Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Depremde En Çok Yapılan 8 Tehlikeli Davranış

Türkiye’de yaşanan depremler, can kayıplarının yalnızca sarsıntıyla değil, deprem anında yapılan yanlış davranışlarla da arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, panik ve bilinçsiz hareketlerin hayati risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’de yaşanan depremler, can kayıplarının yalnızca sarsıntıyla değil, deprem anında

Türkiye’de yaşanan her deprem, yalnızca yapıların dayanıklılığını değil, toplumun deprem anındaki davranış biçimlerini de yeniden gündeme taşıyor. Uzmanlara göre, can kayıplarının önemli bir bölümü depremin şiddetinden değil, deprem sırasında yapılan yanlış ve tehlikeli hareketlerden kaynaklanıyor. Panik, yanlış bilgi ve alışkanlıklar, hayati riskleri beraberinde getiriyor.

Deprem anında en sık karşılaşılan hataların başında, sarsıntı sürerken binadan kaçmaya çalışmak geliyor. Bu davranış, düşen sıva parçaları, merdiven boşlukları ve kapı önlerinde yaşanan izdiham nedeniyle ciddi yaralanmalara yol açabiliyor. Uzmanlar, sarsıntı bitene kadar güvenli bir noktada korunmanın çok daha doğru olduğunu vurguluyor.

Bir diğer tehlikeli davranış ise asansör kullanımı. Elektrik kesintileri ve mekanik arızalar nedeniyle asansörler deprem anında büyük risk taşıyor. Buna rağmen, özellikle yüksek katlı binalarda yaşayan birçok kişi bu hatayı yapmayı sürdürüyor.

Deprem sırasında balkonlara ve merdivenlere yönelmek de sık karşılaşılan yanlışlar arasında yer alıyor. Yapıların en zayıf bölümleri olan bu alanlar, göçük ve düşme riskini artırıyor. Benzer şekilde cam kenarlarında durmak, kırılan camlar nedeniyle ciddi yaralanmalara neden olabiliyor.

istanbulda hissedilen bir deprem oldu ddhz - Marmara Bölge Gazetesi

Ev içindeki sabitlenmemiş dolap, kitaplık ve beyaz eşyaların yanında bulunmak da deprem anında hayati tehlike oluşturuyor. Devrilen ağır eşyalar, özellikle çocuklar ve yaşlılar için büyük risk taşıyor.

Deprem sonrası yapılan hatalar da en az sarsıntı anı kadar tehlikeli. Artçı sarsıntıların hafife alınması, hasarlı binalara erken dönülmesi ve kontrolsüz şekilde bina içine girilmesi, ikinci bir felakete davetiye çıkarabiliyor. Yetkililer, ana deprem sonrası binaların mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Öte yandan, deprem sonrası telefon hatlarının gereksiz yere meşgul edilmesi, acil yardım ekiplerinin iletişimini zorlaştırıyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda mesajlaşma uygulamalarının tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Son olarak, birçok kişinin toplanma alanlarını bilmemesi, deprem sonrası güvenli bölgeler yerine hasarlı yapıların çevresinde kalmasına neden oluyor. Bu durum, hem can güvenliğini tehdit ediyor hem de kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.

Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede, bilinçli davranışların hayat kurtardığı bir kez daha ortaya çıkıyor. Uzmanlar, deprem öncesi hazırlıkların artırılması ve doğru davranışların toplum genelinde yaygınlaştırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Ömer Faruk KARATOSUN