Yaşam Haberleri

Kimi Cezaevine Girdi Kimi Hayatını Kaybetti! İşte Mafyayla Aşk Yaşayan Kadın Ünlüler

Magazin dünyasının tanınmış isimleri yalnızca sahne performansları, aşkları ve özel hayatlarıyla değil, geçmişte yeraltı dünyasının önde gelen isimleriyle kurdukları ilişkilerle de gündeme geldi. Bazı ünlülerin adı aşk söylentilerine karışırken bazıları soruşturmalar, gözaltılar, cezaevi ziyaretleri ve karanlık olaylarla kamuoyunun karşısına çıktı. İşte yıllarca konuşulan ilişkiler, iddialar ve unutulmayan olaylar…

Türkiye’de sanat, cemiyet ve magazin dünyasının yeraltı dünyasıyla kesişen hikâyeleri, özellikle 1970’li yıllardan 2000’lerin başına kadar gazete manşetlerinin en dikkat çekici konuları arasında yer aldı. Gazino döneminin silahlı hesaplaşmalarından cezaevinde başlayan aşklara, şantaj iddialarından firari isimlerle yapılan yolculuklara kadar birçok olay uzun yıllar kamuoyunda tartışıldı.

Ancak bu ilişkilerin bir bölümü mahkeme kayıtlarına ve soruşturmalara yansırken bir bölümü yalnızca dönemin magazin haberlerinde yer alan iddialardan oluştu. Bu nedenle ünlü isimlere ilişkin anlatımların önemli kısmı, dönemin basın haberleri ve tarafların açıklamaları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Sibel Can

Türk müziğinin en tanınmış sanatçılarından Sibel Can’ın adı, 1990’lı yılların sonunda gündeme gelen bir şantaj ve kaçırılma soruşturması nedeniyle yeraltı dünyasının bazı isimleriyle birlikte anıldı.

Dönemin haberlerine göre Sibel Can’ın, eski Türkiye erkek güzeli Karahan Çantay ile yaşadığı öne sürülen ilişkiye ait görüntülerin bulunduğunu iddia eden Can Kuzu isimli kişi, sanatçıdan para istemeye başladı. Sibel Can’ın bu tehditlerden kurtulmak amacıyla Karagümrük çevresinde etkili olduğu belirtilen Ergin ailesinden yardım istediği ileri sürüldü.

Can Kuzu’nun kaçırıldığı, darbedildiği ve fotoğraflarının çekildiği yönündeki iddiaların ardından geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Sibel Can da dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde ifade verdi.

Dava sürecinde Sibel Can’ın eşi Hakan Ural’ın çete liderlerinden birine pahalı bir saat verdiği iddiası da araştırıldı. Olayla bağlantılı olarak yargılanan Nuri Ergin’in mahkeme çıkışında Sibel Can hakkında, “Mahallemizin kızıdır, kendisini severiz” şeklinde konuşması uzun süre gündemde kaldı.

Sibel Can hakkında ağır hapis cezası talep edildiğine ilişkin haberler yayımlansa da sanatçı, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Yaşananlar, Türkiye’de sanat ve yeraltı dünyası ilişkilerinin en çok konuşulan soruşturmalarından biri olarak hafızalara kazındı.


Esengül

Gerçek adı Esen Ağan olan Esengül, 1970’li yılların en güçlü arabesk seslerinden biri olarak tanındı. “Taht Kurmuşsun Kalbime” adlı şarkısıyla büyük bir şöhrete ulaşan sanatçının hayatı, gazino dünyasının karanlık hesaplaşmalarıyla iç içe geçti.

Esengül’ün sahne aldığı yıllarda İstanbul’daki gazinolar arasında büyük bir rekabet yaşanıyordu. Sanatçı transferleri, müşteri çekme mücadeleleri ve gazino sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar zaman zaman silahlı çatışmalara dönüşüyordu.

