Roewe M7 DMH’nin en çarpıcı özelliği menzili. Tam dolu yakıt deposu ve tam şarjlı bataryayla 2.050 kilometreye kadar yol yapabilen sedan, Çin’in CLTC test standartlarına göre ölçülüyor. Daha temkinli WLTP hesaplamalarında bile 1.500 kilometrenin üzerinde menzil sunması bekleniyor.
Bu performansın arkasında; 110 beygirlik 1.5 litrelik benzinli motor ile 184 beygir gücünde elektrik motorunun birlikte çalıştığı şarj edilebilir hibrit sistem bulunuyor. Enerji depolama görevini ise 19,7 kWh kapasiteli LFP (lityum-demir-fosfat) batarya üstleniyor. Araç, tamamen elektrikli modda CLTC’ye göre 160 km, WLTP’ye göre yaklaşık 140 km sürüş vadediyor.
Tasarımda Avrupa İmzası
Uygun fiyatlı bir otomobilden beklenen “sade” görünüm algısı, M7 DMH ile tamamen yıkılıyor. Modelin tasarımı, daha önce Rolls-Royce ve BMW gibi markalarda görev yapan dünyaca ünlü tasarımcı Jozef Kaban’a emanet. Audi ve Mercedes çizgilerini anımsatan dış tasarım; büyük ön ızgara, iki kademeli farlar ve coupe formuna yakın silüetle premium algıyı güçlendiriyor.
İç mekânda ise tamamen dijital gösterge paneli, geniş multimedya ekranı ve modern kullanıcı arayüzü dikkat çekiyor. Konfor ve teknoloji detayları, aracın “ekonomik” sınıfta olmasına rağmen üst segment hissi vermesini sağlıyor.
Dacia Sandero’dan Bile Ucuz
Asıl şaşırtıcı nokta ise fiyat. Roewe M7 DMH, Çin’de 97.800 yuan yani yaklaşık 12.000 euro başlangıç fiyatıyla satışa sunuldu. Bu rakam, Avrupa’da en uygun fiyatlı otomobillerden biri olarak bilinen Dacia Dacia Sandero’nun bile altında.
Şimdilik yalnızca Çin pazarında satılan Roewe M7 DMH, Avrupa otomotiv endüstrisi için güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Sunulan menzil, donanım ve fiyat dengesi, küresel pazarda rekabetin önümüzdeki yıllarda çok daha sertleşeceğinin sinyalini veriyor.
HABER MERKEZİ
