Evlilik törenleri dünyanın hemen her toplumunda önemli bir geçiş ritüeli olarak kabul ediliyor. Ancak çiftin evliliğe hazırlanması, ailelerin tanışması, gelinin baba evinden ayrılması veya yeni evlilerin bereket dilekleriyle karşılanması farklı kültürlerde oldukça değişik şekillerde gerçekleştiriliyor.
Bazı gelenekler günümüzde hâlâ uygulanırken bazıları yalnızca belirli bölgelerde ya da etnik topluluklarda yaşamaya devam ediyor. Bazıları ise tarihsel önemini korusa da modern düğünlerde daha sembolik ve eğlenceli biçimlerde uygulanıyor.
Bu nedenle söz konusu gelenekleri bütün bir ülkeye mal etmek yerine bölgesel ve kültürel uygulamalar olarak değerlendirmek gerekiyor.
İskoçya'da Gelin ve Damat Baştan Aşağı KirletiliyorDünyanın en dikkat çekici düğün geleneklerinden biri İskoçya'da görülüyor.
“Blackening” olarak bilinen gelenekte gelin, damat veya her ikisi düğünden önce arkadaşları tarafından yakalanabiliyor. Çiftin üzerine yapışkan maddeler, un, yiyecek artıkları, tüy ve benzeri malzemeler sürülebiliyor.
Ardından gelin ve damat kimi zaman sokaklarda dolaştırılıyor.
Özellikle İskoçya'nın kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde görülen geleneğin eski dönemlerde uygulanan ayak yıkama ritüellerinden geliştiği değerlendiriliyor.
Günümüzde ise daha çok arkadaş gruplarının gerçekleştirdiği eğlenceli bir düğün öncesi etkinliği şeklinde yaşatılıyor.
Güney Kore'de Damadın Ayaklarına Vuruluyor
Güney Kore'nin geleneksel düğün adetleri arasında damadı oldukça zorlayan bir uygulama bulunuyor.
“Sillang darugi” adı verilen gelenekte damadın ayakları bağlanabiliyor ve ayak tabanlarına sopa ya da kurutulmuş balıkla hafifçe vurulabiliyor.
Damat aynı zamanda çeşitli sorulara cevap vermek zorunda kalıyor.
Geleneğin temelinde damadın dayanıklılığını ve zekâsını sınama düşüncesinin bulunduğu belirtiliyor.
Günümüzde bu uygulama daha çok eğlenceli bir düğün oyunu olarak gerçekleştiriliyor.
Kore'de Gelinin Eteğine Kestane ve Hurma Atılıyor
Güney Kore'deki bir başka dikkat çekici uygulama ise “Pyebaek” töreninde görülüyor.
Yeni evliler aile büyüklerinin karşısında eğilerek saygılarını gösteriyor.
Daha sonra aile büyükleri gelinin açtığı kumaş veya eteğin içerisine kestane ile Kore hurması atabiliyor.
Kestane ve hurmaların çiftin gelecekte sahip olacağı çocukları ve aile bereketini simgelediğine inanılıyor.
Almanya'da Düğünden Önce Tabak Çanak KırılıyorAlmanya'daki “Polterabend” geleneğinde ise düğün öncesinde adeta ortalık savaş alanına dönebiliyor.
Çiftin arkadaşları ve yakınları porselen tabak, çanak ve seramik eşyaları yere atarak kırıyor.
Ardından bütün kırıkları gelin ve damat birlikte temizliyor.
Bu davranışın çiftin evlilik hayatında karşılaşacağı zorlukların üstesinden birlikte gelmesini simgelediğine inanılıyor.
Ancak gelenekte cam eşyaların kırılması tercih edilmiyor.
Çekya'da Damadın Ayağına Demir Gülle Bağlanıyor
Çekya'da bazı düğünlerde damadın ayağına zincirle ağır bir demir gülle bağlanabiliyor.
Gelin ise damadı kurtarmak için sembolik olarak zinciri kesmeye çalışabiliyor.
Bazı uygulamalarda damat arkadaşlarına içki veya para vererek kendisini kurtarıyor.
Geleneğin evliliğin damada getirdiği yeni sorumlulukları mizahi bir şekilde temsil ettiği düşünülüyor.
Gelin ve Damat Kırılan Tabağı Birlikte Süpürüyor
Çek düğünlerindeki başka bir uygulamada çift düğün yerine geldiğinde önlerinde tabak kırılıyor.