31 Mart 1979 gecesi Semiramis Gazinosu’nda yaşanan olay, Esengül’ün hayatındaki en karanlık dönüm noktalarından biri oldu. Dönemin haberlerine göre Oflu İsmail olarak bilinen yeraltı dünyası mensubu, Esengül’den bir şarkı istedi. İsteğin yerine getirilmemesi üzerine çıkan tartışmada silahlar kullanıldı.

Gazino sahibi Akbulut Karaoğlu ile şef garson Hasan Yolaldı hayatını kaybetti. Esengül ise olaydan sağ kurtuldu. Ancak bu silahlı saldırıdan yalnızca 19 gün sonra genç sanatçı, iş insanı Mehmet Faruk Özfıratlı ile birlikte geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi.

Kazanın, otomobilin frenlerinin tutmaması nedeniyle meydana geldiği açıklandı. Polis kayıtlarında aşırı hız ve alkol ihtimali üzerinde durulduğu belirtilirken otomobilin frenleriyle oynandığı ve kazanın bir hesaplaşma olduğu iddiaları da uzun süre konuşuldu.

Esengül henüz 24 yaşındaydı. Ölümü, hiçbir zaman tamamen aydınlatılamadığı öne sürülen yönleriyle Türk müzik tarihinin en büyük gizemlerinden biri haline geldi.


Muazzez Abacı

Türk sanat müziğinin unutulmaz isimlerinden Muazzez Abacı ile Hasan Heybetli arasındaki ilişki, magazin tarihinin en uzun ve en çalkantılı aşk hikâyelerinden biri olarak biliniyor.

Muazzez Abacı ile yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Hasan Heybetli iki kez evlendi ve boşandı. Ayrılıklara rağmen ikilinin yıllarca birbirinden kopamadığı, ilişkilerinin zaman zaman yeniden başladığı basına yansıdı.

Bu aşkın en çok konuşulan olaylarından biri, Muazzez Abacı’nın firari durumdaki Hasan Heybetli’yi polise ihbar ettiği iddiasıydı. Dönemin haberlerinde Abacı’nın aldatıldığını düşünmesi üzerine emniyet güçlerine bilgi verdiği ve Heybetli’nin yakalanmasını sağladığı ileri sürüldü.

Ancak hikâye burada sona ermedi. Muazzez Abacı’nın daha sonra Hasan Heybetli’nin kaldığı cezaevinin karşısında bir ev tuttuğu ve ikilinin ıslık çalarak iletişim kurduğu anlatıldı.

İki ismin aşkı, evlilikler, boşanmalar, cezaevi ziyaretleri ve barışmalarla yıllarca devam etti. Bu nedenle Abacı ve Heybetli ilişkisi, magazin dünyasında “çeyrek asırlık aşk” olarak tanımlandı.


Ahu Tuğba

Yeşilçam’ın dikkat çeken oyuncularından Ahu Tuğba, özel hayatıyla da uzun yıllar magazin gündeminde kaldı. Sanatçının adı, yeraltı dünyasının tehlikeli isimlerinden biri olarak tanımlanan Enis Karaduman ile anıldı.

Dönemin haberlerinde Karaduman’ın, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bir yakınını alacak anlaşmazlığı nedeniyle kaçırdığı iddia edildi. Emniyet birimlerinin Karaduman’ı tehlikeli ve davranışları önceden kestirilemeyen bir kişi olarak değerlendirdiği haberleri yayımlandı.

Ahu Tuğba ile Enis Karaduman arasındaki ilişkinin ayrıntıları kamuoyuna sınırlı ölçüde yansıdı. Buna rağmen sanatçının adı, bu birliktelik nedeniyle yıllarca yeraltı dünyasıyla ilişkilendirilen ünlüler arasında gösterildi.


Tuğba Özay

Manken, oyuncu ve şarkıcı Tuğba Özay’ın adı, 2000’li yıllarda yaşanan silahlı bir olay ve ardından başlatılan soruşturma nedeniyle yeraltı dünyasıyla birlikte anıldı.

İddialara göre Tuğba Özay, sevgilisi Akın Büyükoğlu’ndan ayrılmak istedi. Büyükoğlu’nun ayrılığı kabul etmediği ve Özay’ı tehdit ettiği ileri sürüldü. Bunun üzerine Özay’ın, Susurluk davasında adı geçen Yaşar Öz’den yardım istediği iddia edildi.

