Gazilik, Bir Milletin Hafızasında Taşınan Onurdur
Gazilik, Bir Milletin Hafızasında Taşınan Onurdur
İçeriği Görüntüle

Hayat dediğimiz şey bazen bir portakal dilimine, bazen de masadaki bir arkadaşın soğukkanlılığına bağlı olabiliyor.

Bilecik’te bir kıraathanede yaşanan olay tam da bunu gösterdi. Arkadaşlarıyla okey oynayan bir adamın boğazına portakal parçası kaçtı. Bir anda nefesi kesildi, masadakiler neye uğradığını şaşırdı. O sırada rakibi hemen harekete geçti ve Heimlich manevrası uyguladı.

Neyse ki müdahale başarılı oldu. Adam yeniden nefes aldı, ölümün kıyısından döndü. Buraya kadar yaşananlar oldukça ciddi. Fakat olayın asıl dikkat çeken kısmı bundan sonra başladı.

Adam, kendine gelir gelmez yeniden masaya oturdu ve okey oyununa kaldığı yerden devam etti.

İnsan ister istemez düşünüyor: Az önce nefessiz kalmışsın, ölümle burun buruna gelmişsin ama önündeki taşlar hâlâ seni bekliyor. Belki yarım kalan eli tamamlamak istedi, belki korkusunu belli etmemeyi tercih etti, belki de “Hayat devam ediyor” sözünü fazla ciddiye aldı.

Bu olayın gülümseten bir tarafı var. Ancak asıl unutulmaması gereken, doğru ilk yardımın bir insanın hayatını kurtarmış olmasıdır. Masadaki kişi ne yapacağını bilmese, bugün çok daha acı bir haber konuşuyor olabilirdik.

Adamın ertesi gün kendisini kurtaran arkadaşlarına yemek ısmarlaması da güzel bir vefa örneği oldu.

Kısacası o gün kıraathanede kazanan ne taşlar ne de oyun oldu. Kazanan, soğukkanlılık, dostluk ve ilk yardım bilgisi oldu.