Kanser, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Hastalığın ortaya çıkmasında genetik faktörler, çevresel etkenler ve yaşam tarzı önemli rol oynarken, beslenme alışkanlıkları da kanser riskini etkileyebiliyor. Bilimsel araştırmalar, sebze, meyve, tam tahıl ve baklagiller bakımından zengin bir beslenme düzeninin bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, hiçbir besinin tek başına kanseri önlemediğini veya tedavi etmediğini özellikle belirtiyor.
KANSER RİSKİNİ AZALTMAYA YARDIMCI MEYVE VE SEBZELER NELER?
Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF), sağlıklı beslenme kapsamında günlük en az 400 gram farklı türlerde sebze ve meyve tüketilmesini öneriyor. Lif açısından zengin beslenmenin özellikle bağırsak kanseri riskinin azaltılmasıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.
İşte sağlıklı beslenme programlarında yer verilmesi önerilen meyve ve sebzeler...
1. BROKOLİ: BİTKİSEL BİLEŞENLERİYLE DİKKAT ÇEKİYOR
Brokoli, kanser araştırmalarında sıklıkla incelenen turpgiller ailesinin önemli üyelerinden biri olarak biliniyor.
İçeriğinde bulunan glukozinolatlar ve bunlardan oluşabilen sülforafan gibi bileşikler, hücrelerin korunmasıyla ilişkili mekanizmalar açısından araştırılıyor.
Brokoli aynı zamanda C vitamini, K vitamini ve lif bakımından da zengin bir sebze olarak öne çıkıyor. Ancak brokolinin tek başına kanseri önlediği veya kanserli hücreleri insan vücudunda yok ettiği bilimsel olarak kanıtlanmış değil.
2. DOMATES: LİKOPEN İÇERİĞİYLE ÖNE ÇIKIYOR
Mutfakların vazgeçilmez sebzelerinden domates, içerdiği likopen adlı doğal pigment sayesinde bilimsel araştırmalara konu oluyor.
Domatese kırmızı rengini veren likopen, antioksidan özellikleri bulunan karotenoidler arasında yer alıyor.
Özellikle prostat kanseriyle ilişkisi araştırılan likopenin, kanseri önleyici etkisine ilişkin insan çalışmalarında kesin sonuçlara ulaşılamadı.
Bununla birlikte domates, dengeli beslenmede önemli yeri bulunan sebzelerden biri olmaya devam ediyor.
3. HAVUÇ: BETA KAROTEN KAYNAĞI
Havuç, içeriğindeki beta karoten sayesinde sağlıklı beslenme programlarında sıkça öneriliyor.
Vücutta A vitaminine dönüştürülebilen beta karoten, bağışıklık sisteminin normal işleyişi ve hücresel fonksiyonlar açısından önem taşıyor.
Havuç tüketimi sağlıklı ve çeşitli beslenmenin bir parçası olabilirken, beta karoten takviyelerinin aynı etkiyi gösterdiği düşünülmemeli. Özellikle yüksek doz beta karoten takviyeleri, sigara kullanan kişilerde akciğer kanseri riskini artırabiliyor.
4. NAR: POLİFENOL BAKIMINDAN ZENGİN
Nar, antioksidan özellikleri bulunan polifenoller açısından dikkat çeken meyveler arasında yer alıyor.
Narın içerisindeki punikalaginler ve diğer bitkisel bileşikler, laboratuvar çalışmalarında hücresel mekanizmalar üzerindeki etkileri bakımından inceleniyor.
Ancak bu araştırmalar, nar tüketmenin insanlarda kanseri tedavi ettiği veya doğrudan önlediği anlamına gelmiyor.
Nar, çeşitli meyvelerin tüketildiği dengeli bir beslenme düzenine dahil edilebiliyor.
5. YABAN MERSİNİ: ANTOSİYANİN İÇERİYOR
Yaban mersini, koyu mavi ve mor rengini antosiyanin adı verilen bitkisel pigmentlerden alıyor.
Bu bileşikler, antioksidan özellikleri nedeniyle bilimsel araştırmalarda inceleniyor.
Yaban mersini ayrıca lif ve çeşitli vitaminler içeriyor. Düzenli meyve tüketimine katkıda bulunabilen bu besinin tek başına belirli bir kanser türünü önlediğine dair yeterli klinik kanıt bulunmuyor.
