastik ambalaj kullanımını artırdığına dikkat çekiliyor. Küresel hazır yemek pazarının önümüzdeki yıllarda daha da genişlemesi beklenirken, bu durumun plastik üretimini de artıracağı öngörülüyor.
Uzmanlar, mevcut yasal düzenlemelerin halk sağlığını korumakta yetersiz kaldığını savunuyor. Plastik ambalaj kullanımının azaltılması ve alternatif paketleme yöntemlerine yönelinmesi gerektiği vurgulanıyor. Rapora göre plastik kirliliği artık yalnızca çevresel bir sorun değil; giderek büyüyen küresel bir halk sağlığı tehdidi haline gelmiş durumda.
HABER MERKEZİ