Yeni evlilerin tabak parçalarını beraber süpürmesi gerekiyor.
Bu ritüel, evlilik boyunca sorunları birlikte çözme ve iş birliği yapma mesajı taşıyor.
Romanya'da Gelin Düğünden KaçırılıyorRomanya'daki bazı modern düğünlerde gelinin arkadaşları tarafından düğün salonundan “kaçırılması” eğlenceli bir gelenek olarak uygulanabiliyor.
Ardından arkadaşları damattan gelini geri vermek için para, içki veya çeşitli görevler talep ediyor.
Damat pazarlığı tamamladıktan sonra gelin yeniden düğüne getiriliyor.
Buradaki geleneğin tarafların rızasıyla yapılan bir düğün şakası olduğu, gerçek kadın kaçırma vakalarıyla karıştırılmaması gerektiği özellikle belirtiliyor.
Polonya'da Gece Yarısı Gelinin Duvağı Çıkarılıyor
Polonya'da “Oczepiny” adı verilen gelenek düğün gecesinin en önemli anlarından biri olarak kabul ediliyor.
Gece yarısı gelinin duvağı çıkarılıyor.
Bu hareket genç kadının bekârlık döneminden evlilik dönemine geçtiğini simgeliyor.
Geçmişte bazı bölgelerde gelinin saç örgülerinin çözülmesi veya saçlarının kesilmesi gibi daha farklı uygulamaların da bulunduğu biliniyor.
Günümüzde ise seremoni çoğunlukla eğlenceli bir düğün etkinliği şeklinde gerçekleştiriliyor.
Polonya'da Biri Su Biri Votka İki Bardak Sunuluyor
Bazı Polonya düğünlerinde yeni evliler ekmek ve tuzla karşılanıyor.
Daha sonra çifte iki bardak veriliyor.
Bardakların birinde su, diğerinde ise votka bulunuyor.
Hangi bardağı kimin aldığı önceden bilinmiyor.
Eski inanışlardan birine göre votkayı seçen kişinin evlilikte daha baskın olacağı düşünülüyor.
Ardından bardaklar iyi şans getirmesi amacıyla kırılabiliyor.
Macaristan'da Gelinle Dans Etmenin Bedeli VarMacar düğünlerinde gelinle dans etmek isteyen davetlilerin para vermesi eski geleneklerden biri.
Davetliler sırayla gelinle dans ederken belirli miktarda para bırakıyor.
Toplanan para yeni evli çiftin ortak yaşamına katkı olarak değerlendiriliyor.
Bazı bölgelerde gelinin başına eşarp bağlanması da onun artık evli bir kadın olduğunu simgeliyor.
İtalya'da Damadın Kravatı Parçalanıyor
İtalya'nın bazı bölgelerinde düğün sırasında damadın kravatı arkadaşları tarafından kesiliyor.
Kravat küçük parçalara ayrılıyor ve davetlilere satılıyor.
Toplanan para yeni evlilere veriliyor.
Bu uygulamanın özellikle Kuzey İtalya'nın bazı bölgelerinde görüldüğü ve bütün İtalya'ya ait ortak bir gelenek olmadığı belirtiliyor.
Fransa'da Lazımlık Geleneği Şaşırtıyor
Fransa'daki en sıra dışı eski düğün geleneklerinden biri “pot de chambre” olarak biliniyor.
Bazı bölgelerde düğünden arta kalan yiyecek ve içecekler lazımlığı andıran bir kaba konularak yeni evlilere sunuluyordu.
Gelenek özellikle Aveyron bölgesiyle ilişkilendiriliyor.
Modern uygulamalarda ise gerçek yemek artıkları yerine çikolata, muz ve çeşitli içecekler kullanılarak daha mizahi bir görüntü oluşturulabiliyor.
Bu geleneğin bütün Fransa'da uygulanmadığını ve daha çok tarihsel ve bölgesel bir ritüel olduğunu belirtmek gerekiyor.
Norveç'te Gelinlerin Başında Dev Gümüş Taçlar
Tarihsel Norveç düğünlerinde gelinler oldukça ağır ve gösterişli gümüş taçlar takabiliyordu.
Bu taçlar yalnızca süs amacı taşımıyordu.
