Prof. Dr. Canan Karatay, Karatay Sözü YouTube kanalında yaptığı yeni açıklamada gaz sancısının toplumda adeta “sessiz bir pandemi” haline geldiğini belirtti. Mide ve bağırsaklarda oluşan gazın bazen doğum sancısından bile daha şiddetli olabileceğini söyleyen Karatay, özellikle bağırsak mikrobiyomunun bozulmasının bu sancının temel nedeni olduğunu vurguladı.
Bağırsak Florası Neden Bozuluyor?
Karatay’a göre gaz sancısının merkezinde bağırsak florasının sağlıksız hale gelmesi yer alıyor. Mikrobiyomdaki dost bakterilerin azalması, kötü bakterilerin çoğalması ve bağırsak dengesinin altüst olması gaz, şişkinlik ve hazımsızlıkla kendini gösteriyor.
Bu bozulmaya yol açan temel etkenler şöyle sıralandı:
İşlenmiş gıdalar,
Şeker ve glikojen yükleyiciler,
GDO’lu ürünler,
Glifosat kalıntıları,
Mono sodyum glutamat (Çin tuzu),
Gereksiz antibiyotik kullanımı.
Karatay, bu maddelerin bağırsaklarda yaşayan dost bakterileri öldürdüğünü ve ortamı kötü bakteriler lehine değiştirdiğini belirtti.

Sibo: Gaz Ve Şişkinliğin Ana Nedeni
Karatay, ince bağırsakta kötü bakterilerin aşırı çoğalması anlamına gelen SİBO (Small Intestinal Bacterial Overgrowth) durumunun gaz sancısının en önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi.
“İnce bağırsaklardaki dost bakteriler azalınca kötü bakteriler hızla çoğalır. İşte bu durum büyük harflerle SİBO’dur ve gaz ile şişkinliğin ana sebebidir” ifadelerini kullandı.
Kabızlık Türkiye’de Pandemi Gibi
Konuşmasında kronik kabızlığın Türkiye’de yaygın bir sorun haline geldiğini vurgulayan Karatay, kabızlığın da gaz oluşumunu artırdığını söyledi. Kalın bağırsakta biriken dışkının geçirgen bağırsak sendromuna yol açabileceğini belirten Karatay, bu durumun hazmolmamış gıdaların kan dolaşımına karışmasına neden olduğunu ifade etti.
Bu tablo, vücudun bu maddeleri “yabancı” olarak algılamasına ve otoimmün hastalıkların gelişmesine kadar ilerleyebiliyor.

Gluten Ve Hibrit Buğdaylar Tehlike Yaratıyor
Prof. Dr. Karatay, özellikle hibrit buğdaylarda bulunan yüksek gluten ve gliadinin bağırsak duvarına zarar verdiğini söyleyerek bunun da gaz sancısını tetiklediğini belirtti. Glutenin bağırsak hücrelerini bozduğunu ve uzun vadede birçok hastalığın başlangıcına yol açtığını ifade etti.
Bağırsak sağlığının önemine değinen Karatay, serotonin ve melatoninin bağırsakta üretildiğini ve sağlıklı hücreler sayesinde beyne gönderildiğini hatırlattı.
Karatay’dan Çözüm Önerileri
Prof. Dr. Karatay gaz sancısını azaltmak ve bağırsak florasını onarmak için şu önerileri sundu:
Kristal kaya tuzu ile hazırlanmış su tüketmek,
Soğuk sıkım zeytinyağı içmek,
Günlük dışkılama düzenini sağlamak,
Ev yapımı yoğurt ve doğal probiyotik gıdalar tüketmek,
Manda sütünden mayalanmış yoğurtları tercih etmek,
Ev sirkesi ve şirden mayalı peynirleri tüketmek,
Paketli gıdalardan uzak durmak,
Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmak,
İçilebilir İngiliz karbonatlı suyu düşük miktarda tüketmek.
Karatay, “Susuzluk ve tuzsuzluk kabızlığın en büyük sebebidir. Bağırsaklarımızın saat gibi çalışması için bol su ve doğru mineral dengesine ihtiyacımız var” dedi.

Ameliyat Aldanmacasına Dikkat
Gaz sancısının şiddetinin kimi zaman insanları acile koşturduğunu belirten Karatay, “Gaz sancısı çok güçlüdür ama çoğu zaman ameliyat gerektirmez. Bu yanılgıya düşülmemeli” diyerek uyardı.
Safra kesesi, apandisit veya bademcik ameliyatı olan kişilerde bağırsak yapısının mekanik olarak bozulabileceğini ve sorunların artabileceğini de ekledi.
Sıla Solaklar VERİM
