Pazı, düşük kalorili yapısı ve zengin besin içeriği nedeniyle sofralarda sık tercih edilen sebzelerden biri. Özellikle lif, folat, magnezyum, potasyum, A, C ve K vitamini açısından dikkat çeken pazı, dengeli beslenmenin parçası olarak tüketilebiliyor.
Son dönemde pazının yaşlanmayı yavaşlattığı, demir eksikliğini giderdiği ve uzun yaşam sağladığı yönünde çeşitli iddialar gündeme geliyor. Ancak uzmanlar, tek bir besinin tek başına ömrü uzattığını ya da hastalıkları ortadan kaldırdığını söylemenin doğru olmadığını belirtiyor.
Pazı demir içeriyor
Pazı, bitkisel kaynaklı demir içeren sebzeler arasında yer alıyor. Demir, vücutta kırmızı kan hücrelerinin üretimi ve oksijen taşınması açısından önemli bir mineral.
Ancak pazıdaki demirin emilimi, hayvansal kaynaklardaki demire göre daha düşük olabiliyor. Bu nedenle demir eksikliği veya kansızlık sorunu yaşayan kişilerin yalnızca pazı tüketimine güvenmemesi, hekim değerlendirmesi ve gerekli tetkiklerle hareket etmesi gerekiyor.
Pazının C vitamini içeren besinlerle birlikte tüketilmesi, bitkisel demirin emilimine destek olabilir.
Pazı D vitamini kaynağı mı?
Pazıyla ilgili en çok karıştırılan konulardan biri D vitamini içeriği. Pazı, önemli bir D vitamini kaynağı değildir. D vitamini daha çok güneş ışığı yoluyla sentezlenirken, besin kaynakları arasında yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş bazı ürünler öne çıkıyor.
Bu nedenle D vitamini eksikliğinin pazı tüketerek giderilebileceği yönündeki ifadeler doğru kabul edilmemeli.
A, C ve K vitamini açısından zengin
Pazı özellikle A, C ve K vitaminleri açısından değerli bir sebze olarak biliniyor.
A vitamini görme fonksiyonları ve bağışıklık sistemi için önem taşırken, C vitamini antioksidan özellik gösteriyor. K vitamini ise normal kan pıhtılaşması ve kemik sağlığıyla ilişkili önemli vitaminler arasında yer alıyor.
Lif içeriği sindirime destek olabilir
Pazının lifli yapısı bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabilir. Yeterli lif tüketimi, bağırsak sağlığının korunması ve kabızlık riskinin azaltılması açısından önem taşıyor.
Bununla birlikte tek başına pazının kabızlığı tamamen ortadan kaldırdığı söylenemez. Günlük yeterli su tüketimi, fiziksel aktivite ve genel beslenme düzeni de bağırsak sağlığında belirleyici rol oynuyor.
Kalp sağlığı açısından neden dikkat çekiyor?
Yeşil yapraklı sebzelerin düzenli tüketimi, dengeli bir beslenme düzeninin önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor. Pazıda bulunan potasyum, magnezyum, lif ve doğal nitratlar kalp-damar sağlığını destekleyen besin öğeleri arasında yer alıyor.
Ancak pazının tek başına kalp krizi ya da felç riskini “sıfırladığı” yönündeki iddialar bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor. Kalp sağlığında beslenmenin yanı sıra sigara kullanımı, tansiyon, kolesterol, kilo, genetik faktörler ve fiziksel aktivite de önemli rol oynuyor.
Kan şekeri kontrolüne katkı sağlayabilir
Pazı, düşük kalorili ve lif içeriği yüksek bir sebze olduğu için dengeli öğünlerde yer alabilir. Lifli besinlerin kan şekerindeki hızlı dalgalanmaları sınırlamaya yardımcı olabileceği biliniyor.

Ancak diyabet tedavisinde herhangi bir sebzenin ilaç veya tıbbi takibin yerine geçmesi mümkün değil.
Pazı tüketirken kimler dikkat etmeli?
Pazı K vitamini açısından zengin olduğu için özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin tüketim miktarı konusunda doktorlarına danışmaları gerekebilir.
Böbrek taşı öyküsü bulunan kişiler de pazının oksalat içeriği nedeniyle tüketim konusunda sağlık uzmanından görüş alabilir.
Pazı uzun yaşamın sırrı mı?
Pazı sağlıklı bir sebze olsa da “pazı yiyen 100 yaşını görür” şeklindeki ifadelerin bilimsel bir garantisi bulunmuyor.
Uzun ve sağlıklı yaşam; genetik yapı, dengeli beslenme, düzenli hareket, uyku, sigaradan uzak durma ve düzenli sağlık kontrolleri gibi pek çok faktörün bir araya gelmesiyle şekilleniyor.
Pazı ise bu sağlıklı yaşam düzeninin içerisinde yer alabilecek besleyici sebzelerden yalnızca biri olarak öne çıkıyor.