Gelin tacı aynı zamanda toplumsal statü, aile ve bekârlıkla ilişkilendirilen önemli bir semboldü.
Bazı bölgelerde kötü ruhlardan korunmak için gelinin ayakkabısının içerisine gümüş para konulduğu da biliniyor.
Finlandiya'da 30 Santimetrelik Gelin Tacı
Finlandiya'nın özellikle Ostrobothnia bölgesinde geçmiş dönemlerde kullanılan gelin taçları oldukça dikkat çekiciydi.
Gelinin saçı sıkıca hazırlanıyor ve yaklaşık 30 santimetre yüksekliğe ulaşabilen süslü taç saçına sabitlenebiliyordu.
Düğünlerin ise birkaç gün sürmesi olağan karşılanıyordu.
Finlandiya'da gelin tacı geleneğinin yüzyıllar öncesine kadar uzandığı biliniyor.
Yahudi Düğünlerinde Bardak Neden Kırılıyor?
Dünyanın en bilinen düğün ritüellerinden biri Yahudi düğünlerinde görülüyor.
Törenin sonunda damat veya bazı topluluklarda çift, bir bardak ya da cam nesnenin üzerine basarak onu kırıyor.
Ritüelin farklı sembolik açıklamaları bulunuyor.
En yaygın yorumlardan biri, en mutlu anlarda bile Kudüs'teki Tapınağın yıkılışının hatırlanması gerektiği düşüncesi.
Camın kırılmasının ardından davetliler geleneksel olarak kutlama ifadeleri kullanıyor.
Türkiye'de Damat Tuzlu Kahveyle Sınanıyor
Türkiye'nin en bilinen evlilik adetlerinden biri kız isteme sırasında hazırlanan Türk kahvesiyle ilgili.
Bazı ailelerde gelin adayı damada hazırladığı kahvenin içerisine şeker yerine tuz koyuyor.
Damadın kahveyi şikâyet etmeden içmesi mizahi şekilde sabır ve sevgi göstergesi olarak yorumlanıyor.
Ancak tuzlu kahvenin tarihsel anlamının her dönemde aynı olmadığı belirtiliyor.
Eski anlatılarda tuzlu kahvenin bazen gelin adayının damadı istemediğinin işareti olarak da kullanılabildiği aktarılıyor.
Günümüzde ise büyük ölçüde eğlenceli bir kız isteme ritüeline dönüşmüş durumda.
Japonya'da 3 Kâse ve 9 Yudum
Japonya'nın geleneksel Şinto düğünlerinde “San-san-kudo” adı verilen seremoni uygulanabiliyor.
Gelin ve damat üç farklı sake kâsesinden üçer yudum alıyor.
Toplam dokuz yudumdan oluşan ritüel çiftin ve ailelerin birleşmesini simgeliyor.
Japon kültüründe üç ve dokuz rakamları uğurlu anlamlarla ilişkilendiriliyor.
Çin'de Gelin Düğünden Önce Ağlıyor
Çin'in bazı bölgelerinde yaşayan Tujia topluluklarında düğün öncesi ağlama ritüelleri bulunuyor.
Gelin, düğün öncesinde geleneksel ağıtlar söylüyor.
Bazı törenlerde anne ve diğer kadın akrabalar da geline eşlik ediyor.
Ancak internette sıkça paylaşılan “gelin düğünden önce 30 gün boyunca her gün tam bir saat ağlamak zorundadır” iddiasının her dönem ve her Tujia topluluğu için geçerli kesin bir kural olmadığı belirtiliyor.
Güvenilir kaynaklarla belgelenebilen asıl gelenek, ritüelleşmiş gelin ağıtlarının varlığı.
Çin'de Damat Düğün Oyunlarından GeçiyorÇin'in bazı düğünlerinde damat gelini görebilmek için çeşitli görevleri tamamlamak zorunda bırakılıyor.
Şarkı söylemek, soruları cevaplamak, fiziksel görevleri tamamlamak veya gelinin arkadaşlarına sembolik para vermek bu oyunlar arasında bulunabiliyor.
“Naodongfang” olarak bilinen düğün oyunlarının çok eski bir geçmişe sahip olduğu belirtiliyor.
Hindistan'da Damadın Ayakkabılarını Çalıyorlar
Hint düğünlerinin en eğlenceli geleneklerinden biri “Joota Churai” veya “Joota Chupai”.
