Bir otelde şef aşçı olarak çalışan K.H., stajyer aşçıya ve mesai arkadaşlarına yönelik hakaretleri ve agresif davranışları nedeniyle işten çıkarıldı. İş sözleşmesi tazminatsız olarak feshedilen aşçıbaşı, işverenin haksız fesih yaptığını ileri sürerek İş Mahkemesi’ne başvurdu.
K.H., iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir neden bulunmadan sona erdirildiğini, ayrıca çalıştığı döneme ait bazı işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini iddia etti. Aşçıbaşı; kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının işverenden tahsil edilmesini talep etti.
Otel işletmecisi hakaretleri gerekçe gösterdi
Davaya cevap veren otel işletmecisi ise aşçıbaşının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K.’ya küfür ve hakaret içeren ifadeler kullandığını, benzer davranışları diğer çalışanlara karşı da sergilediğini savundu.
İşletmeci, davacının davranışları nedeniyle çalışma ortamındaki huzur ve disiplinin bozulduğunu, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirtti.
Fazla çalışma ücretlerine ilişkin taleplere de itiraz eden otel yönetimi, yapılan fazla mesailerin ücret bordrolarına yansıtıldığını ve çalışanların banka hesaplarına yatırıldığını, bazı çalışmaların karşılığında ise serbest zaman kullandırıldığını ifade etti.
İş sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar olan fazla çalışmaların zamlı karşılığının aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığını savunan işletmeci, aşçıbaşının ödenmemiş herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi aşçıbaşını kısmen haklı buldu
Davaya bakan İş Mahkemesi, işveren tarafından aşçıbaşının stajyer çalışana ve diğer personele hakaret ettiği ileri sürülmesine rağmen dosyaya yeterli somut belge sunulmadığı kanaatine vardı.
Mahkeme ayrıca fazla çalışmaların aylık ücrete dahil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin de dosyaya sunulmadığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar verdi.
Otel işletmecisi, yerel mahkeme kararına itiraz ederek dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Ancak istinaf mahkemesi işverenin itirazlarını reddederek İş Mahkemesi kararını yerinde buldu.
Bunun üzerine otel işletmecisi kararı temyiz etti. Yıllar süren hukuki süreçte dosya, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.

Yargıtay: İşyerinde güven temeli çöktü
Dosyayı inceleyen Yargıtay, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları nedeniyle iş ilişkisinin devamının işveren açısından çekilmez hale gelmesi durumunda, işverenin iş sözleşmesini derhal feshedebileceğine dikkat çekti.
Kararda, işverene tanınan haklı nedenle derhal fesih hakkının temelinde işyerindeki düzeni, disiplini ve çalışma barışını koruma amacının bulunduğu vurgulandı.
Yargıtay, aşçıbaşının iş sözleşmesinin; başka bir çalışana sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara neden olması, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar sergilemesi ve iş disiplinine uymaması nedeniyle feshedildiğini belirtti.
Stajyer çalışana herkesin içinde hakaret etti
Yargıtay kararında, olay günü stajyer aşçı M.K.’nın kullandığı bezlerin kötü koktuğunu söyleyen aşçıbaşının, stajyere bağırmaya başladığı, küfür ettiği ve şiddet içerikli ifadeler kullandığı aktarıldı.
Stajyer çalışanın göz ameliyatı geçirdiği ve doktorunun çalışmaması gerektiğini aşçıbaşına bildirdiği kaydedilen kararda, aşçıbaşının buna rağmen stajyeri diğer çalışanların önünde rencide ettiği ifade edildi.
Aşçıbaşının stajyer çalışana “öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör” şeklinde ifadeler kullandığının dosyadaki delillerle ortaya konulduğu belirtildi.
Kararda ayrıca aşçıbaşının yalnızca stajyer çalışana değil, işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırlar sergilediği ve küfürlü ifadeler kullandığı vurgulandı.
Kıdem ve ihbar tazminatı alamayacak
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, aşçıbaşının davranışlarının işyerindeki çalışma barışını, düzeni ve disiplini bozduğunun sabit olduğuna karar verdi.
İşçinin bu davranışları nedeniyle iş ilişkisindeki güven temelinin çöktüğünü belirten Yüksek Mahkeme, otel işletmecisinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin ikinci bendi kapsamında, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle feshetmesinin yerinde olduğunu bildirdi.
Yargıtay, işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığını belirterek aşçıbaşının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti.
Yerel mahkemenin kıdem ve ihbar tazminatlarını kabul etmesini hatalı bulan Yargıtay, kararın bu nedenle bozulmasına karar verdi.
İHA
