Şirketin yaptığı son değerlendirmelerde, özellikle zincirleme düşünme, uzun süreli otonom çalışma ve bağımsız görev yürütme kabiliyetlerinin artmasının, yapay zekâ modellerini yalnızca bir araç olmaktan çıkarıp siber saldırılarda aktif rol oynayabilecek bir unsur hâline getirebileceği vurgulanıyor.
Yeni Modeller, Saldırı Kapasitesini Hızla Artırıyor
OpenAI tarafından hazırlanan ve Axios’a özel paylaşılan analizde, yeni nesil yapay zekâ modellerinin siber saldırılara imkân tanıyan yetkinliklerde çok hızlı bir gelişim gösterdiği belirtiliyor. Raporda, modellerin uzun süre kesintisiz çalışabilme yeteneği arttıkça, kaba kuvvet (brute force) gibi geleneksel saldırı yöntemlerine daha etkin biçimde uyum sağladıkları ifade ediliyor.

Bu gelişimin en somut örneklerinden biri, GPT-5 ile GPT-5.1-Codex-Max arasındaki performans farkı olarak gösteriliyor. GPT-5, geçtiğimiz ağustos ayında yapılan bir capture-the-flag (CTF) testinde yüzde 27 başarı oranına ulaşırken, kısa süre sonra geliştirilen GPT-5.1-Codex-Max aynı testte yüzde 76 başarı elde etti. OpenAI, bu ivmenin devam edeceğini öngördüklerini ve bundan sonraki tüm modelleri “yüksek siber güvenlik riski oluşturabilecekmiş gibi” ele alarak geliştirdiklerini belirtiyor.
“Asıl Tehdit Uzun Süreli Otonomi”
OpenAI’ın güvenlik ekibinde yer alan Fouad Matin, Axios’a yaptığı açıklamada riskin temel kaynağını modellerin uzun süre boyunca kesintisiz çalışabilmesi olarak tanımlıyor. Matin’e göre bu durum, özellikle otomatik saldırı senaryolarında kapasiteyi ciddi biçimde artırabiliyor.
Buna karşın OpenAI, güçlü şekilde korunan sistemlerde bu tür saldırıların hâlâ nispeten kolay tespit edilebildiğini belirtiyor. Ancak güvenlik seviyesi düşük altyapıların, gelişmiş yapay zekâ destekli saldırılar karşısında çok daha savunmasız hâle gelebileceği uyarısı yapılıyor.

OpenAI Savunma Tarafında da Rol Almayı Hedefliyor
OpenAI, artan risklerin yalnızca kendi modelleriyle sınırlı olmadığını; diğer teknoloji şirketlerinin geliştirdiği yeni yapay zekâ sistemlerinin de benzer yetenekler kazandığını vurguluyor. Bu durum, siber güvenlik sektörünün hızla yeni tehditlere uyum sağlamasını zorunlu kılıyor.
Bu kapsamda OpenAI, savunma tarafına katkı sunmak amacıyla Aardvark adlı yeni bir siber güvenlik aracı üzerinde çalışıyor. Aardvark’ın, geliştiricilerin yazılımlarındaki güvenlik açıklarını tespit etmeye yardımcı olması hedefleniyor. Şirket, aracın şimdiden kritik düzeyde güvenlik açıklarını ortaya çıkarabildiğini ifade ediyor.
Yapay Zekâ ve Siber Güvenlikte Yeni Dönem
OpenAI’nin değerlendirmeleri, yapay zekânın ilerledikçe yalnızca üretkenlik değil, aynı zamanda yeni nesil siber tehditler de yaratabileceğini gösteriyor. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde, yapay zekâ geliştiren şirketlerin yalnızca performans değil, güvenlik odaklı stratejileri de önceliklendirmesi kaçınılmaz hâle gelecek.

HABER MERKEZİ