Yaşar Öz’ün adamı olduğu belirtilen Abdülcabbar Kibaroğlu ile Akın Büyükoğlu’nun yakınları arasında Akmerkez’de yapılan görüşmede silahlı çatışma çıktı. Kibaroğlu olayda yaralandı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tuğba Özay, azmettirme suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Özay bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi.

Sanatçı daha sonraki açıklamalarında kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Buna rağmen olay, Türkiye magazin tarihinin en çok konuşulan adli vakalarından biri oldu.


Ceylan

“Küçük Ceylan” olarak şöhrete kavuşan şarkıcı Ceylan’ın, Yaşar Öz ile yaşadığı öne sürülen ilişki de uzun süre magazin basınında yer aldı.

Dönemin anlatımlarına göre Yaşar Öz cezaevindeyken Ceylan’a büyük bir hayranlık duyuyordu. Bu durumun Ceylan’a ulaşmasının ardından ikili mektuplaşmaya başladı.

Başlangıçta hayranlık mektupları şeklinde ilerleyen iletişimin daha sonra duygusal bir ilişkiye dönüştüğü ileri sürüldü. Ceylan’ın Yaşar Öz’ü Eskişehir Cezaevi’nde düzenli olarak ziyaret ettiği ve duruşmalarında yalnız bırakmadığı basına yansıdı.

İlişkinin yaklaşık iki yıl, Yaşar Öz’ün cezaevinde bulunduğu dönem boyunca devam ettiği belirtildi. Cezaevi mektuplarıyla başlayan bu aşk, dönemin en sıra dışı magazin hikâyelerinden biri olarak hafızalara kazındı.


Uğur Kılıç

Yeraltı dünyasının tanınmış isimlerinden Dündar Kılıç’ın kızı olan Uğur Kılıç, çocukluğundan itibaren bu dünyanın merkezinde büyüdü. Uğur Kılıç’ın Alaattin Çakıcı ile yaptığı evlilik ise iki güçlü aileyi bir araya getirdi.

Çiftin evliliği bir süre sonra sona erdi. Ancak boşanmanın ardından yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin en çok konuşulan cinayet dosyalarından birine dönüştü.

Uğur Kılıç, oğlunun doğum günü gerekçe gösterilerek Bursa’ya davet edildi. 20 Ocak 1995 tarihinde kaldığı otelin lobisinde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti.

Cinayeti gerçekleştiren kişinin Alaattin Çakıcı’nın şoförü olduğu tespit edildi. Çakıcı’nın eski eşinin öldürülmesi için talimat verdiğine ilişkin suçlamalar yargı sürecine taşındı.

Uğur Kılıç cinayeti, Türkiye’de yeraltı dünyası içindeki aile ilişkilerinin ve hesaplaşmaların ulaştığı noktayı göstermesi bakımından yıllarca tartışıldı.


Aslı Ural

Şarkıcı Selçuk Ural ile modacı Canan Yaka’nın kızı Aslı Ural’ın adı, 1998 yılında Alaattin Çakıcı ile birlikte Fransa’da yakalanmasıyla gündeme geldi.

Alaattin Çakıcı kırmızı bültenle aranırken Fransa’nın Nice kentinde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Yanında Aslı Ural da bulunuyordu.

Dönemin haberlerine göre Aslı Ural’ın çantasında yüklü miktarda para ve Çakıcı adına düzenlenmiş sahte belgeler bulundu. Ural’ın Fransız polisine verdiği ifadede Çakıcı ile bir süredir birlikte olduğunu söylediği aktarıldı.

İkilinin ilişkisi magazin dünyasında uzun süre konuşuldu. Aslı Ural’ın, Alaattin Çakıcı’nın öldürülen eski eşi Uğur Kılıç’a benzediği yönündeki yorumlar da dönemin basınında yer aldı.

