Kişisel bakımda doğal yöntemlere yönelenlerin ilgisini çeken ev yapımı karışımlara bir yenisi daha eklendi. Limon ve tuz kullanılarak hazırlanan iki malzemeli tarif, sosyal medyada “doğal tüy dökücü” ve “kıl köklerini zayıflatan karışım” olarak paylaşılırken uzman kaynaklar, bu tür tariflerin kalıcı tüy azaltma etkisinin bilimsel olarak kanıtlanmadığına ve ciltte tahrişe yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Doğal tüy dökücü karışım gündemde

İstenmeyen tüylerden kurtulmak için jilet, ağda, epilasyon cihazları ve tüy dökücü kremler gibi birçok yöntem kullanılıyor. Son dönemde ise mutfakta bulunan malzemelerle hazırlanan doğal bakım tarifleri sosyal medyada dikkat çekiyor.

Bunların başında limon suyu ve sofra tuzuyla hazırlanan karışım geliyor. Geleneksel kullanımda tüylerin zamanla daha ince ve seyrek görünmesini sağladığı ileri sürülen bu tarifin, kıl köklerini kalıcı olarak yok ettiğini gösteren güvenilir bilimsel kanıt bulunmuyor. Kalıcı veya uzun süreli kıl azalması amacıyla kullanılan lazer gibi yöntemler ise doğrudan kıl foliküllerini hedefleyen farklı bir mekanizmaya sahip.

Limon ve tuz karışımı nasıl hazırlanıyor?

Sosyal medyada paylaşılan tarifte 1 adet taze sıkılmış limonun suyu ile 2 çay kaşığı sofra tuzu kullanılıyor. Limon suyunun cam bir kaba alınmasının ardından tuz eklenerek tamamen çözünene kadar karıştırılması öneriliyor.

Karışımın cilt üzerinde yaklaşık 15 dakika bekletilmesi ve daha sonra ılık suyla temizlenmesi tavsiye ediliyor. Ancak özellikle hassas, tahriş olmuş veya yeni tıraş edilmiş cilde asitli ve tuzlu karışımlar uygulamak yanma ve kızarıklığa neden olabilir.

Deprem Çantasında Küçük Ama Hayati Detay!
Deprem Çantasında Küçük Ama Hayati Detay!
İçeriği Görüntüle

Limon gibi turunçgil içerikleri ayrıca ciltte kaldığında ve bölge güneşe maruz kaldığında bazı kişilerde fitofotodermatit adı verilen, yanık benzeri kızarıklık, kabarcık veya renk değişikliğine yol açabilen bir reaksiyona neden olabilir.

Tüy dökücü kremler kıl kökünü yok ediyor mu?

Hazır tüy dökücü kremler ise ev yapımı karışımlardan farklı şekilde çalışıyor. Bu ürünler tüyün yapısındaki keratini kimyasal olarak parçalayarak tüyün cilt yüzeyinden kolayca uzaklaştırılmasını sağlıyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi, tüy dökücü ürünlerin hızlı ve pratik olabileceğini ancak bazı kişilerde cilt tahrişine yol açabileceğini belirtiyor.

Tüy dökücü kremler yeni kıl kökleri oluşturmaz. Ancak tüyler yeniden uzadığında yapıları veya görünüşleri nedeniyle daha belirgin hissedilebilir.

Zerdeçal ve süt karışımı da tercih ediliyor

Geleneksel bakım tariflerinden biri de zerdeçal ve süt karışımı. Tarif için 1 yemek kaşığı toz zerdeçalın üzerine macun kıvamına ulaşana kadar ılık süt ekleniyor.

Hazırlanan karışımın cilde sürülerek yaklaşık 15-20 dakika bekletilmesi ve daha sonra ılık suyla temizlenmesi öneriliyor. Bununla birlikte zerdeçal ve sütün kıl köklerini kalıcı biçimde yok ettiği veya tüyleri kalıcı olarak azalttığı yönünde yeterli klinik kanıt bulunmuyor.

Kahve telvesi ve karbonat peelingi

Bir başka popüler tarifte ise 1 yemek kaşığı kahve telvesi ile 1 tatlı kaşığı karbonat karıştırılıyor. Az miktarda su eklenerek macun haline getirilen karışımın cilde dairesel hareketlerle uygulanması öneriliyor.

Peeling uygulaması ölü deri tabakasının uzaklaştırılmasına yardımcı olabilse de sert ovalama ve karbonat gibi tahriş edici olabilecek maddelerin sık kullanılması cilt bariyerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle hassas cilde sahip kişilerin bu tür uygulamalarda dikkatli olması gerekiyor.

Kalıcı tüy azaltmada hangi yöntemler kullanılıyor?

Ev yapımı tarifler bakım rutininin parçası olarak tercih edilse de “kıl köklerini kurutma” veya “kalıcı tüy dökme” ifadelerine temkinli yaklaşılması gerekiyor. Lazer epilasyon, ışık enerjisini kıl pigmenti üzerinden foliküle ileterek gelecekteki kıl büyümesini azaltmayı hedefleyen tıbbi bir yöntemdir. Elektrolizde ise tek tek kıl foliküllerine elektrik akımı uygulanarak folikülün hasar görmesi amaçlanır.

Doğal içerikler de ciltte alerji veya tahriş oluşturabileceğinden herhangi bir karışım geniş bir bölgeye uygulanmadan önce küçük bir alanda denenmeli. Şiddetli yanma, kızarıklık, kabarcık veya devam eden tahriş gelişmesi halinde uygulama bırakılmalı ve gerektiğinde dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

HABER MERKEZİ

Kaynak: HABER MERKEZI