Hayatta bazı planlar vardır; aylar öncesinden yapılır, davetiyeler hazırlanır, salon tutulur, kim nerede oturacak hesaplanır. Fakat hayatın kendisi çoğu zaman o hazırlanan plana uymayı reddeder.
Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşanan olay tam da bunun örneği oldu.
Almanya’da yaşayan 37 yaşındaki Ali Akın, hayatını birleştirmeye karar verdiği kişiyle düğün hazırlıklarına başladı. Salon aylar öncesinden tutuldu, tarih belirlendi. Ancak çift arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle önce düğün iptal edildi, ardından yeniden evlilik kararı alındı.
Derken nikaha yalnızca bir gün kala yollar bir kez daha ayrıldı.
Normal şartlarda böyle bir hikâyenin devamında salonun ışıkları söner, davetlilere telefon açılır, “Düğün iptal oldu” denilir ve herkes evine döner.
Ama bu kez öyle olmadı.
Salon rezervasyonu iptal edilemeyince Ali Akın farklı bir yol seçti. “Madem salon tutuldu, madem hazırlık yapıldı” diyerek akrabalarını ve arkadaşlarını topladı. Gelin yoktu ama düğün vardı. Masalar kuruldu, insanlar bir araya geldi ve ortaya yıllarca anlatılacak sıra dışı bir gece çıktı.
İlk duyduğumuzda insanın yüzünde ister istemez bir tebessüm oluşuyor. Çünkü hepimizin bildiği düğün anlayışının tam tersine bir tablo var ortada. Gelinin olmadığı bir düğün...
Fakat olayın biraz daha derinine indiğinizde aslında önemli bir hayat dersi de çıkıyor.
Bazen biten bir ilişkinin ardından insan kendisini eve kapatmayı seçer. Bazen bütün planları çöpe atar. Bazen de yaşananlara başka bir pencereden bakar.
Ali Akın’ın yaptığı tam olarak buydu.
Bir düğün salonunun parasını kurtarmaktan çok daha fazlasıydı belki de bu karar. “Hayat burada bitmedi” demenin sıra dışı bir yolu oldu.
Elbette bir evliliğin nikaha bir gün kala sona ermesi kolay bir durum değil. İki insanın ayrılmasının arkasındaki nedenleri dışarıdan bilmemiz mümkün değil, bilmemiz de gerekmiyor. Çünkü ilişkiler iki kişinin arasında yaşanır.
Ancak ayrılık sonrasında verilen tepki insanın hayata bakışını anlatabilir.
Kim bilir, belki yıllar sonra o geceyi hatırladığında yaşadığı ayrılıktan çok arkadaşlarıyla yaptığı o sıra dışı düğünü anlatacak.
“Gelin yoktu ama biz yine de oynadık” diyecek.
Hayat bazen önümüze hiç hesapta olmayan sahneler çıkarıyor. Önemli olan o sahnede ne yaptığımız.
Nazilli’de yaşanan bu olay da bize şunu hatırlattı:
Her iptal edilen düğün sessizlikle bitmek zorunda değil.
Bazen gelin gider, damat kalır.
Bazen evlilik olmaz ama düğün yapılır.
Ve bazen insan, hayatının en kötü günlerinden biri olmaya aday bir günü, yıllarca gülerek anlatacağı bir hatıraya çevirmeyi başarır.