Bu benzerliğin ilişkinin başlamasında etkili olduğu iddiası hiçbir zaman doğrulanmadı. Buna rağmen Aslı Ural ile Çakıcı’nın Nice’te birlikte yakalanması, dönemin en büyük haberlerinden biri oldu.


Gülben Ergen

Gülben Ergen’in adı, sanat hayatının ilk yıllarında Erol Evcil ile yaşadığı ilişki nedeniyle kamuoyunda geniş yankı buldu.

İkilinin 1995 yılında Bursa’da tanıştığı ve yaklaşık üç yıl süren bir birliktelik yaşadığı belirtildi. Evlilik hazırlığı yaptıkları, hatta Gülben Ergen’in gelinliğinin hazır olduğu yönünde haberler yayımlandı.

Ancak Erol Evcil’in adı, iş insanı Nesim Malki’nin öldürülmesiyle ilgili soruşturmada gündeme geldi. Evcil’in firari olduğu dönemde Gülben Ergen de ilişkisi nedeniyle gözaltına alındı ve ifadesine başvuruldu.

Gülben Ergen daha sonraki yıllarda yaptığı açıklamalarda ilişkiden ayrılmak istediğini ancak korktuğu için bunu gerçekleştiremediğini anlattı.

Sanatçı, yaşanan olayların ardından Erol Evcil ile bağını tamamen kopardı. Bu ilişki, Gülben Ergen’in kariyerinin ilk dönemindeki en çok tartışılan olaylardan biri oldu.


Sibel Turnagöl

Oyuncu ve şarkıcı Sibel Turnagöl’ün adı da geçmişte yeraltı dünyasının bazı önemli isimleriyle birlikte anıldı.

Turnagöl’ün şarkıcılığa yöneldiği dönemde Fatih Bucak ile yakınlaştığı ileri sürüldü. Fatih Bucak, Susurluk kazasıyla Türkiye gündemine gelen Sedat Bucak’ın yeğeniydi.

İkilinin büyük bir koruma grubuyla hareket ettiği, bu nedenle gazetecilerin onları birlikte görüntüleyemediği iddia edildi. Ancak ilişkiye ilişkin kamuoyuna yansıyan kesin bir fotoğraf veya tarafların ayrıntılı açıklaması bulunmadı.

Sibel Turnagöl’ün adı daha sonraki yıllarda Kürşat Yılmaz ile de anıldı. Sanatçı, hakkında çıkan ilişki iddiaları konusunda uzun süre sessiz kalmayı tercih etti.


Nazan Şoray

Türkan Şoray’ın kardeşi olan şarkıcı Nazan Şoray, Turan Çevik ile yaşadığı ilişkiyle uzun yıllar gündemde kaldı.

Turan Çevik, Türkiye’nin ilk büyük hayali ihracat dosyalarında adı geçen iş insanlarından biri olarak tanındı. Çevik’in yeraltı dünyasıyla yakın olduğu yönünde çok sayıda haber yayımlandı.

Nazan Şoray, ilişkiyi inkâr etmedi. Yıllar sonra yaptığı bir açıklamada Turan Çevik ile çok güzel bir aşk yaşadığını belirtti.

Şoray’ın, Çevik’in kendisine maddi ve manevi olarak destek verdiğini anlatan sözleri magazin basınında geniş yer buldu. Bu açıklamalar, dönemin ünlü isimleri ile güçlü iş insanları arasındaki ilişkilerin yeniden tartışılmasına neden oldu.


Esra Erol

Televizyon sunucusu Esra Erol’un, Ali Özbir ile evlenmesi de eşinin ailesi nedeniyle uzun süre magazin gündeminde yer aldı.

Ali Özbir, “Kürt İdris” lakabıyla tanınan İdris Özbir’in oğludur. Bu nedenle Esra Erol’un özel hayatı ve evliliği sırasında yeraltı dünyasına ilişkin çok sayıda yorum yapıldı.

Esra Erol ise eşinin mafya üyesi olmadığını ve kendi ayakları üzerinde duran bir iş insanı olduğunu söyledi. Eşinin babasının geçmişte kabadayı olarak tanındığını belirten Erol, “Kabadayı garibanlara yardım eden demek” ifadelerini kullandı.

