Yakut, 18 Ağustos 2026 tarihinde Adalar ve Yalova-Çınarcık açıklarında 0,7 ile 2,1 büyüklüğü arasında art arda mikro depremlerin kaydedildiğini belirterek, bu hareketliliğin vatandaşlarda “Büyük deprem mi geliyor?” endişesi oluşturduğunu söyledi.
“Mikro depremler büyük deprem işareti değil”Ahmet Yakut, Marmara Denizi’nde çok sayıda kırılmamış veya farklı dönemlerde deprem üretmiş fay segmenti bulunduğunu belirtti.
1999 Marmara Depremi sonrasında Yalova’ya kadar uzanan bölümün önemli ölçüde kırıldığını hatırlatan Yakut, 1963 yılında Adalar’ın güneyinde meydana gelen yaklaşık 6,3-6,4 büyüklüğündeki depreme de dikkat çekti.
Yakut, Adalar açıklarında yaşanan son mikro depremlerin tek başına daha büyük bir deprem işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Çınarcık ve Esenköy açıklarına dikkat çekti Yakut’un değerlendirmelerinde öne çıkan bölgelerden biri Çınarcık-Esenköy hattı oldu.Armutlu Yarımadası önlerinde, Çınarcık, Esenköy ve Bozburun yönünde kırılmamış fay parçalarının bulunduğunu belirten Yakut, bu bölgelerin geçmişte de 3 ila 4,5 büyüklüğü arasında depremler ürettiğini ifade etti.
Yakut, Çınarcık Çukuru çevresinde 2007, 2008, 2016, 2018 ve 2023 yıllarında da benzer hareketliliklerin görüldüğünü söyledi.
“Marmara’da 5 ve 5,5 büyüklüğünde depremler olabilir”Ahmet Yakut, Marmara’nın farklı noktalarında orta büyüklükte depremlerin görülmesinin şaşırtıcı olmayacağını dile getirdi.
Yakut, Tekirdağ açıklarında yıl sonuna kadar 5 ile 5,5 büyüklüğünde, Yalova açıklarında ise 4 ile 4,5 büyüklüğü arasında depremlerin görülebileceğini düşündüğünü belirtti.Ancak bu olasılıkların doğrudan büyük ve yıkıcı bir depremin habercisi olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“Şu an 7,5-8 büyüklüğünde senaryo beklemiyorum”
Marmara depremi tartışmalarına da değinen Yakut, geçmişte sıkça dile getirilen 7,5 ve 8 büyüklüğündeki deprem senaryolarına mesafeli yaklaştığını söyledi.
Yakut, Silivri açıklarında meydana gelen 5,7-5,8 büyüklüğündeki deprem ile 23 Nisan 2025’te Kumburgaz açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremlerin ardından bu senaryoların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Marmara içerisinde 6 ile 6,5 büyüklüğünde deprem üretebilecek faylar var” diyen Yakut, özellikle Çınarcık, Esenköy, Erdek ve Marmara Adası açıklarının yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Gemlik ve Yalova için de değerlendirme yaptıYakut, ilerleyen günlerde Gemlik ve Yalova çevresinde de küçük ve orta büyüklükte depremler görülebileceğini söyledi.
Gemlik Körfezi ile Yalova arasında sismik açıdan bir ilişki bulunduğunu savunan Yakut, Bursa’nın özellikle Gemlik, Mudanya ve çevresinde zaman zaman 3 ila 4,5 büyüklüğü arasında depremler yaşanmasının olağan olduğunu ifade etti.
Yakut, “Şu an için Marmara’nın batısında, doğusunda ya da ortasında 5’in üzerinde bir deprem beklemiyorum” şeklinde konuştu.
Bursa için ne söyledi?Programda Bursa ile ilgili soruları da yanıtlayan Ahmet Yakut, kentte kısa vadede çok büyük bir deprem beklentisi olmadığını dile getirdi.
Yakut, Bursa ve çevresinde özellikle Gemlik hattı ve Mustafakemalpaşa civarında küçük ve orta büyüklükte sarsıntıların görülebileceğini ifade ederken, “Şu an 4,3’ün üzerinde bir şey beklemem” değerlendirmesinde bulundu.
Marmara’da hangi bölgeler izlenmeli?
Yakut’un açıklamalarına göre Marmara Denizi’nde dikkatle takip edilmesi gereken başlıca bölgeler arasında Çınarcık-Esenköy açıkları, Erdek çevresi, Marmara Adası, Tekirdağ açıkları ve Gemlik Körfezi bulunuyor.
Bu bölgelerde 4 ila 6 büyüklüğü arasında deprem üretebilecek fay segmentlerinin mevcut olduğunu belirten Yakut, küçük depremlerin bölgede devam etmesinin doğal olduğunu söyledi.
“Deprem korkusuyla hareket edilmemeli”Ahmet Yakut, deprem konusunda sosyal medyada yapılan korkutucu ve kesin tarihli açıklamalara karşı da uyarıda bulundu.
Vatandaşların her küçük depremi büyük bir depremin habercisi olarak yorumlamaması gerektiğini söyleyen Yakut, bilimsel veriler ve resmi kurumların açıklamalarının takip edilmesinin önem taşıdığını vurguladı.
Yakut’un değerlendirmeleri kişisel görüş ve yorumlarına dayanırken, depremlerin kesin zamanı ve büyüklüğünün önceden güvenilir biçimde tahmin edilemediği unutulmamalı. Deprem riskine karşı en etkili yaklaşım, yapı güvenliğinin artırılması, afet planlarının hazırlanması ve resmi kurumların uyarılarının takip edilmesi olarak öne çıkıyor.
Serpil ADAK
ü
ü