Damat nikâh ritüellerinin gerçekleştirildiği alana girmeden önce ayakkabılarını çıkarıyor.
Gelinin kız kardeşleri veya kadın akrabaları ise ayakkabıları gizlice alıyor.
Damat ayakkabılarını geri almak istediğinde para ya da hediye vermek zorunda kalıyor.
İki aile arasında eğlenceli bir pazarlık yaşanıyor.
Hindistan'da Ağaçla Sembolik Evlilik YapılabiliyorHindistan'ın bazı Hindu topluluklarında astrolojik inanışlarla bağlantılı sıra dışı evlilik ritüelleri bulunuyor.
Astrolojik açıdan uğursuz kabul edilen bazı durumlarda kişi gerçek evliliğinden önce bir muz ağacı veya başka bir ağaçla sembolik olarak evlendirilebiliyor.
Ritüelin kişinin üzerindeki astrolojik olumsuzluğu sembolik olarak gidermeyi amaçladığı düşünülüyor.
Ancak bu uygulama bütün Hindistan'a veya bütün Hindu toplumuna ait ortak bir gelenek değil.
Pakistan'da Bir Bardak Süt İçin Pazarlık Yapılıyor
Pakistan düğünlerinde “Doodh Pilai” adı verilen eğlenceli bir uygulamaya rastlanıyor.
Gelinin kız kardeşleri veya kuzenleri damada süslü bir bardakta süt ikram ediyor.
Ancak damat sütü kolayca alamıyor.
Gelinin yakınları para veya hediye istiyor ve taraflar arasında eğlenceli bir pazarlık yaşanıyor.
Nepal'de Küçük Kızların Sembolik Ihi Töreni
Nepal'in Katmandu Vadisi'nde yaşayan Newar toplumlarında “Ihi” adı verilen geleneksel bir ritüel bulunuyor.
Kız çocuklarının ergenlik döneminden önce gerçekleştirilen törende “bel” olarak bilinen bir meyve önemli sembolik rol üstleniyor.
Tören dinsel ve kültürel anlamda sembolik bir evlilik olarak değerlendiriliyor.
Daha sonra gerçekleşecek yetişkin evliliğinden farklı olan bu uygulama, bir geçiş ritüeli niteliği taşıyor.
İran'da Çiftin Başının Üzerinde Şeker ÖğütülüyorGeleneksel İran düğünlerinde çiftin önüne “Sofreh-ye Aghd” adı verilen süslü bir düğün sofrası hazırlanıyor.
Tören sırasında kadın akrabalar çiftin başının üzerinde bir kumaş tutuyor.
Ardından sert şeker konileri birbirine sürtülüyor.
Şeker parçalarının çiftin üzerine düşmesi evliliklerinin tatlı ve mutlu geçmesi dileğini temsil ediyor.
Bazı düğünlerde gelin ve damadın birbirine bal yedirmesi de aynı anlamı taşıyor.
Fiji'de Balina Dişi Evliliğin En Değerli Sembollerinden
Fiji kültüründe “Tabua” adı verilen cilalanmış ispermeçet balinası dişi olağanüstü kültürel değere sahip.
Tabualar evlilikler, doğumlar, cenazeler ve önemli toplumsal törenlerde sunulabiliyor.
Tarih boyunca evlilik anlaşmalarında ve aileler arasındaki önemli ilişkilerin kurulmasında kullanıldığı biliniyor.
Bu nedenle bir balina dişi Fiji'de yalnızca değerli bir nesne değil, saygı ve toplumsal bağın güçlü bir sembolü olarak kabul ediliyor.
Maasai Kültüründe Tükürmek Kutsama Anlamına GelebiliyorBatı kültürlerinde hakaret olarak görülebilen tükürmek, bazı Maasai geleneklerinde tamamen farklı bir anlam taşıyor.
Kenya ve Tanzanya'daki Maasai topluluklarında tükürme davranışı bazı törenlerde bereket, saygı veya kutsamayla ilişkilendirilebiliyor.
Düğünlerde gelinin ailesinden ayrılması sırasında gerçekleştirilen bazı ritüellerde tükürme yoluyla kutsama görülebiliyor.
Bu nedenle davranışın kültürel bağlamından koparılarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Nijerya'da Damat Gelinin Ailesinin Önünde Yere KapanıyorNijerya'daki Yoruba toplumlarında geleneksel evlilik törenlerinin önemli bölümlerinden biri damadın gelinin ailesine saygısını göstermesi.