6. ISPANAK: YEŞİL YAPRAKLI SEBZELERİ İHMAL ETMEYİN
Ispanak, folat, K vitamini, karotenoidler ve lif içeriğiyle dikkat çekiyor.
Yeşil yapraklı sebzelerin düzenli tüketimi, vücudun ihtiyaç duyduğu birçok besin ögesinin karşılanmasına yardımcı olabiliyor.
Uzmanlar, tek bir sebzeye odaklanmak yerine ıspanak, pazı, roka ve marul gibi farklı yeşilliklerin beslenme düzenine dahil edilmesini öneriyor.
7. PORTAKAL VE MANDALİNA: C VİTAMİNİ DEPOSU
Portakal, mandalina ve diğer turunçgiller, C vitamini ve farklı bitkisel bileşikler bakımından zengin meyveler arasında bulunuyor.
C vitamini, bağışıklık sisteminin normal işlevini desteklerken hücreleri oksidatif stresten korumaya da katkı sağlıyor.
Turunçgillerin dengeli beslenmede yer alması faydalı olsa da bu meyvelerin kanseri tedavi ettiği yönündeki iddiaların bilimsel dayanağı bulunmuyor.
Meyve suyu yerine mümkün olduğunca meyvenin bütün olarak tüketilmesi, lif alımının artırılmasına yardımcı olabiliyor.
8. LAHANA VE KARNABAHAR: TURPGİLLER AİLESİNDEN İKİ ÖNEMLİ SEBZE
Lahana ve karnabahar, brokoliyle aynı sebze ailesinde bulunuyor.
Bu sebzelerde yer alan doğal bitkisel bileşikler, kanser gelişimiyle bağlantılı biyolojik süreçler üzerindeki olası etkileri açısından araştırılıyor.
Ayrıca lahana ve karnabahar, lif bakımından zengin beslenmeye katkıda bulunabiliyor.
Haşlama, buharda pişirme veya fırınlama gibi yöntemlerle hazırlanarak günlük öğünlerde tüketilebiliyor.
9. ELMA: LİF İÇERİĞİYLE BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR
Elma, özellikle kabuğuyla birlikte tüketildiğinde lif alımına katkı sağlayan meyveler arasında yer alıyor.
İçeriğindeki pektin adı verilen çözünür lif, bağırsak sağlığının desteklenmesine yardımcı olabiliyor.
Liften zengin bir beslenme düzeni, bağırsak kanseri riskinin azaltılmasında önemli görülüyor. Ancak elma tüketiminin tek başına kanserden koruma sağladığı söylenemiyor.
10. KIRMIZI ÜZÜM: RESVERATROL İÇERİĞİYLE ARAŞTIRILIYOR
Kırmızı ve mor üzüm çeşitleri, polifenoller bakımından dikkat çeken meyveler arasında bulunuyor.
Üzüm kabuğunda yer alan resveratrol, laboratuvar araştırmalarında çeşitli hücresel süreçler üzerindeki etkileri bakımından inceleniyor.
Bununla birlikte resveratrolün besin yoluyla alınmasının insanlarda kanseri önlediği veya tedavi ettiği kanıtlanmış değil.
Üzüm, porsiyon miktarına dikkat edilerek sağlıklı beslenme düzenine dahil edilebiliyor.
KANSER RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN GÜNDE NE KADAR MEYVE VE SEBZE TÜKETİLMELİ?
Dünya Kanser Araştırma Fonu, kanser riskini azaltmaya yönelik beslenme önerilerinde sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerin günlük öğünlerde önemli yer tutması gerektiğini belirtiyor.
Bu kapsamda günde en az 5 porsiyon, toplamda en az 400 gram nişastalı olmayan sebze ve çeşitli meyvelerin tüketilmesi öneriliyor.
Beslenme düzeninde farklı renklerde sebze ve meyvelere yer verilmesi, çeşitli vitamin, mineral ve bitkisel bileşiklerin alınmasına yardımcı olabiliyor.
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN SADECE BESLENME YETERLİ Mİ?
Kanser riskini azaltmak için yalnızca meyve ve sebze tüketmek yeterli değil.
Sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durulması, alkol tüketiminden kaçınılması ve yaşa uygun kanser taramalarının yaptırılması da büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, kanserden korunmak amacıyla yüksek doz vitamin ve antioksidan takviyelerinin bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini de vurguluyor.
Özellikle kanser tedavisi gören hastaların bitkisel ürün veya takviye kullanmadan önce mutlaka kendilerini takip eden hekime danışması gerekiyor.