Ali Özbir’in vicdanlı, düzgün ve kadına değer veren biri olduğunu söyleyen Esra Erol, hakkında yapılan yorumlara karşı eşini savundu. Çift daha sonra evlendi ve çocuk sahibi oldu.

Esra Erol ile Ali Özbir’in evliliği devam ederken sunucu, eşinin ailesinin geçmişi üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilere birçok kez tepki gösterdi.


Binnaz Avcı

Yeşilçam’ın ünlü oyuncularından Suzan Avcı’nın kızı Binnaz Avcı’nın adı, bir dönem Dündar Kılıç’ın torunu Onur Özbizerdik ile anıldı.

İkilinin ilişki yaşadığı yönündeki haberler magazin basınında yer aldı. Binnaz Avcı’nın adı daha sonra silahlı bir olayın ardından yeniden gündeme geldi.

Bunun üzerine annesi Suzan Avcı açıklama yaparak kızının artık evli olduğunu ve söz konusu olaylarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

İlişkinin ayrıntıları ve ne kadar sürdüğü konusunda taraflardan kapsamlı bir açıklama gelmedi.


Hülya Avşar

Hülya Avşar’ın adı doğrudan bilinen bir yeraltı dünyası mensubuyla açıklanmış bir ilişkiye karışmasa da gazeteci Aykut Işıklar’ın yıllar önce yaptığı açıklamalar büyük merak uyandırdı.

Işıklar, Hülya Avşar’ın sinemaya başladığı ilk yıllarda yeraltı dünyasına yakın güçlü bir isimden BMW marka otomobil hediye aldığını iddia etti.

Avşar’ın bu konuyu çevresine anlatmasının ardından söz konusu kişinin otomobili geri aldığı öne sürüldü. Aykut Işıklar, bu kişiyi mafya çevresinde etkili, karşısında insanların ceket iliklediği biri olarak tanımladı.

Ancak iddiada adı geçen kişinin kimliği hiçbir zaman açıklanmadı. Hülya Avşar da bu konu hakkında ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Bu nedenle olay, magazin tarihinin cevapsız kalan iddialarından biri olarak kaldı.


Gösteri Dünyası ile Yeraltı Dünyasının Kesiştiği Yıllar

Ünlüler ile yeraltı dünyasının önde gelen isimleri arasındaki ilişkiler özellikle gazino kültürünün güçlü olduğu yıllarda daha görünür hale geldi. Sanatçıların sahne aldığı mekânların güvenliği, gazino sahipleri arasındaki rekabet ve sanatçı transferleri, güçlü grupların bu sektöre ilgi göstermesine neden oldu.

Bazı ilişkiler gönül bağıyla başladı. Bazıları ise tehdit, şantaj, koruma talebi veya iş anlaşmazlıkları sonucunda kuruldu. Bu yakınlıkların kimi zaman ünlü isimlere güç ve güvenlik sağladığı, kimi zaman ise onları ağır soruşturmaların ve tehlikeli hesaplaşmaların içine sürüklediği görüldü.

Esengül’ün şüpheli ölümü, Uğur Kılıç cinayeti, Tuğba Özay’ın tutuklanması, Aslı Ural’ın Fransa’da yakalanması ve Sibel Can’ın şantaj soruşturmasında ifade vermesi bu dönemin en çok konuşulan örnekleri arasında yer aldı.

Gülben Ergen ve Muazzez Abacı gibi isimler ise yaşadıkları ilişkilerin duygusal yönleri kadar korku, kaçış ve cezaevi süreçleriyle de gündeme geldi.

Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bu hikâyeler, Türkiye’nin magazin ve yakın dönem tarihinin en dikkat çekici sayfaları arasında yer almaya devam ediyor. Bununla birlikte olayların bir kısmının basına yansıyan iddialardan ibaret olduğu, kesinleşmiş yargı kararları ile magazin söylentilerinin birbirinden ayrılması gerektiği unutulmamalıdır.

Şefiye YILDIRIM