Damat ve kimi zaman arkadaşları gelinin ailesinin önünde yere kapanabiliyor.
“Ìdọ̀bálẹ̀” olarak bilinen hareket saygı, tevazu ve ailenin onayını istemeyi simgeliyor.
Gana'da Evlilik “Kapıyı Çalmakla” BaşlıyorGana'nın bazı topluluklarında düğünden önce “Knocking Ceremony” olarak bilinen önemli bir tören düzenleniyor.
Damadın ailesi gelinin ailesinin kapısını sembolik olarak çalıyor ve evlilik niyetini açıklıyor.
Ardından iki aile arasında konuşmalar gerçekleştiriliyor ve gelinin evliliğe rızası sorulabiliyor.
Bu seremoni iki aile arasındaki resmî evlilik sürecinin başlangıcı olarak görülüyor.
Bazı Gana Düğünlerinde Damat Gelini Bulmaya Çalışıyor
Gana'dan kaydedilen bazı folklor örneklerinde damadın önüne üzeri örtülü birkaç kadın çıkarıldığı anlatılıyor.
Damadın bu kadınlar arasından gelinini doğru şekilde seçmesi gerekiyor.
Ancak söz konusu geleneğin Gana'nın tamamında uygulanan ulusal bir düğün adeti olmadığı, belirli aile ve topluluklara ait folklorik bir uygulama olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Güney Afrika'da Gelini Süpürgeyle Karşılayan GelenekGüney Afrika'nın bazı geleneksel topluluklarında yeni gelinin aileye katılmasını temsil eden törenlerde süpürgenin sembolik bir yeri bulunuyor.
Yeni geline çim süpürge verilebiliyor veya ev yaşamını temsil eden şarkılar söylenebiliyor.
Günümüzde bu gelenek aynı zamanda kadınlara yüklenen geleneksel ev içi roller açısından akademik tartışmalara da konu oluyor.
Peru'da Pastadan Yüzük Çeken Bir Sonraki Gelin Oluyor
Peru'daki bazı modern düğünlerde pastanın içerisine veya altına kurdeleler yerleştiriliyor.
Kurdelelerden birinin ucuna sahte bir yüzük bağlanıyor.
Bekâr kadınlar aynı anda kurdeleleri çekiyor.
Yüzüğün bağlı olduğu kurdeleyi çeken kişinin bir sonraki evlenecek kişi olacağına inanılıyor.
Bu ritüel bazı yönleriyle Batı düğünlerindeki gelin buketi atma geleneğine benzetiliyor.
ABD'de Yağmur Yağmasın Diye Viski GömülüyorABD'nin güney eyaletlerinde yaşayan bazı çiftler düğün günü yağmur yağmaması için oldukça sıra dışı bir gelenek uyguluyor.
Düğünden yaklaşık bir ay önce düğünün yapılacağı yere ters çevrilmiş bir bourbon şişesi gömülüyor.
Özellikle Kentucky, Tennessee, Virginia, Georgia ile Kuzey ve Güney Carolina'da bilinen folklorik inanışa göre gömülen bourbon düğün günü yağmuru engelliyor.
Tören tamamlandıktan sonra şişenin çıkarıldığı ve kutlama amacıyla açıldığı örnekler de bulunuyor.
Appalachia'da Yeni Evlilere Tencere Tavayla Gürültü Yapılıyordu
ABD'nin Appalachian bölgesinde geçmiş dönemlerde “Shivaree” adı verilen oldukça gürültülü bir düğün geleneği bulunuyordu.
Yeni evlenen çiftin evinin önüne gelen arkadaşlar ve komşular tencere, tava, çan ve çeşitli metal eşyalarla büyük gürültü çıkarıyordu.
Bazı tarihsel örneklerde yeni evlilere çeşitli şakalar da yapılıyordu.
Gelenek günümüzde büyük ölçüde tarihsel folklor olarak varlığını sürdürüyor.
Galler'de Aşkın Sembolü Tahta KaşıkGaller kültüründe “Welsh lovespoon” olarak bilinen oyma tahta kaşıklar aşk ve evlilikle ilişkilendiriliyor.
