“Silah Gücü Artık Tüfek ve Topla Ölçülmüyor”
Sadi Başer’e göre modern çağda güç, klasik askeri ekipmanlardan ziyade teknoloji ile şekilleniyor. Başer, ileri teknolojiye sahip ülkelerin yıllardır AR-GE çalışmaları yaptığını öne sürerek şu görüşü dile getirdi:
- Devletler, toplumların psikolojik olarak hazır olmadığı teknolojileri zaman içinde adım adım duyurmayı tercih eder.
- Bilim ve teknolojiye dayalı sistemler, geleceğin yeni güç araçları olabilir.

“Suni Deprem Üretmek Mümkün Değil”
Başer, halk arasında “HAARP” gibi projelerle ilişkilendirilen “suni deprem” iddialarına da değindi. Bu teknolojilerin depremleri sıfırdan oluşturamayacağını belirten Başer, varsayımsal olarak böyle bir sistem olsa bile yalnızca zaten yer kabuğunda biriken enerjiyi tetikleyebileceğini düşündüğünü ifade etti.
Bilim dünyası ise bu konuda net:
Bugüne kadar yapay deprem oluşturabilecek bir teknoloji kanıtlanmadı ve depremi tetikleme iddiaları bilimsel olarak desteklenmiyor.

“Teknoloji Zamanla Normalleşiyor”
Elektronik devre ve frekans sistemleri üzerine çalıştığını belirten Başer, geçmişte yapay zekânın da toplum tarafından kabul görmediğini, ancak bugün hayatın her alanına girdiğini hatırlattı. Başer’e göre:
- 20 yıl sonra bugün tartışılan teknolojiler, günlük yaşamın olağan bir parçası haline gelebilir.
- Teknolojinin gelişimi toplumların algısıyla paralel ilerliyor.
Paylaşımında teknolojik tartışmaların yanı sıra sosyal bir mesaj da veren Başer, insanların güç ve makam hırsının toplumların refahını olumsuz etkilediğini belirterek sözlerini şu temenniyle sonlandırdı:

“Allah her şeyin hayırlısını nasip etsin.”
Sadi Başer, yaptığı değerlendirmelerin altında başka anlamlar aranmaması gerektiğini söyleyerek paylaşımının sadece sohbet niteliğinde bir makale olduğunu vurguladı.

Serpil ADAK