Genç erkeklerin sevdikleri kadın için tek parça tahtadan ayrıntılı kaşıklar oyduğu biliniyor.
Kaşığın üzerindeki kalp, anahtar, kilit ve zincir gibi motifler sevgi, sadakat ve kurulacak yuvayı simgeliyor.
Bu gelenek doğrudan düğün töreninden çok kur yapma ve evlilik hazırlığı kültürünün parçası.
Finlandiya ve Norveç'te Gelin Tacı KiralanıyorduGeçmiş dönemlerde son derece değerli ve pahalı olan gelin taçlarını her aile satın alamıyordu.
Bu nedenle Finlandiya ve Norveç'in bazı bölgelerinde gösterişli gelin taçları başka ailelere kiralanıyordu.
Böylece aynı taç yıllar boyunca pek çok farklı gelinin düğününde kullanılabiliyordu.
Bugünkü gelinlik kiralama sistemlerinin yüzlerce yıl önceki kültürel karşılıklarından biri olarak değerlendirilebilir.
Her “Tuhaf Düğün Geleneği” Bilgisi Doğru Değil
Sosyal medyada ve çeşitli internet sitelerinde dünyanın farklı ülkeleriyle ilgili çok sayıda sıra dışı düğün iddiası dolaşıyor.
Ancak bu bilgilerin tamamı güvenilir değil.
Örneğin Endonezya'daki Tidung topluluğunda gelin ve damadın düğünün ardından üç gün boyunca tuvalete gitmesinin yasak olduğu sıkça iddia ediliyor.
Bu anlatı çok sayıda internet sitesinde yer alsa da uygulamanın ayrıntılarını ve kapsamını güvenilir antropolojik kaynaklarla doğrulamak oldukça zor.
Benzer şekilde “Kongo'da gelin ve damat düğün boyunca kesinlikle gülümseyemez” veya “Moğolistan'da çift civciv kesip karaciğerine bakmadan düğün tarihini belirleyemez” gibi iddialar da internette yaygın şekilde paylaşılıyor.
Ancak bu tür bilgileri bütün bir ülkenin değişmez geleneği şeklinde aktarmak doğru değil.
Gelin Kaçırma “Eğlenceli Düğün Geleneği” DeğilDüğün gelenekleri konuşulurken en fazla karıştırılan konulardan biri de “gelin kaçırma”.
Bazı ülkelerde rızaya dayalı ve tamamen mizahi gelin kaçırma oyunları bulunurken, bazı toplumlarda kadınların rızası dışında kaçırılması ve evliliğe zorlanması vakaları yaşanabiliyor.
Özellikle Kırgızistan'da “ala kachuu” adıyla bilinen uygulama bu tartışmaların merkezinde bulunuyor.
Rıza dışı kadın kaçırma ve zorla evlendirme bir düğün eğlencesi olarak değerlendirilemez. Uluslararası kuruluşlar bu uygulamaları insan hakları ihlali ve zararlı uygulamalar kapsamında ele alıyor.
Aynı Amaç, Birbirinden Tamamen Farklı GeleneklerDünyanın dört bir yanındaki düğün adetlerine bakıldığında uygulamalar ne kadar farklı görünürse görünsün ortak noktalarının oldukça fazla olduğu görülüyor.
Bazı toplumlar tabak kırarak, bazıları şeker serperek, bazıları para toplayarak, bazıları ise gelin ve damadı çeşitli sınavlardan geçirerek yeni evlilere mutluluk, bolluk, bereket ve uzun bir birliktelik diliyor.
Bir kültürde son derece sıra dışı görünen davranış başka bir toplumda yüzyıllardır sürdürülen anlamlı bir aile geleneği olabiliyor.
İskoçya'da gelin ile damadın kirletilmesi, Kore'de damadın ayaklarına vurulması, Hindistan'da ayakkabıların çalınması, İran'da çiftin başının üzerinde şeker öğütülmesi veya Fiji'de balina dişi sunulması ilk bakışta şaşırtıcı görünse de her biri ait olduğu toplumun evlilik, aile ve birliktelik anlayışından izler taşıyor.
Bu nedenle dünyanın en sıra dışı düğün adetleri yalnızca şaşırtıcı gelenekler olarak değil, toplumların tarihini ve kültürel hafızasını gösteren önemli miras unsurları olarak da değerlendiriliyor.
Şefiye YILDIRIM




